Reklamsız Sözcü

Evi sattık kiraya düştük

Geçim sıkıntısı dolayısıyla borç yükü artan vatandaşın evini de kaybettiği ortaya çıktı. 6 yılda ev sahibi olanların sayısı azalırken, kiraya çıkanların oranı artış kaydetti

Erdoğan SÜZER
02:5520 Eylül 2017
Evi sattık kiraya düştük
Geçim sıkıntısı dolayısıyla borç yükü artan vatandaşın evini de kaybettiği ortaya çıktı. 6 yılda ev sahibi olanların sayısı azalırken, kiraya çıkanların oranı artış kaydetti

Geçen 6 yılda borçlu sayısı 5.1 milyon, kirada yaşayanların sayısı 1 milyon 774 bin kişi arttı, ev sahibi sayısı ise 232 bin kişi azaldı. Ranta dayalı ekonomi uygulamaları yüzünden vatandaş evini sattı, kiraya düştü, kolay borçlanıp geçici ve sanal refah yakaladı.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı gelir ve yaşam koşulları araştırması, 2010 ila 2016 yıllarını kapsayan son 6 yıllık dönemde vatandaşın ekonomik gücünde ciddi bozulma olduğunu ortaya koydu. SÖZCÜ'nün resmi veriler üzerinden yaptığı hesaplamalara göre, 2010 yılında ülke nüfusunun yüzde 60'ı kendi evinde, yüzde 22.1'i ise kirada oturuyordu. 2016 yılına gelindiğinde kendi evinde oturanların oranı yüzde 59.7'ye düşerken kirada oturanların oranı yüzde 24.4'e çıktı.
2016'da nüfusun 77 milyon 110 bin olduğu dikkate alındığında 46 milyon 34 bin kişinin ev sahibi, 18 milyon 815 bin kişinin ise kiracı olduğu görünüyor. Ancak, eğer 2010 yılındaki ev sahibi-kiracı dengesi bozulmamış olsaydı bugün ev sahibi nüfus 46 milyon 266 bine çıkacak, kirada yaşayan nüfus ise 17 milyon 41 bine düşecekti. Dolayısıyla 6 yıldaki bozulma yüzünden 1 milyon 774 bin kişi kendi evi yerine kirada oturmak zorunda kalıyor.

BORÇLU SAYISI KATLANDI

Hükümetin kamunun elindeki lojmanları satma girişimlerine rağmen, son 6 yılda lojmanda oturanların sayısında 231 bin kişilik artış oldu. 2010 yılında nüfusun yüzde 1.2'si lojmanda yaşarken 2016'da bu oran yüzde 1.5'e, lojmandaki nüfus da 1 milyon 156 bine çıktı. Kendi evinde, kirada ya da lojmanda oturmadığını beyan eden “diğer” nüfus ise azaldı. 6 yılda diğer nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 15.9'dan yüzde 14.4'e geriledi. Anne, baba ya da akraba yanında oturanlarla evsizleri kapsayan bu nüfus 2016 sonu itibariyle 11 milyon 104 bin kişi olarak gerçekleşti.

TÜİK verileri, son 6 yılda borçları ve borç taksitleri olan vatandaşların sayısında büyük artış olduğunu da ortaya koydu. 2010 yılında nüfusun yüzde 61.4'ü borçlu, yüzde 38.6'sı borçsuz yaşarken 2016 yılında borçluların oranı yüzde 68'e çıktı, borçsuzların oranı ise yüzde 32'ye düştü. Yani 2010 yılında 43 milyon 804 bin kişi borç ve taksit yükü altında ezilirken 2016 yılında bu sayı 52 milyon 435 bine yükseldi. 2016 yılında 2010'daki denge korunmuş olsaydı 5 milyon 90 bin kişi hayatını borçlu değil, borçsuz yaşıyor olacaktı.

20szt07a_ist_izm_ant_trb_ank_adn

Sanal refah aldatıyor

TÜİK verileri, sanal refahın da ekonomik dengeleri altüst ettiğini gösteriyor. Konut ve borç yapısındaki bozulmaya karşın konut masrafının çok yük getirdiğini söyleyenlerin oranı 6 yılda yüzde 28.2'den yüzde 17.4'e, borç ve taksit ödemelerinin çok yük getirdiğinden şikayet edenlerin oranı yüzde 28.3'ten yüzde 21.9'a düştü. Buna karşılık, bir haftalık tatil imkanı bulduğunu, beklenmedik harcamalarını karşıladığını, yıpranmış mobilyalarını değiştirebildiğini beyan edenlerin oranı 6 yılda artış gösterdi. Borçlu ve kiracı nüfustaki artışa rağmen refah göstergelerinin artmış görünmesi, kolay ulaşılan borçlarla sağlanmış geçici ve sanal bir durum olarak açıklanıyor.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp