Andımız’ın okutulmaması için 2011’de Danıştay’a dava açıldı. Ret kararı çıktı. Buna rağmen AKP iktidarı Atatürk’ün yazdığı Andımız’ı kaldırmayı tercih ettiOkullarda 80 yıldır okutulan “Andımız”, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “demokratikleşme paketi”yle kaldırılmış oldu. 1933 yılında Atatürk tarafından kaleme alınan Andımız’ın, “ırkçı söylemler içermediği, “Türk” sözcüğünün de bir ırkın değil milletin ortak adı olduğu Danıştay kararında belirtilmesine rağmen, PKK’nın başı Öcalan’ın isteğiyle son anda Andımız’ın “pakete alındığı” öne sürüldü.
Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 12’nci maddesinde bulunan “Öğrenci Andı” nın Anayasa’ya, uluslararası sözleşmelere, insan haklarına aykırı olduğu, tercih hakkının kaldırıldığı, yasal dayanağının bulunmadığı öne sürüldü ve Danıştay 8’inci Dairesi’ne dava açıldı.
“Yüce değerler var”
Danıştay Savcısı, dava ile ilgili görüşünde, öğrencilerin bu yüce değerlerle donatılmasında insan haklarına, Anayasaya, Milli Eğitim Temel Kanunu’na, İlköğretim ve Eğitim Kanunu’na aykırı bir durum olmadığını belirtti ve şöyle dedi:
“Dünyadaki tüm medeni uluslar, kendi vatandaşlarına, insanlık değerlerini, vatan ve ulus sevgisini öğretmekte. Bu çerçevede, Öğrenci Andı’nın her gün, Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde bulunan bütün ilköğretim okullarında, yabancı uyruklu öğrenciler kapsam dışında tutularak, okutulmasının Türk ilköğretim sisteminin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekir.”
“Irkçılık yapılmıyor”
Davacı kişinin, Öğrenci Andı’nın Türk ırkını esas aldığı ve zorla okutulduğu yolundaki iddialarına karşılık, Danıştay Savcısı görüşünü mahkemeye şöyle yansıttı:
“Oysa, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran ve Türkiye sınırları içinde yaşayan halka Türk Milleti denilir. ‘Türk’ ve ‘Türk Milleti’ ifadeleri belli bir ırkı tanımlamaz. Bu nedenle, davacının ırk esasına dayanan bu hatalı söylemi, insanlık değerleri dikkate alındığında ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ‘Kanun önünde eşitlik’ başlıklı 10. maddesindeki herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğuna ilişkin ilkeler çerçevesinde kabul edilemez niteliktedir. Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.”
İşte Danıştay kararı
Danıştay 8. Dairesi, “Türk Milleti” adına Andımız’la ilgili 18 Şubat 2011’de, 982 nolu şu kararı verdi: “Anayasa’ nın 66. maddesinde, Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür, hükmüne yer verilmiştir. ‘Türk’ kelimesi bir ırkın değil, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan dili, ırkı, rengi, cinsiyeti, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi ne olursa olsun tüm vatandaşların bir araya gelerek oluşturdukları ve herkesi kapsayan ve kucaklayan milletin ortak adıdır. Aksi yöndeki davacı iddialarına itibar edilmemiştir. Nitekim anayasamızda bu hususun vurgulanması bakımından, Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın Türk olduğu belirtilmiştir. Açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmiştir.”