Merkez Bankası’nın sürpriz faiz artışı da piyasalara yetmedi. Yüzde 46’ya çıkarılan politika faizi piyasalara yetmediği için fonlama yüzde 49’luk tepe orandan yapılıyor. Buna rağmen kurlardaki artışın durdurulamadığı, faiz artışının kurda istikrarı sağlayamadığı görülüyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 19 Mart krizinin etkisi konusunda iyimser tablolar çizmeye çalışsa da krizin piyasalar üzerindeki etkisinin devam ettiği, yangının söndürülemediği söylenebilir.

Faiz artışıyla biraz gerileyen kurlar, hemen ardından yükselişe geçti. Hem faiz kararı sonrası cuma günü, hem de bu haftanın ilk 2 gününde kurlardaki artış ciddi oranlara ulaştı.

Buna karşılık döviz rezervlerinde önemli bir hareket görülmedi. Dün öğleden sonra çıkan son rezerv verilerine göre perşembe 340 milyon dolar artan rezervler, cuma günü de 480 milyon dolar yükseldi. Bu harekete bakarak, yükselen altın fiyatları ve ihracat zorunlu döviz girişi göz önüne alındığında, rezervin neredeyse sabit kaldığını söyleyebiliriz.

Halbuki Merkez Bankası kararından beklenen, faiz kararı ardından, yüzde 48.99’dan piyasayı fonladığı için, kurların istikrar kazanmasıydı. Rezervlerdeki yatay seyre rağmen, kurlardaki artışın devam etmesi, Merkez Bankası’nın “rezervden artık döviz satmak istemediği” gerçeğini ortaya çıkarıyor. Yani Bakan Şimşek, her ne kadar, ”nakit rezervlerimiz kuru tutmak için yeterli düzeyde” demeye çalışsa da perşembeden itibaren bu yola başvurulmadığı açık.

19 MART YANGINI SÖNDÜRÜLEMİYOR

Son günlerdeki bu hareketleri danıştığımız iktisatçılar, “Merkez Bankası rezerv eritmek yerine, bir süre piyasadaki hareketi gözlemek istiyor” şeklinde yorumladılar.

Ancak kurlardaki artış devam ettiği takdirde, yani Merkez Bankası müdahale edip kurları istikrara kavuşturmadığı takdirde, enflasyonla ilgili sıkıntının daha da büyümesi kaçınılmaz olacak.

Kısacası ekonomi yönetimi ya kurların daha fazla artmasına izin verip enflasyonla mücadeleden tümüyle vazgeçecek, ya da sorunda kuru tutmak için faiz oranlarını daha da yükseltmek zorunda kalacak.

Banka şubeleriyle son günlerdeki hareketleri konuştuğumuzda mevduat faizlerinin, para piyasası fon getirilerinin çok arttığını, TL’ye geçiş gözlediklerini söylüyorlar. Buna karşılık dövize olan talebin tam olarak durmadığı, tasarruf sahiplerinin dolar yerine son dönemde Euro mevduatları tercih ettiklerini söylüyorlar. Zaten haftalık veriler de yerli yatırımcının döviz mevduat hesaplarının büyümeye devam ettiğini gösteriyor.

Bu arada reel kesimden artan kredi faizleri konusunda gelen şikayetlerin artmaya başladığını gözlemliyoruz. Esnaf başta olmak üzere, çeşitli sektörlerin temsilcileri, “10 puana yakın kredi faiz artışı yaşandığını, bu oranlarla yatırımlar tümüyle durmasının ötesinde, mevcut işlerin de tehlikeye girdiğini” söylemeye başladılar.

Kur artışlarının son günlerdeki gibi devam etmesi halinde, nisan ayı ve sonrasındaki aylık enflasyon artışlarının oldukça yüksek gelmesi bekleniyor. Bu arada üreticinin elektrik-doğalgaz gibi girdi fiyatları yükseldi.

Son dönemde artışa geçen dünya petrol fiyatları ve kur artışı nedeniyle yeni akaryakıt zamları gelmeye başladı. Tüm bunlar yeni fiyat artışlarına neden olurken, enflasyonla mücadele umudu da giderek azalıyor.

Özetle piyasalardaki 19 Mart yangını devam ediyor, siyasette yumuşama olmazsa devam edecek görünüyor.