Ligin bitmesine 13 maç var.

Kağıt üzerinde 39 puan.

Ama Fenerbahçe için her maç final, her puan altın değerinde.

Gençlerbirliği karşısına bu bilinçle çıktı sarı lacivertliler.

Bu bilincin neticesidir 33. dakikada skorun 3-0’a gelmesi.

Çağlar Söyüncü ve Kerem Aktürkoğlu için bir parantez açmak gerekiyor.

Performansı tartışılan her iki futbolcuda da sorunun mental nedenlerden kaynaklandığını düşünüyorum.

ZİHİN YORGUNSA AYAKLAR AĞIRLAŞIR

Çağlar Söyüncü…

Uluslararası tecrübesi olan, milli takım görmüş bir savunmacıdan söz ediyoruz.

Ama tribünden izleyen herkes şunu hissetti: Çağlar fiziksel değil, zihinsel olarak geride.

İyi bir stoper sadece rakibi durdurmaz.

Topu oyuna doğru sokar, hücumu başlatır, kanatları besler.

Fenerbahçe ilk yarıyı neredeyse sağ kanadı kullanamadan tamamladı.

Semedo ve Nene koştu, denedi ama top gelmedi.

Bu sadece taktik değil, özgüven meselesi.

Sezona iyi başlayan bir oyuncunun, yedek kaldığı süreçte mental olarak geriye düşmesi şaşırtıcı değil.
Ama şampiyonluk yarışında bu lüks yok.

Skor avantajı olmasa Todesco, Çağlar’a 70 dakika tahammül etmezdi.

KEREM’DEKİ DÜŞÜŞ

Kerem Aktürkoğlu iki gol attı.

Evet.

Ama oyun içinde top ezdiği anlar, karar hataları ve düşen form grafiği gözden kaçmadı.

Goller taraftarın homurdanmasını şimdilik susturdu.

Fakat mesele skor değil, sürdürülebilir performans.

Mental koç Hayati Özgül, Kerem için nefis bir tespitte bulundu maçtan sonra.

Aynen şu ifadeleri kullandı: ‘Oyuncunun zihninin sürekli savunmada olması. Mental eğitim olmayan yerde; istikrar olmaz, özgüven sürdürülemez, potansiyel performansa dönüşmez.’

OOSTERWOLDE VE KONTROL SORUNU

Oosterwolde, her maç kırmızı kart görme potansiyeline sahip bir futbolcu.

Dakika 44.

Skor 3-0.

Hakeme itirazdan sarı kart.

Profesyonellik, haklı olsan bile doğru zamanı bilmektir.

Trabzonspor maçı kapıda.

Oosterwolde, bu gerginlikle Trabzonspor maçında 90 dakikayı tamamlayamaz.

Şampiyonluk yarışında kontrol kaybı en pahalı hatadır.

ALİ ŞANSALAN VE HAFIZA

Ali Şansalan denince Fenerbahçe camiasının aklına 2021’deki Trabzonspor maçı gelir.

Kim Min-Jae’nin 23. dakikada ikinci sarı kartla oyundan atıldığı, 3-1’lik mağlubiyetle sonuçlanan ve şampiyonluk yarışında kırılma yaratan o gece.

Maçtan sonra sarı lacivertli camia, Şansalan için “Maççalan” yakıştırmasını yapmıştı.

Ve sonrasında Şansalan, yaklaşık üç buçuk yıl Fenerbahçe maçlarında görev alamadı.

Gençlerbirliği maçında ise net penaltıyı ilk anda verememesi, ancak VAR müdahalesi sonrası beyaz noktayı göstermesi tepki doğurdu.

Hakemler hata yapar.

Sorun hata değil.

Sorun standarttır.

Aynı temas bir maçta penaltı, diğerinde değilse güven ister istemez zedelenir.

ALKIŞI HAK EDEN

Maçın 41. dakikasında Oğulcan Ülgün, Mert Müldür’ün yerde kaldığını görünce atağı kesmeyi tercih etti.

Skor 3-0, net pozisyon var.

Ama vicdan kazandı.

Tribünlerin ayakta alkışladığı o an, belki de gecenin en değerli hareketiydi.

Futbol sadece kazanmak değil, karakter göstermektir.

Bitireyim.

Fenerbahçe 3 puanı aldı.

Ama şampiyonluk yürüyüşü sadece skor tabelasında yazılmaz.

Zihin güçlü olacak.

Kontrol kaybolmayacak.

Artık geri sayım başladı.

Şampiyonluk tabelada değil, zihinde kazanılır...