[timeline_template title="Dolar ve euroda düşüş sürüyor" desc="Dolar/TL 3.6781/3.6788, euro/TL 3.9336/3.9351 seviyelerine geriledi. " image="" day="9" month="ŞUB" hour="17" minute="41" width="" height=""]
Avrupa'daTEB Stratejisti Erkin Işık, "TCMB uzun süredir parasal duruşunda belirgin sıkılaştırma gerçekleştirmesine rağmen TL'nin olumlu tepkisi sınırlı kalmıştı. Bu konuşmada, duruşunu daha uzun süre koruyacağı yönünde oluşan algı, dolar/TL'yi olumlu etkilemiş olabilir. TL son dönemde diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine göre oldukça kötü performans gösterdi. Günlük dalgalanmalar olabilir ancak piyasalar TCMB'nin sıkı duruşunu koruyacağına ikna olursa önümüzdeki günlerde dolar/TL'de aşağı hareketin devamını görebiliriz" dedi.
Merkez Bankası'nın (TCMB) uyguladığı likidite politikaları sonucunda ortalama fonlama maliyeti Ocak ayı başına göre 2 puanlık artışla yüzde 10.30 civarına yükseldi.
Bir süredir yüzde 8 seviyesindeki politika faizinden fonlamayı kesen ve üst banttan da fonlamayı sınırlayan TCMB bankaları geç likidite penceresine yönlendirerek piyasa faizlerini yukarı çekti.
Diğer taraftan ABD'de açıklanan son verilerin Fed'den faiz artırım beklentilerini azaltması da TL dahil gelişmekte olan ülke para birimlerine olumlu yansıdı.
3.70'İN ALTINDA KALICI OLMAYABİLİR
Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan, "TCMB'nin sıkılaştırmaya ve elindeki bütün araçları kullanmaya devam edeceği yönündeki açıklaması dolar/TL'yi aşağı çekmiş görünüyor.
Ancak dolar/TL 3.70 seviyesinin altında çok kalıcı olmayabilir. Trump endişeleri nedeniyle doların kendi hareketi de çok istikrarlı değil. Öte yandan ABD tahvil faizlerindeki gerileme gelişmekte olan ülke para birimlerine olumlu yansıyor. Ancak 3.70 seviyesinin altında kalıcı olabilmesi için kuru daha da aşağı indiğini görmemiz gerek" diye konuştu.
Erkan, "Ekonomik büyümede aşağı riskler daha fazla, hükümet kanadından gelen açıklamaları da dikkate alırsak TCMB'nin daha fazla sıkılaştırma adına çok yeri yok. Öte yandan enflasyonda yükseliş eğilimi de daha fazla sıkılaştırma adına baskı yaratıyor" dedi.
Sanayi üretimi verileri ekonomide üçüncü çeyrekte yaşanan daralma sonrası toparlanmanın yavaş bir ivme ile gerçekleştiğini teyit ediyor. Veriler dördüncü çeyrekte büyümenin artıya geçeceğini teyit etmesine karşın, toparlanmanın hızı ise OVP'deki nispeten yüksek büyüme hedeflerine ilişkin önemli bir risk unsuru olarak görülüyor.