Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Hayati mesele

27 Haziran 2018

Siz hayatınızda hiç örgüt çalışması yaptınız mı?
Örneğin…
Bırakın ilçe-il başkanı olmayı; veya bura yönetimlerinde görev almayı..
Bırakın delege- belediyelerde meclis üyesi olmayı filan…
Siz hiç mahalle sorumlusu oldunuz mu?
Türkiye'de…
-31 bin 963 mahalle var.
18 bin 229 köy var.
“Seçimi kaybettik” diye dövünenlere (bininci kez yine) sormak istiyorum:
-Partinizin bu 50 bin mahalle ve köyde temsilcisi var mı?
-Siz temsilci misiniz?
Kutsal görevdir ama “politika yapmak” seçimden önce salt sandık görevlisi olmakla sınırlandırılamaz!
Sandığı değil; her mahalle örgütlenmesini yüceltmek lazım…
Sandık sonuçtur; örgüt temel/başlangıç!
Mahalle örgütlenmesinin önemini bilmek için “siyaset bilimci” olmaya gerek yok. Örgütü düzgün bir şekilde geliştirmek, derinleştirmek ve yaygınlaştırmak, kazanmayı hedefleyen her parti yönetiminin birincil görevi olmalı..
Peki, bilincin-aklın zorunlu dayatması örgütlenmeye son yıllarda partiler neden soğuk bakıyor? Teşkilatlanmaya zaman ve enerji niye harcamıyor?
Sistemli-planlı örgütsel çalışma yerine, neden ısrarla popülizme yenik düşüyor?
Muharrem İnce mitinglerinde gördük; heyecanlı ve umutlu milyonlar var. Hep… Bu büyük kitle, -yağmur sularının başıboş denize akması gibi- kendi başına bırakılıp, işlevsiz hale getiriliyor.
Politik enerjiden kaçılıyor; buralardan “kadro” kazanılmaya çalışılmıyor!
Ya teşkilatlanmayı bilmiyorlar çünkü; böyle bir politik yapıdan gelmiyor/ böyle siyasi pratiğe sahip değiller.
Ya da -başka hesapla- partiyi küçültmek, durağanlaştırmak istiyorlar…

1 milyondan 33 bin oy

Berber… Bakkal… Manav… Kahveci…
Ve özellikle de eczacı…
Bunlar; bir mahallede herkese “dokunan” meslekler.
Teşkilatlanmayı bilenler, bu mesleklerden mahalle sorumlusunu seçmeye gayret gösterir!
Devrim gerçekleştirmiş Lenin, “örgütlenmenin tek kelimeyle, her durumda mutlaka ve hayati derecede gerekli” olduğunu söyler.
Heyhat! “Mahalle Komitesi” adını duymadan parti yöneticileri var CHP'nin! Bu nedenle…
Mahalle örgütünden gelmeyen parti bürokratizmi, yerel siyasi çalışmaların önemini kavrayamıyor. Sanıyor ki, medya çalışması yeterli! Ya da ağzı laf yapan popülist aday bulmak kafi!
Bu neye yol açıyor? Bakınız:
Seçimden önce sosyal medyada, “Arkadaşlar Şanlıurfa'da sandık görevlisi arıyoruz” mesajını okuyunca üzüldüm!
CHP'li Mehmet Ali Çelebi,  bu kente -oy vermemeyi göze alan- 500 kişi çağırdı.
Çelebi'nin yaptığı alkışı hak ediyor; ama bu üzücü hal asıl sorunu da gösteriyor!
Şanlıurfa'nın 2 milyon nüfusu ve 1.1 milyon seçmeni var.
CHP “sandık görevlisi ithalatıyla” uğraşıyor; hem de seçime üç gün kala!
Bu sebeple, 1.1 milyon seçmenden ancak 33 bin 741 oy alabiliyor!
Şaşırmayın! Sorsanıza Şanlıurfa'da bunca yıl hangi siyasi çalışmalar yapıldı? Bırakın mahalleyi, ilçede yönetimi yok partinin!
Neyi tartışıyoruz: CHP'nin “teşkilatlardan sorumlu genel başkanlığı” kaldırıldı! (Gerçi, eski teşkilat başkanı da örgüte değil, inşaat ihalelerine zaman ayırıyordu ya neyse!)
-Böyle siyaset yapılmaz.
-Böyle seçim kazanılmaz.
Yakınmayı bırakıp acı gerçekle yüzleşmek lazım.
AKP neden hiç sandık görevlisi aramıyor; çünkü her yerde teşkilatlı!
Sen de yap! Sorumluluk al! Örgütlen!
Sürekli “niye kazanamıyoruz” diye dizini dövme!

Başıboş 11 milyon

CHP…
24 Haziran seçimiyle ortaya çıkan milyonların heyecanını örgütlemek zorunda. Mitinglerin gösterdiği; büyük kitle görev almaya hazır. Yeter ki bu heyecandan parti yönetimi bu kez yararlanmayı bilsin!
Türkiye'yi ilmek ilmek örgütlemek şart; başka türlü seçim başarısı ancak rakibinizin olağanüstü hatasıyla mümkün!
Hiç düşündünüz mü:
Kazanmayacağı belli küçük partiler niye seçime katılır?
Önemli nedenlerden biri, partiye üye/ yeni insan kazandırmaktır!
Sizce CHP, seçimlerden bu amaçla hiç yararlandı mı? Bu soru hiç aklına geldi mi?
Yıllardır pek değişmeyen tavırla 10-11 milyon seçmeni kendi başına bırakıyor. Anca seçimden seçime diyalog kuruyor!
Kafası karışık CHP, ne parti programını/ ideolojisini savunabiliyor; ne de teşkilat kurmayı başarabiliyor.
İşte… Bunun tartışılması lazım; yoksa sittin sene/ sonsuza kadar seçim kazanılamaz!
Biliyorum:
Siyaset, meşakkatli/zor iş.
Bunu becerebilecek insanların politikaya soyunması gerekiyor.
Bunu başarabilecek insanların parti yönetimlerine girmesi gerekiyor.
Bir mahalle temsilcisi görevinin üstesinden geldiğinde partisinin tepesine çıkabileceğini umut edebilmelidir.
Politik mücadele başka türlü kazanılmaz.
Ne yapmalı? Nasıl yapmalı?
Sorusunun yanıtı budur: Türkiye'nin en ücra köşesine kadar örgütlemek şart.
Kurtuluş Savaşı zaferinin kazanılmasının öncelikli sebeplerinden biri de, Mustafa Kemal'in örgütlenmeye verdiği önemdi.
Arkadaşlar!
Ya bu zorlu yoldan yürürsünüz…
Ya da “laf ebeliğini” sürdürüp her seçimde mağlubiyetin bir “sorumlusunu”  bulup rahatlarsınız!

sozcu-banner-1

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more