Seul’deyim ve burası evimden 7 saat ileride.
Ama bu hiçbir şeyi değiştirmiyor. Küresel haber alma kaynakları, bir Rus uçağını sınırımızı ihlal ettiği gerekçesiyle düşürdüğümüzü ilk haber olarak veriyor.
Otele kapandım. Bir elimde tablet, bir elimde uzaktan kumanda haber almaya çalışıyorum.
Artık ülkemizin üzerinde bulunduğu coğrafyanın şanssızlığından mıdır yoksa başka ve kabullenemeyeceğimiz nedenlerden midir bilemiyorum ama nereye gidersek gidelim ülkemiz dertleriyle yakamızı bırakmıyor.
Yıllardır onca Yunan jetiyle karşılıklı yapılan it dalaşında uçak düşürmeyen ülkemizi bu ciddi kararı alma durumuna getiren gerçekleri, umarım herhangi bir (geleneksel) haber yasağı olmaksızın toplumca net olarak öğrenebiliriz. Çünkü hepimizi ilgilendiren bu son derece ciddi olayda bilgi sahibi olmamız çok hayati! Savaşseverler alırlar şimdi tamtamları eline, bense bu ülkenin en son ihtiyacı olan şeyin savaş olduğunu düşünüyorum. Bizim hayatımız bir savaş zaten...

Türk futbolunun geldiği nokta Denizli kadar mı?
Sakın yanlış anlaşılmasın; Mustafa Denizli’yi çok severim. İnsan olarak beğenirim. Sakinliği, beyefendiliği, futbolda hiç ama hiç hoşlanmadığım öfke ve şiddetten uzak durması hocanın sevdiğim özellikleri arasında.
Ayrıca kızı Selin ile de görüşürdük bir aralar.
Yani kişisel bir sıkıntım yok.
Derdim ülke futbolunun egosantrik, cebinde para, üzerinde pahalı giysiler, takım başına geçip para zoruyla işleri süper götürebileceğini sanan yöneticilerle.
Mustafa Hoca umarım deneyimiyle takıma iyi gelir.
Ama arkadaş, bunca yılda bir tane daha herkesin güvenebileceği, hatta dünya çapında başarılara imza atmış bir hoca daha yetiştiremediniz mi?
Futbol dünyasında çok acayip şeyler oluyor. Artık sadece ülkemiz takımlarının çoğu lezzet vermeyen maçlarına mahkum değiliz. Premier Ligi’ni, İspanya Ligi’ni, canımız ne isterse onu izleyebiliyoruz. Ama evimizdeki hikaye üç büyükler rekabetine evrilmiş durumda.
Tüm ülke futbolunun tadı tuzu bu kadar. Arda’dan sonra hangi yeni yıldız gelecek?
Arda mesela, eğer zamanında akıllılık edip yurtdışına transfer olmasaydı, bugün Türkiye’de oynadığı takımdan doğrudan Barcelona’ya gidebilir miydi?
Ya da neden takımlarımızın ana geliri yetiştirdikleri ya da zamanında keşfedip yatırım yaptıkları futbolcuların satışından elde edilmiyor?
Bu devran böyle devam edemez. Umarım Mustafa Denizli başarılı olur ama skora endeksli taraftarın takımların üzerindeki baskısını da unutmamak gerek.
Neresinden bakarsanız bakın, hazindir Galatasaray’ın Mustafa Denizli’ye ‘Yangında camı kırınız!’ muamelesi yapması...

Canım İzzet Altınmeşe!
Tatlım, anneannem ne çok severdi rahmetli.
İzzet Altınmeşe özeldir bizim evde. Cem Yılmaz’ın filminde onunla ilgili komik bir hikayeye denk gelince pek eğlenmiştim. İzzet Altınmeşe de çok eğlenmişe benziyor.
Cüneyt Özdemir’in programında güzelce kafalamış Cem Yılmaz’ı. Gerçi Yılmaz pek yememiş ama yine de eğlenceliydi izlemesi.
Nasıl özlüyorum böyle tatlı haberleri...
Birbirimizle tatlı tatlı kafa bulabildiğimiz neşeli anların azlığı hepimiz için çok acı.
Şimdi hepimizin içinde, düşürülen Rus uçağıyla ortaya çıkabilecek sonuçların endişesi var dört yanımızda. Nasıl olacak bilmiyorum ama umarım ülkemiz bu sıkıntıyı kolaylıkla atlatır...