Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Açıklaması kabahatinden beter

3 Nisan 2018

Vahim olayı duymuşsunuz­dur:
Olayın “kahramanı”; TBMM Başkanı İsmail Kah­raman.
18 Mart Çanakkale Sa­vaşı'nın anlatıldığı tiyatro oyununda kadın oyuncula­rın sahneden çıkarılmasıyla ilgili bakın ne dedi:
– “Yapılacak iş sadece ve sadece Çanakkale Türkü­sü'nü söylemek. Söyleyenler içinde 16 tane hanım var. Toplamda 13 tane erkek var. Toplamda 29 kişi var. 9 tane askerimiz orada…”
Araya girmeme izin veriniz:
TBMM Başkanı İs­mail Bey, Mehmet­çik'ten “tane” diye bahsediyor! Sanırsınız zücca­ciye dükkanındaki ya da mal pazarındaki malları sayıyor! İnsanların böyle niteleneme­yeceğini bilmiyor!
Biri “kelle” der!
Diğeri “tane” der!

Bu daha ne ki….
Devam edelim İsmail Bey'in açıklamasına:
Şehitlik ruhuna sahip olmayan, tarih duygusu­na sahip olmayan, Çanakka­le'nin duygusunu bilmeyen­ler, ‘Meclis Başkanı ne yaptı biliyor musunuz? Ne yaptı? Kadınları koymadı.' (…) Ruh, duygu, dürüstlük, şahsi­yet, haysiyet lazım. Müthiş bir faaliyet yaptık. Hiç ondan bahsetmek yok; Çanakkale ruhuymuş, Gazi Meclis'miş. (…) Seyit Onbaşı ruhu lazım. Her şeyi neden tutup da siyasi bir taraflara çekiyo­ruz? Neden bütünlüğümüzü sağlayıcı konularda bir arada bulunmuyoruz?”
Ne acı! TBMM Başka­nı İsmail Bey Çanakkale Savaşı'nı hiç bilmiyor!
Şöyle…

Kahraman kadınlarımız

Evet, Çanakkale destanında Seyit Onbaşı ruhu var.
Peki kadın kahramanları­mız yok mu?
TBMM Başkanı İsmail Bey yok sanıyor!
Çanakkale Savaşı'nda gösterdiği kahramanlıktan dolayı TBMM tarafından rütbe verilen Nezahat On­başı adını duymamış…
Çanakkale Savaşı'na Ko­sova'dan sekiz tabur katıldı; gönüllüler arasında sadece erkekler değil, kadınlar da vardı. Zeynep Mido Çavuş, savaşa katılan ve şehit dü­şen Dragaşlılardan biriydi. Demek TBMM Başkanı İsmail Bey Zeynep Mido Çavuş'un adını da duymamış…
Saçlarını sıfıra vurdurup “Ahmet” ismiyle savaşa katı­lan Mücahide Hatice adını da duymamış… Mücahi­de Hatice Hanım Zafer-i Milli gazetesine bakın ne dedi: “İzmir'in Kemalpaşa (Nif) kazasının Ahmetli köyünden Hacı Halilzâdeler'denim. Babam merhum Mehmet Efendi'dir. Çanakkale Anafar­talar 56. fırkada silahımla muharebelere iştirak ettim. Adım Ahmet idi. Benim kadın olduğumu kimse bilmiyor­du. Şarapnel ve kurşun­larla dokuz yerimden yaralandım. Milli muhare­belerimize de gönüllü iştirak ettim…” (20 Mart 1926)
Belli ki TBMM Başkanı İsmail Bey, yüzlerce gönüllü kadının başındaki baş hemşi­re Safiye Hüseyin Elbi adını bile duymamış…
Avusturyalı piyade er J.C.Davies, annesine yazdığı mektupta; keskin nişancı bir Türk kızının pek çok askeri vurduğunu, gün batma­dan kendisinin de bir Avustur­yalı tarafından vurulduğunu yazıyor. 19-21 yaşındaki genç kızın bedeninden, ölü olarak ele geçirildiğinde 51 kurşun çıkardıklarını belirtiyor.
TBMM Başkanı'nın sadece soyadı Kahraman!
Çanakkale Savaşı'ndaki kadın kahramanlarımızı bilmi­yor…

Bugün 100'üncü yılı

TBMM Başkanı İsmail Bey bizlere Çanakkale ruhu­nu öğretmeye kalkışıyor!
Neymiş; “Çanakkale ruhunu bilmeyenler kadınları neden sahneden indirdiğini bilemez­miş!”
Bu sözleri eden kişi sade­ce Seyit Onbaşı ruhundan haberdar.
Ama, oturduğu koltuk tarafından ödüllendirilen Nezahat Onbaşı ruhundan bihaber!

Sonra da akıl veriyor; “tarihi­nizi bilin” diye!
Sanırım bilinci ve ruhu “kadın ruhuna” kapalı; oku­ma yaparken tarih yazan ka­dın kahramanların sayfalarını atlamış!
Erkek egemen bir kül­türün sonucu budur; kadını sahneden indirmek!
Aslında… Mesele, Çanakkale Savaşı'ndaki kadınların olup ol­madığı değil; CIA dayatması Vehhabi/Selefi geleneğinde yetişen kimi politikacıların ka­dına tahammülünün olma­masıdır. Yoksa…
Bu topraklarda Abdülme­cit'in onayıyla 172 yıldır ti­yatro yapılıyor…
Bu topraklarda Abdülaziz'in onayıyla 149 yıldır Türkçe oyun oynanıyor…
Bu topraklarda (tam da bugün) 100 yıldır Türk ka­dınları/Afife Jaleler tiyatro sahnesine çıkıyor…
Bu topraklarda 95 yıl­dır Atatürk'ün teşvikiyle Türk kadınları/ Bedia Muvahhit­ler tiyatro sahnesindeler…
Öyle ki…
Tarih: 9 Mart 1930.
Ankara'ya turneye gelen İstanbul Şehir Tiyatroları sanat­çılarına Atatürk, Gazi Orman Çiftliği Marmara Köşkü'nde yemek daveti verdi. Yemek­ten sonra sanatçılar ayrılırken Atatürk'ün elini öpmek istedi. Bunun üzerine Atatürk tarihi sözünü etti:
“Biz hepimiz milletvekili olabiliriz, bakan olabiliriz, hatta cumhurbaşkanı olabiliriz. Ama hiçbirimiz sanatkar olamayız. Böyle olunca sanatkar el öp­mez, sanatkarın eli öpülür.”
Böyle bir liderimiz var…
Diğer yanda…
Tarih: 18 Mart 2018.
TBMM Başkanı İsmail Bey kadın oyuncuları “Çanakkale ruhunu uymuyor” diye sahne­den indiriyor!
Bakınız…
İsmail Bey kişi olarak tiyat­ro sahnesinde kadın görmek istemeyebilir. Kadınları sade­ce harem'de görmek salt kendini ilgilendirir.
Ve fakat:
TBMM'nin başkanlığı­nı yapan İsmail Kahraman “uyduruk sebeplerle” kadın oyuncuları sahneden indi­remez.
Bu tür tavırları ülkeyi geriyor; Türkiye'nin adını lekeliyor.
Maalesef İsmail Bey, Meclis başkanlığına yakış­mıyor!
TBMM Başkanlığı'nı, MTTB Başkanlığı ile karıştırıyor!

sozcu-banner-1

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more