“Milyonlarca insan sana ışık yaktı ama sen o aydınlığı göremedin!

Birkaç dakikalık bir heyecan uğruna bunca sevgiye, güvene ve emeğe sırt çevirdin!

Keşke ellerin kırılsaydı! Değer miydi?”

Düzgün ve yetenekli
bir sanatçı olarak tanıdığımız Mahsun Kırmızıgül’ün acı bir serzenişi bu cümleler...

Sanatçı arkadaşı Halûk Levent için söylüyor bu sözleri...

Gönlü kırık, yüreği yanık...

Haklıdır! Halûk Levent tüm milleti hayal kırıklığına uğratmış durumda!

Oysa, daha yakın bir zamana kadar anketlerde “Türkiye’nin en güvenilir ismi” çıkmıştı... Hem de 6 yıl üst üste bu başarıya ulaşmıştı.

Ne oldu? Sonunda, halkın güvendiği dağlara karlar yağdı!

Kurucusu olduğu “Ahbap Derneği”ne halktan yüz milyonlarca lira bağış toplayan Halûk Levent bu paraların büyük bir bölümünü “Yasa dışı kumarda” kaybettiği gerekçesiyle tutuklanıp hapse atıldı!

Mahsun’un dediği gibi “Değer miydi?”

★★★

Oysa Halûk Levent özellikle 6 Şubat Depremi’nde yaptığı olağanüstü gayretleri ve insancıl çalışmalarıyla bir halk kahramanı haline gelmişti...

53 bin 500 vatandaşımızın hayatını kaybettiği asrın felâketinde Halûk Levent hayatlar kurtarmış, ayrıca 40 küsur milyon liraya Kızılay’dan on binlerce çadır satın alıp depremzedelere dağıtmıştı.

O çalışmalarıyla güven sağlayan sanatçının kurucusu olduğu “Ahbap Derneği”ne yıllarca, yüz milyonları aşan bağışlar yağmıştı.

Paraların önemli bir bölümü “Yasa dışı kumar”da yenmiş meğerse...

6 yıl üst üste “Türkiye’nin en güvenilir ismi” çıkan bir kişinin “Yolsuzluk” gerekçesiyle tutuklanıp hapse atılması, ona inanan halk için en büyük darbe, en büyük düş kırıklığı oldu.

★★★

Sosyal medyada milyonlarca takipçisi olan Halûk Levent, ülkemizin neresinde bir felâket olsa oraya koşmuş, videolar çekmiş, kazazedelere yaptığı yardımları canlı yayınlarla takipçilerine göstermiş, kurucusu olduğu “Ahbap Derneği”ne bağışlar toplamıştı.

Kaynak olarak ekle

Halk “Büyük yardımsever” olarak gördüğü için ona inanıyor, yardım yağdırıyordu.

Halûk Levent, sosyal ve siyasal krizi fırsata çevirerek “Kurtarıcı” pozisyonunda paralar topladı. Saf halkımızı kandırmayan bir o kalmıştı!

Peki. “Türkiye’nin en güvenilir ismi” seçilen bu kişi gerçekten bir dolandırıcı mıdır?

Yaşanan olaylar “güveni kötüye kullandığını” doğruluyor ama Halûk Levent kendini “Yaptıklarıma usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz” diye savunuyor.

★★★

Kimseyi peşinen mahkûm etmek gibi bir niyetim yok... Yargı kararını beklemeliyiz...

Fakat merak ediyor ve sadece soruyorum:

Vatandaşların bağışlarıyla toplanan milyonlarca lirayı “Yasa dışı kumarda” yemek, usulsüzlük müdür yoksa yolsuzluk mu?

Vicdanınız buna ne der?

“Cumhuriyet’le kavgalı!”

Çevremdeki insanlarla konuşarak kendi çapımda küçük bir anket yaptım.

“Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin için ne düşünüyorsunuz?” diye sordum onlara...

Hiçbiri olumlu cevap vermedi. “Cumhuriyet değerlerine zarar veriyor” diye eleştirdiler onu...

Önceki gün Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da, Milli, Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i eleştirerek sosyal medya hesabında bir açıklama yaptı:

“Üzerinden 104 sene geçtikten sonra Kurtuluş Savaşı’nın koskoca Osmanlı’dan kurtulmak için yapıldığına inanan ‘Gayrı milli Eğitimsizlik Bakanı’ Yusuf Tekin, 1918-1923 arasında İstanbul’da Padişah Vahdettin’e sadık kalır, Damat Ferit Hükümeti’nde Eğitim Bakanı olur, Anzavur güçlerine destek olur, Nemrut Mustafa Divanı’nı alkışlar mıydı? Ne dersiniz? Yusuf Tekin hangi tarafta yer alırdı? Vahdettin’in mi, yoksa Mustafa Kemal Atatürk’ün mü?” diye sordu Ümit Özdağ. Ona göre “Cumhuriyet’le Osmanlı arasında bir kavga yok. Kavga, Yusuf Tekin ile Cumhuriyet arasında!”

GÜNÜN SÖZÜ

Dünyada güvenip de aldatılmayan insan var mıdır?