Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Apartman bombaları

23 Şubat 2016

Gözle görülmez. Bilgiyle görülür.
Yandaş gazeteciler son günlerde hep aynı soruyu yöneltiyorlar:
“Özgürlük mü güvenlik mi?”
Peki…
Apartman bombalarını bilir misiniz?
Tarih: 4 Eylül 1999.
Buinaksk şehrinde asker ailelerinin kaldığı apartmana konulan bombanın patlaması sonucu 64 kişi yaşamını yitirdi.
Tarih: 9 Eylül 1999.
Moskova'da bomba konulan apartmanda 92 kişi yaşamını yitirdi.
Tarih: 13 Eylül 1999.
Moskova'da bomba konulan apartmanda 119 kişi yaşamını yitirdi.
Tarih: 15 Eylül 1999.
Volgodonsk kentinde apartmanın önüne park etmiş aracın patlaması sonucu 17 kişi yaşamını yitirdi.
Ruslar dehşet içindeydi.
Her araç ve her apartmandidik didik aranmaya başladı.
Terör korkusu nedeniyle halk apartmanların önünde nöbet tutmaya başladı.
Herkes, -bağımsızlık mücadelesi veren- Çeçenleri suçluyordu. 1994-1996 yılları arasında savaşmışlar ve Hasavyurt Antlaşması'yla barışmışlardı. Fakat gerginlik sürüyordu…
Apartman bombalarından sonra Moskova Belediyesi kente dışarıdan gelenlerin karakollara başvurarak kayıt olması zorunluluğunu getirdi; aksi halde yaptırmayanlar “terörist” sayılacaktı. 85 bin kişi başvurdu. 21 bin kişinin Moskova'da kalmasına izin verilmedi.
Çeçenler, apartman bombaları iddialarını her seferinde reddetti.
Yapılan medya yayınlarıyla Rus halkı “esmer tenlilerden” nefret etmeye başladı.
Aslında Çeçenler kumraldı ama Çeçen lider Şamil Basayev'in kapkara sakalları buna neden olmuştu! Basayev'in; ne iki yıl İstanbul'da eğitim görmesine, ne de Rus uçağını kaçırıp Ankara'ya indirmesi gibi ayrıntılara gireceğim.
Meselem başka…
Tabii ki konuyu Türkiye'ye getireceğim…
Az sabrediniz…

İşin içinde iş var

Tarih. 22 Eylül 1999.
Yer: Moskova'ya 196 km uzaklıktaki Ryazan şehri.
Saat: 20.30.
İki kişi, Moskova plakalı araçtan bir apartmanın bodrum katına çuval indirirken polise ihbar edildi. Bu esnada tam çuvalları indiremeden kaçtılar.
Olay yerine gelen polis, 50 kilo ağırlığında üç çuval, bir ateşleyici ve zaman ayarlı cihaz buldu. Zaman, tam üç saat sonraya ayarlıydı.
Bölge polisi çuvalların içindeki maddelerin güçlü patlayıcılar içerdiğini tespit edip rapor haline getirdi.
Bu arada “KGB” adını “FSB” yapan Rusya gizli servisi işe el koydu; “bunlar şeker torbasıydı!”
Kısa süre sonra bölge polisi patlayıcıları yerleştiren kişileri de yakaladı. Üzerlerinde FSB kimliği vardı. FSB bu kez, elemanlarının aslında tatbikat yaptığını açıkladı!
Neler oluyordu?
Apartman bombaları eylemini kim neden yapıyordu?
Apartman bombalarından kısa süre önce Putin, FSB Başkanı idi! Aynı zamanda Rusya'nın politbürosu olarak da adlandırılan Güvenlik
Konseyi'nin sekreterliği görevini yürütüyordu.
Apartman bombalarından kısa süre önce Putin, kariyer basamaklarında atlama yaptı.
9-16 Ağustos 1999 tarihleri arasında başbakan yardımcısı ve başbakan vekilliği, 16 Ağustos'tan itibaren de başbakan olarak görev yapmaya başladı.
Apartman bombaları bir kişinin koltuğunu sarsmaya başladı: Devlet Başkanı Boris Yeltsin! İstifa etmesi isteniyordu. Yeltsin baskılara dayanamadı; 31 Aralık 1999 günü istifasını açıkladı.
Anayasa gereği, devlet başkanlığı seçimi yapılıncaya kadar görevi vekaleten Başbakan Putin üstlendi.
26 Mart 2000'de yapılan seçimi oyların yüzde 53'ünü alarak ilk turda Putin kazandı.

Mesele şudur

Bugün hâlâ denir ki…
Putin iktidara gelmedi; getirildi!..
Büyük dönüşümleri gerçekleştiren liderlerin iktidara geliş süreçleri birbirine benzer.
İran İslam Devrimi'nin ilk günlerinde ABD Büyükelçiliği'nin basılıp Amerikalı çalışanların rehin alınması ABD'de iktidar değişikliğine yol açtı. Cumhuriyetçilerin adayı Ronald Reagan, rehine krizinde başarısızlıklar yaşayan Demokrat Parti adayı Jimmy Carter'ı seçimde ezdi geçti. Rehineler ne zaman bırakıldı dersiniz; Reagan yemin töreni konuşmasından az önce! Başkan Reagan bu açıklamayı yaparken başkan yardımcısı olan -CIA eski başkanı- George H.W. Bush gülümsüyordu!
ABD, Reagan ile köklü ekonomik değişikliğe giderek neoliberalizmi seçti.
Siz Kenan Evrenlerin nasıl iktidara getirildiğini sanıyorsunuz?
Benzerleri çok…
– Sultanahmet'te canlı bomba patlıyor; Alman turistler ölüyor.
Medyada haber: MİT uyarmış!
– Ankara'nın en güvenlikli sokağında canlı bomba patlıyor; 28 yurttaşımız şehit oluyor.
Medyada haber: MİT uyarmış!
MİT hep uyarıyor ve hep bombalar patlıyor.
Ve: Sur'da, Cizre'de, Nusaybin'deki iç savaş bir türlü bitirilemiyor; sürekli şehit haberleri geliyor.
Yandaş gazeteciler yazıyor: “Özgürlük mü güvenlik mi?”
“Güvenlik” dediklerinin başkanlık sistemi olduğunu yakında açıklayacaklar:
“Erdoğan başkan olursa terör biter!”
Güvenlik isteyen halkımız ise sandığa gidip “başkanlık isterim” diyen pusulaya mührünü vuracaktır.
Muhalefet hâlâ meseleyi kavrayamamış, “insanlarımız ölüyor birinin aklı hâlâ başkanlık seçiminde” diyor!
Büyük değişimler, ölümle korkutulmadan gerçekleştirilemez.
Dünyanın her yanında insanoğluna bunu “demokrasi” diye yutturuyorlar.
Olan ülkelerin vatandaşlarına oluyor…

 

 

Yazarın Diğer Yazıları Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet