Dilini takip etmeyen vatansız kalır. Haberini takip etmeyen habersiz kalır. SÖZCÜ Gazetesi’nin çalışkan muhabirlerinden Deniz Ayhan, yazdığı haberi takip eden bir gazetecidir. Karaman’da ortaokul öğrencilerine “İstiklal Marşı’nın Arapça okutulması” haberinden sonra Edirne’de de yine bir ortaokulda; “Güzel okuma yarışması” sonrası “İstiklal Marşı’nın Arapça harflerle yazılmış tablosunun” hediye edildiğini yazdı.
★★★
Ayrıntı (detay) da verdi:
Arapça harflerle yazılmış İstiklal Marşı tablosundaki Türk bayrağı ters konulmuş ve bayrağın altına da Arapça ifadeler yazılmıştı. Karaman’da ortaokulda İstiklal Marşı’nın Arapça okutulması sırasında Vali, Belediye Başkanı, Cumhuriyet Başsavcısı, Üniversite Rektörü, Jandarma Komutanı, Emniyet Müdürü, Milli Eğitim Müdürü protokolde ön sıradaydılar. Edirne’de ise yine ortaokul öğrencilerine İstiklal Marşı’nın Arapça yazılmış tablosunun hediye edilmesi töreninde Kaymakam, protokolde birinciydi.
★★★
Kaymakam, vali!
Girdiler kol kola.
Ne diyeyim ben bu protokole. Demek ki, “İstiklal Marşı’nın” Türkçe yerine Arapça yazılıp okutulması “Milli Eğitim Bakanı ve onu bakanlık koltuğunda tutan iktidarın, bilerek, isteyerek karar aldığı bir devlet politikası” yapıldı.
Neden bu istek?
Niçin bu arzu?
Türkçe “Korkma, sönmez” bunlara niçin kalın geldi de; “Arapça İstiklal Marşı’na geçmeye” çalışıyorlar?
★★★
Dün yazmıştım:
Mehmet Akif Ersoy, Arapçayı ana dili Türkçe kadar iyi biliyordu. İsteseydi ve uygun görseydi İstiklal Marşı’nı hem Türkçe ve hem de Arapça yazabilirdi. Arapça yazmayı düşünmedi çünkü İstiklal Marşı; vatandaşlar arasında din, dil, ırk, mezhep farkı gözetmeden birlik olup bağımsızlık savaşı vermiş olan bir ulusun; “Var Olma- Yok, Olma Mücadelesini” haykırmak için kaleme alınmıştı.
Korkma, sönmez!
Hepimizin haykırışıydı.
Ulusun ortak duygusu.
★★★
İktidar siyasetçileri Korkma Sönmez’i öğrencilere Arapça benimsetip, söyleterek neyi organize ediyorlar?
Neyi meşrulaştırıyorlar?
Türkiye toprakları üzerinde yaşayan tüm insanlara; “Bu ülkenin ortak vatan olma kimliğini mi değiştirmek” istiyorlar? Bir milli marşın yazıldığı dilden kopartılıp başka bir dilde söylenmesi; bir ulusa “Sen yanlış yaptın, şimdi ben sana doğrusunu yaptıracağım” dayatması değilse nedir?
★★★
Okullarımız çocuklarımızı eğitme kurumları olmalarının yanı sıra “Türkçe dilinin de üretildiği” yerlerdir. Korkma, sönmez’in dilini değiştirme devlet protokollü özendirmelerle yapılıyorsa bu “Türkçeye ve Türkiye’nin bütünlüğüne karşı başlatılmış sinsi bir mücadele” olmalıdır. Bizim Milli Marşı’mız, sonradan üretilmiş sembolik bir metin değildir. Korkma, sönmez; kurtuluş savaşı sırasında verilen bağımsızlık mücadelesinin içinden çıkmış bir haykırıştır.
Sormalıyız!
“Korkma, sönmez”in Türkçe okunması bunlara niçin kalın geliyor? Arapçayı alet olarak kullanıp Türkiye’yi ulusal kimlikten başka bir kimliğe mi taşımayı amaçlıyorlar?
★★★
Dilini takip etmeyen.
Vatansız kalır.
Haberini takip etmeyen.
Habersiz kalır.