Reklamsız Sözcü
YEKTA GÜNGÖR ÖZDEN

Değerlerini bilelim

17 Aralık 2015

Sö­mür­ge­ci-ya­yıl­ma­cı güç­le­rin yur­du­muz­dan yok­sun kıl­ma ve var­lı­ğı­mı­zı so­na er­dir­me ça­ba­la­rı­nı bo­şa çı­ka­ra­rak yep­ye­ni bir çağ­daş dev­let ku­ra­rak bi­ze son­su­za de­ğin ba­ğım­sız ya­şa­ma ola­na­ğı­nı ve­ren Ga­zi Mus­ta­fa Ke­mal ATA­TÜR­K'­e sal­dı­rı­la­rın çir­kin­li­ği kar­şı­sın­da in­sa­nın ka­nı do­nu­yor. Ül­ke­mi­zi ya­ban­cı­la­rın yö­ne­ti­mi­ne bı­rak­mak­ta hiç­bir çe­kin­ce gös­ter­me­yen Os­man­lı yö­ne­ti­mi­nin sap­kın­lı­ğı­nı, Mü­da­fa­a-i Hu­kuk ru­hu ve Ku­va-yı Mil­li­ye ate­şiy­le baş­la­tıp ka­zan­dı­ğı Ulu­sal Kur­tu­luş Sa­va­şı za­fe­riy­le ge­çer­siz kı­lan ATA­TÜRK de­mok­ra­si­yi amaç­la­yan cum­hu­ri­ye­ti ku­ra­rak ta­rih­sel gö­re­vi­ni eş­siz bir ör­nek­le ye­ri­ne ge­tir­miş­tir.
Her alan­da­ki en­ka­zı te­miz­le­yip te­me­li­ni dü­şün­ce­le­ri­nin oluş­tur­du­ğu Türk Dev­ri­mi atı­lım­la­rıy­la ül­ke­mi­zi ba­yın­dır kıl­ma ba­şa­rı­la­rı­nı bir­bi­ri­ne ek­le­yen, ba­rış­çı­lı­ğıy­la du­yur­du­ğu gü­ven­le dost­luk an­laş­ma­la­rı­nı ger­çek­leş­ti­ren, Os­man­lı borç­la­rı­nı öder­ken bi­lim, sa­nat, spor ve si­ya­set bağ­la­mın­da “yok­tan var et­me­” de­ni­le­cek so­nuç­la­ra im­za atan ATA­TÜRK, bu­gün­ler­de öne­mi ve de­ğe­ri da­ha iyi or­ta­ya çı­kan, dü­şün­ce ve vic­dan öz­gür­lü­ğü­nün gü­ven­ce­si, ulu­sal bir­li­ğin da­ya­na­ğı lâ­ik­li­ği cum­hu­ri­ye­tin ni­te­li­ği say­dır­dı. O'­nun­la övü­ne­cek, ya­ban­cı­la­rın bi­le iç­ten­lik­le al­kış­la­dı­ğı bu halk ada­mı ile kı­van­cı­mı­zı se­vinç­le açık­la­ya­cak yer­de O'­nu ka­ra­la­yıp suç­la­ma­ya ça­lı­şan de­ğer­bil­mez bağ­naz­la­rın akıl ve vic­dan dı­şı tu­tum­la­rı­nı iz­li­yo­ruz.
Ya­lan do­lan us­ta­la­rı ol­ma­dık ne­den­ler­le sal­dı­rı­la­rı­nı sür­dü­rü­yor. Ulu­su­mu­zu gö­nen­di­ren, Tür­ki­ye'miz­le öz­deş­le­şe­rek ku­rum­la­şan ATA­TÜR­K'­le üm­met­ten ulus dü­ze­yi­ne gel­di­ği­mi­zi bi­le unu­tu­yor­lar. Ulu­sal Kur­tu­luş Sa­va­şı son­ra­sın­da nü­fu­su­muz 11,5 mil­yon­du. Her ai­le­de en az bir şe­hit var­dı. Er­kek­le­ri­mi­zin ço­ğu ga­zi idi. Ki­şi ba­şı­na ge­lir 50 ku­ru­şu geç­mi­yor­du. Şim­di nü­fus 78 mil­yon. Büt­çe ge­li­ri, açık­la­ra ve borç­la­ra kar­şın ge­rek­siz gi­der­ler ya­pa­cak ka­dar ye­ter­li. Şim­di ne var­sa te­me­li cum­hu­ri­ye­tin ese­ri. Ku­ru­luş yıl­la­rı­nın ko­şul­la­rıy­la şim­di­ki­le­ri kar­şı­laş­tır­mak, is­yan­la­rı, İkin­ci Dün­ya Sa­va­şı'nı gö­zar­dı et­mek, her ya­nı bir atöl­ye­ye, bir fab­ri­ka­ya dö­nen ül­ke­nin so­run­la­rı­nı bil­me­mek ba­ğış­la­na­maz.
“Res­mî ta­ri­h” di­ye­rek suç­la­ma­ya kal­kı­şan ik­ti­dar kuk­la­la­rı­nın saç­ma­lık­la­rı tik­sin­di­ri­ci­dir. Ku­ru­luş­tan son­ra dev­rim­ler­le çağ­daş­lı­ğa ve in­san­lık do­na­nım­la­rıy­la ba­rı­şa uza­nan en­gin açı­lım­la­rıy­la ATA­TÜRK, İNÖ­NÜ ve ar­ka­daş­la­rı ulu­su­mu­zun göğ­sün­de gu­rur­la ta­şı­ya­ca­ğı­mız onur ma­dal­ya­la­rı­dır. On­la­rın ka­zan­dır­dık­la­rıy­la bu­gü­nün yö­ne­ti­ci­le­ri­nin ka­zan­dır­dık­la­rı­nı dü­şü­nür­sek ya­pı­lan kı­na­na­cak yan­lış­lar da­ha iyi an­la­şı­lır. Ka­za­nı­lan­la­rın ço­ğu yi­ti­ril­miş, sa­tıl­mış, peş­keş çe­kil­miş, ni­te­lik­le­ri bo­zul­muş, hep­sin­den önem­li­si top­lum­sal ba­rış ve ulu­sal da­ya­nış­ma sar­sıl­mış­tır.
Şim­di­ki­ler ne ka­zan­dır­mış­lar, ne­yi ba­şar­mış­lar­dır? Ay­rım­cı­lık, bö­lü­cü­lük, ya­kı­cı­lık, çı­kar­cı­lık, te­rör, ka­dın­la­ra sal­dı­rı, de­ği­şik ağır suç­lar, kök­ten­din­ci­lik, mez­hep­çi­lik, par­ti­zan­lık, eği­tim-öğ­re­tim­de ge­ri­le­me, iş­siz­lik, iç gü­ven­lik ve dış iliş­ki­ler­de bo­zul­ma­lar, eko­no­mi­de en­di­şe­li sü­reç… Ne ile övü­ne­bi­lir­ler, ne­ler­le anı­la­bi­lir­ler? “2023 he­de­f”­le­ri bir aşa­ma, bir atı­lım de­ğil, 1923'ün rö­van­şı ola­rak dil­len­di­ri­li­yor.

Yekta Güngör Özden
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp