TÜTÜN ürünleri toplum sağlığı ve çevre için yüksek derecede zararlıdır. Bu nedenle neredeyse tüm ülkelerde tütün ürünleri yüksek oranlarda vergilenir. Sigara başta olmak üzere tütün ürünleri üzerindeki en önemli vergi özel tüketim vergisidir. Ayrıca katma değer vergisi de alınır. Vergileme rejimindeki amaç Hazinenin kasasını doldurmaktan ziyade bu ürünlerin kullanımının bireylere, topluma ve çevreye olan zararını azaltmaktır. Ödüllü yıllar geride kaldı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), tütün kontrol politikalarındaki liderliği ve başarılı uygulamaları nedeniyle Türkiye’ye geçmişte pek çok ödül vermiştir. Dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’a 2010 yılında sigara ile mücadele ve kapalı alan kurallarına desteği nedeniyle DSÖ Genel Direktörü tarafından ödül verilmiştir. O dönemde Erdoğan’ın sigara konusundaki yaklaşımı ve etkin gözetimi çok belirgindi. Sonraları bu etkili takibi göremez olduk. Nitekim bu verilere de yansıdı. 13 yılda tiryaki sayısı 7.5 milyona yakın arttı TÜİK tarafından 2 Haziran 2026 tarihinde yayımlanan “Türkiye Sağlık Araştırması, 2025” verilerine göre her gün tütün kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranları yıllar itibariyle aşağıdaki gibidir: -2010 yılı %25.4 - 2012 yılı %23.2 - 2014 yılı %27.3 - 2019 yılı %28.0 - 2022 yılı %28.3 - 2025 yılı %30.1. Yukarıdaki verilere göre ödüllerin alındığı 2010 yılından 2012 yılına sigara kullananların oranında azalma varken, sonrasında artış olmuştur. Türkiye nüfusu 2012 yılında 75.6 milyondu. 15 yaş ve üzeri nüfus ise 56.7 milyondu ve bunların %23.2’sine tekabül eden 13.1 milyon kişi her gün düzenli sigara kullanıyordu. Yani tiryaki idi. 2025 yılına geldiğimizde nüfus 86 milyon oldu. 15 yaş ve üzeri nüfus 68.6 milyona ulaştı ve bunların %30.1’i, yani 20.6 milyon kişi sigara tiryakisi oldu. Yani 13 yılda tamı tamına 7 milyon 466 bin kişi tiryaki kervanına eklendi. Tiryaki sayısındaki artış tamı tamına %56.6’dır. Tütün ürünlerinden ne kadar vergi tahsil ediliyor? Yukarıdaki veriler çok vahimdir. Sigara ile mücadelenin rafa kalktığının açık bir göstergesidir. Sigara başta olmak üzere tütün ürünlerinden tahsil edilen ÖTV tutarı 2025 yılında 428.7 milyar liradır. Ancak bu veri tek başına anlamlı değildir. Toplam vergi gelirleri içindeki büyüklüğüne de bakmak gerekir. 2012 yılında tütün ürünlerinden elde edilen ÖTV tahsilatı toplam vergi gelirlerinin %7.2’si idi. 2025 yılına geldiğimizde bu oran sadece %3.9 olarak gerçekleşti. 2012-2025 döneminde tüm vergi gelirleri toplamı %3.863 oranında artmışken tütün mamulleri üzerinden tahsil edilen ÖTV’nin %2.046 oranında artışı da aynı duruma işaret etmektedir. 2012 yılından 2025 yılına gelinen süreçte tiryaki sayısı %56.6 artarken ÖTV tahsilatının toplam vergi gelirleri içindeki payının neredeyse yarıya inmesi üzerinde önemle durulması gereken bir durumdur. Sigara vergilemesi, sigara satış fiyatı üzerinden geriye doğru işler. Ortalama olarak bir paket sigaradaki vergi yükü %80-82 aralığındadır. Yani 100 liraya alınan sigaranın ortalama 80 lirası ÖTV ve KDV olarak Hazine’nin kasasına gider. Şimdi, tiryaki sayısındaki muazzam artışa rağmen tütün ürünleri üzerinden alınan vergilerin bütçe içindeki payının azalmasının nedenleri önemli hale gelir. Kaçak sigara kullanımı, önemli bir etken olarak karşımıza çıkabilir. Elektronik sigara kullanımının yaygınlaşması başka bir gerekçe olarak öne sürülebilir. Diğer önemli bir gerekçe ise bir paket sigaranın fiyatının belirlenmesindeki politika tercihleridir. Sigara tiryakisi veya sigara karşıtı olalım, gerçekleri konuşmak zorundayız. Türkiye dünyada sigara fiyatlarının en ucuz olduğu ülkeler arasında yer almaktadır. Aynı marka bir paket sigaranın fiyatı ile ilgili ülke sıralamalarında Türkiye yıllara göre 90 ila 105’inci sıralarda yer almaktadır. Pek çok ülkede, sigara fiyatlaması sigara ile mücadelenin önemli bir unsuru olarak görülmektedir. Satın alma gücüne veya asgari ücretin belli bir oranına göre sigara fiyatlaması söz konusu olmaktadır. Türkiye’de bu yönde somut politika uygulamaları göremiyoruz. ACI GERÇEKLER TÜİK araştırma verilerine yukarıda yer verdik. Tablo vahim. Tiryaki sayısında 13 yılda 7.5 milyon artış var. Sigara, bireylerin sağlığını, toplumu ve çevreyi olumsuz etkiliyor. Kamuya ciddi maliyetler yüklüyor. Sağlık harcamalarının katlanmasına yol açıyor. Tütün ürünlerinin kullanımı konusunda 2010’lu yıllardaki mücadele aşkı ve ivmesi kaybolmuş durumda. Pek çok kapalı alanda, hatta sigaraya karşı duruşu konusunda öne çıkan Erdoğan’ın çalıştığı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin bile bazı kapalı alanlarında, bazı üst düzey bürokrat ve danışman odalarında sigara dumanlarının yükseldiği kulislere yansıyor. Pek çok mekanda, iş hanında dumansız ortam bulmak çok zor. Ankara’da, dershane ve okulların yoğun olduğu Sıhhıye’de pek çok yerde tablalarda elektronik sigara ve paketsiz kaçak sigara satışına rast geliyoruz. 15-16 yaşındaki çocuklar ellerinde sigarayla dolaşıyor. Kafelerde sigara içilen alan ile içilmeyen alan birbirine karışmış durumda. Yani sigara yasakları uygulanmıyor ve yeterince denetlenmiyor. Örneğin, sigara yasağına aykırılıktan dolayı son beş yılda kaç işletmeye toplam ne kadar idari para cezası uygulandı? Vergi tütün ürünlerinin zararlı etkileriyle mücadelede tek başına yeterli olmaz. Bunun için tütün içilebilecek alanların sınırlandırılması, yaptırımların etkinliği, genç yaştakilere tütün ürünü satış yasağının sıkı takibi, yaş sınırının 18’den 21’e çıkarılması, tütün ürünlerinin belli fiyatın altına düşmesinin önlenmesi, Sağlık Bakanlığı ile Yeşilay ve benzeri kuruluşların önleyici ve sigarayı bıraktırma çalışmaları önem taşır. Anlayacağınız; adalette, ekonomide ve daha pek çok alandaki kazanımlar tek tek elimizden kaydığı gibi sigara ile mücadelede de kazanımlar kaybediliyor. İlgililere duyurulur...