Kıbrıs’ın efsane lideri Rauf Denktaş, bir 27 Ocak günü şimdi Rum kesimi sınırları içinde kalan Baf kasabasında doğdu. 88 yıllık ömrü Kıbrıs mücadelesi ile geçti. Rum saldırılarına karşı direnişin simgesi olan, Türk Mukavemet Teşkilatını (TMT) kurdu ve ‘Mücahit’ adı verilen gençleri bağımsız bir vatan için örgütledi. Adayı Yunanistan’a bağlamayı hedefleyen Rumların ‘Akritas’’ planını, ‘Toros’ kod adı ve TMT’nin bir numaralı ismi olarak engelledi. Kıbrıs Türk halkı da ona 29 yıl süreyle önce Devlet sonra da Cumhurbaşkanlığı makamı verdi. İşte 27 Ocak 1924’ten 13 Ocak 2012’ye kadar süren hayatı...
Denktaş, henüz 7 yaşındayken eğitim için İstanbul’a gönderildi.
“YAŞA MUSTAFA KEMALİM” Annesiz bir çocukluk, babasız bir gençlik geçiren Denktaş, 7 yaşındayken eğitim için İstanbul’a gönderildi. Arnavutköy’deki Fevzi Ati Lisesi’nde ilk ve ortaokulu tamamlayıp Kıbrıs’a döndü. Liseyi de adada bitirdi. O sıralar Kıbrıs İngiliz sömürgesiydi ve Denktaş’ın okuduğu lisede, ‘’Yaşa Kralım’’ diye biten İngiliz marşları okutuluyordu. Denktaş yıllar sonra o günleri, “Ben ‘Yaşa Kralım’ bölümünde içimden, ‘Yaşa Mustafa Kemal’im’ diyordum’ biçiminde anlatacaktı.
İngiltere’de üniversite yılları.
British Council bursuyla İngiltere’de hukuk eğitimi aldı, ülkesine dönüp avukatlık yapmaya başladı. İngiliz yönetimi altındaki adada Rumların Türklere yönelik saldırıları artıp, adanın Rumlara bırakacağını görünce de sokağa indi. Türkler’in bağımsızlığı için planladığı TMT’yi o günlerde kurdu. ELMAS İLE SİLAH TAŞIDI Türkiye’nin desteği ile sağlanan silahları ‘Elmas’ adlı tekneyle adaya taşıdı. Rum saldırılarını örgütleyen EOKA adlı örgütün karşısına TMT mücahitleri ile çıktı. Banka müfettişi sıfatı ile adaya gönderilen Türk subaylarının katkısı ile eğitilen 10 bin kişilik TMT gücü oluşturuldu. 1964 Londra Konferansı’nda Yunanistan’ın girişimi ile ‘’İstenmeyen adam’’ ilan edilen Denktaş’ın Kıbrıs’a girişi yasaklandı. Üç yıllık sürgün hayatının ardından deniz yoluyla gizlice Kıbrıs’a geçerken yakalandı. Türkiye’nin girişimleri sonucu serbest kaldı ve Ankara’ya gönderildi. Yıllar sonra yasak kalkıp doğduğu topraklara döndüğünde, “Sen kırık bir tekneyle bize koştun, şimdi 120 bin Kıbrıslı Türk sana koşuyor” pankartı ile karşılandı.
Mücadele içindeki yıllarında hayatını Aydın Denktaş ile birleştirdi.
EN MUTLU GÜNÜM 1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi başkanlığı görevine gelen Denktaş, 1973’e kadar Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı oldu. 20 Temmuz 1974’te ise “En mutlu günüm” dediği Kıbrıs Barış Harekatı ile adada yeni bir dönem başladı. Denktaş’ın “Türkiye olmadan, cennete bile gitmem” sözü, o günlerde hafızalara kazındı. 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilanından sonra yapılan ilk genel seçimde Devlet Başkanlığı’na seçildi. 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanından sonra da Cumhurbaşkanı oldu. 5 yılda bir yapılan her seçimden galip çıktı ve 2005’e kadar bu görevini sürdürdü. [custom_content title="" desc="Sen kırık bir tekneyle bize koştun, şimdi 120 bin Kıbrıslı Türk sana koşuyor"> Mücadele içindeki yıllarında hayatını Aydın Denktaş ile birleştirdi ve 6 çocuğu oldu. Ancak kızı Dilek’i 2.5 yaşında beyin tümöründen, oğlu Münir’i de 7 yaşında bademcik ameliyatı sırasında kaybetti. Yıllar sonra diğer oğlu Raif’i ise bir trafik kazasında yitirdi. Diğer üç çocuğu Serdar, Ender ve Değer Denktaş ise yaşamlarını adada sürdürüyor. 27 Ocak günü babalarını 97. doğum gününde anan çocukları, onun hafızalardan hiç silinmeyen sözünü tekrarladı: “Her devrin adamı olmayacaksın, her devirde adam olacaksın”

DOĞUM GÜNÜ KUTLAMAYI SEVMEZDİ

Serdar Denktaş, merhum babasını şu sözlerle bizlere anlattı: “9 yıl oldu, babamızdan ayrıyız. Hayattayken her 27 Ocak günü doğum gününü kutlamak için tüm aile fertleriyle birlikte yanına gider, tatlı sohbetler yapardık. Doğum günü hafta içine rastlarsa  kutlamayı pazar gününe kaydırırdık. Ama babam doğum günü dahil, özel gün kutlamalarını pek sevmezdi. Tüm mesaisini halkına ayırdı. Kıbrıs davasına ve Türk halkına babalık yaptı.”
Serdar Denktaş