Reklamsız Sözcü

5.4 milyon lirayı cebimizden aldıran

İstanbul’da aylık 425 milyon liralık ekonominin dönmesini sağlayan taksici esnafı, indi bindi ücreti uygulamasına büyük tepki gösterdi
02:068 Ocak 2017
5.4 milyon lirayı cebimizden aldıran
İstanbul’da aylık 425 milyon liralık ekonominin dönmesini sağlayan taksici esnafı, indi bindi ücreti uygulamasına büyük tepki gösterdi

Aydın DEMİR

İstanbul'da faaliyet gösteren 18 bin taksi kentin ekonomisine büyük katkı sunuyor. Taksi başına plaka sahibinin cebine ayda 9 bin TL girerken, vardiyalı iki şoförün çalıştığı bir taksi için şoförler, aylık 5'er bin TL kira ödüyor. Ayrıca, bir taksinin 6 bin TL yakıt, bakım, sigorta masrafı bulunuyor. 18 bin taksinin bulunduğu İstanbul'da taksi sektörünün şehrin ekonomisine sağladığı katkı ise aylık 425 milyon TL'yi buluyor.
Kısa mesafe (indi-bindi) ücretinin 8.75 TL yapılması plaka sahiplerini memnun etmemiş. Uygulamanın taksi başına 300 TL ek maliyet getirdiği belirtiliyor. Dövizdeki artışa paralel taksi plakaları da durağına göre en az 1 milyon 100 bin TL'ye çıkmış durumda.

VARIMI YOĞUMU PLAKAYA VERDİM

Bağcılar'da bulunan Oto Center'de sohbet ettiğimiz plaka sahibi Bayram Akbulut, ”tek bir kişiye tek taksi plakası verilmesi” uygulamasının yerinde bir karar olduğunu söyledi Akbulut, “İnsanlar plaka sahiplerinin milyoner olduğunu düşünüyor. Ben varımı yoğumu plakaya bağladım. Ticari taksilerin vergileri ile sigorta oranları çok yüksek” şeklinde konuştu.
İstanbul'da taksilere getirilen 8.75 liralık indi bindi ücretine ise tepki gösteren Akbulut, vatandaşın 1 kilometre dahi gitmesi durumunda aynı parayı verdiğini bildirdi. Akbulut, “Bu düzenlemenin ardından taksimetre ayarlarını yenilemek zorunda kaldık. Bu da 300 TL ek maliyet getirdi. 18 bin takside bu rakam 5 milyon 400 bin TL'ye tekabül ediyor. Kısa mesafe düzenlemesiyle bir kalemde plaka sahiplerinin cebinden bu para alındı. Bunun yanında her 5 yılda bir aracı sıfırdan yenilemek zorundayım. Bu da bizim üzerimize ek maliyet getiriyor” değerlendirmesinde bulundu.

KİRA, PİYASAYA GÖRE

Galericilik yapan Tolga Yıldız, İstanbul'da faaliyet gösteren 18 bin taksinin 12 bininin yolunun Oto Center'dan geçtiğini söyledi. Galericilerin plaka sahipleri ile kiracılar arasında köprü görevi yaptığını söyleyen Yıldız, mal sahibinden bir plakayı aylık 7 bin TL'ye kiraladıklarını, kiracı şoförlere ise yarım günlüğü 170 TL'den kiraya verdiklerini, bu rakamın piyasa şartlarına göre değiştiğini anlattı.
Yıldız, ”Ticari araçlarda kasko maliyetlerinin çok yüksek olmasından dolayı genelde plaka sahipleri kasko yaptırmıyor. Zira kasko ücreti aracının 24 saat çalıştığı varsayılarak hesap ediliyor. Biz aradaki riski üstleniyoruz” diye galericilerin misyonunu özetledi.

Terör taksicileri vurdu

Sektörün kahramanları,  kar kış demeden evine ekmek götürmek için direksiyon sallayan taksi şoförlerinin işleri neredeyse durma noktasına gelmiş.  Çoğu sosyal güvencesi olmayan şoförler kirayı çıkarmak için ya da krediyle aldığı plaka borcunu ödeyebilmek için gece gündüz çalışıyor. Taksi şoförleri bu baskının yarattığı stres nedeniyle müşteri için aralarında yaralamalı kavgalar bile yapıyor. 2016 yılında İstanbul'daki terör saldırılarının yabancı müşterilerin sayısının bıçak gibi kesilmesine neden olduğunu anlatan taksici esnafı, son Reina saldırganının ticari taksiyi kullanmasının toplumun taksicilere bakışını olumsuz etkilendiğinden yakındılar. Atatürk ve Sabiha Gökçen havalimanlarında taksicilik yapan esnaf, 2016 yılı içinde havaalanlarında  yüzde 20 müşteri artışı beklemelerine karşın, terör  eylemleri yüzünden havameydanlarındaki yolcu sayısının yüzde 45-50 oranında azaldığını anlattılar. Korsan taksiciler ile çift plakalı taşımacılık yapanların vergisini ödeyen  taksicileri olumsuz etkilediğini vurgulayan taksici esnafı, UBER gibi ABD menşeli alternatif taşımacılık sistemlerine karşı çıkıyorlar.

Araçlar bakımsız ve tehlikeli

Ulaştırma mevzuatına göre taksi herhangi bir ticari işletme değil. Mevzuata göre taksi, kamu tarafından verilen bir imtiyaza bağlı olarak hizmet verme yükümlülüğünü üstlenen, buna karşılık yolcu taşıma ve yaptığı bu hizmet karşılığında ücret alma ayrıcalığı kazanan bir kamusal ulaşım aracı olarak tanımlanıyor. İşte mevzuata göre kamu aracı niteliği taşıyan taksinin müşterileri olan vatandaşların görüşlerini de dinledik. Vatandaşlar genelde taksilerin bakımsız olmasından ve bazı taksi sürücülerinin araçta sigara içmesinden yakınırken, kadın müşteriler ise taksicilerin araçları tehlikeli kullanmasından şikayetçi. Bilişim Uzmanı Nurhan Demirel, ”Kısa mesafe bindiğimizde taksiciler buna bozuluyor. Aracı tehlikeli kullanarak korku yaratıyorlar” derken, dizi oyuncusu Gül Arslan, bazı taksicilerin araçta sigara içtiğini ve taksilerin bakımsız olduğundan dert yandı.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp