Sözcü Plus Giriş

Yurt dışı çıkış harcı ve Babacan’ın istifası

Türkiye'nin geldiği durumun son örneği; 2006'da yurtdışı çıkış harcını 15 TL'ye indiren Ali Babacan'ın partisinden istifa ettiği gün AKP yurt dışı çıkış harcının 50 TL'ye çıkarılması için TBMM'ye teklif verdi.

Zeynep GÜRCANLI
15:08 -
Yurt dışı çıkış harcı ve Babacan’ın istifası

CHP’nin Ankara, İstanbul, Antalya, Adana ve Mersin’de Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı açık farkla kazandığı seçimlerin ardından, AKP karıştı. Herkes Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kabine ve parti üst düzey yönetiminde değişikliğe gitmesini beklerken, süpriz partinin “temel taşlarından” birinden geldi; AKP’nin kurucu üyesi olan, AKP iktidarının büyük bölümünde “ekonominin patronu” konumunu üstlenen Ali Babacan partiden istifa etti.
Babacan’ın istifa dilekçesini partisine gönderip, kamuoyuyla paylaştığı gün yaşanan bir başka gelişme ise, AKP’nin içinde bulunduğu çıkmazın somut örneği gibi ortaya çıktı.
Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı olduğu dönemde, 2006 yılında, yurt dışına çıkan Türk vatandaşlarının ödemekle yükümlü olduğu 50 ABD Doları olan yurt dışı çıkış harcını 15 TL’ye indiren kişi Ali Babacan olmuştu.
Ali Babacan’ın AKP’den istifasını verdiği gün de AKP, TBMM’ye gönderdiği bir torba yasa teklifiyle yurt dışı çıkış harcının 50 TL’ye çıkarılmasını istedi.

İLGİLİ HABERSon dakika... Ali Babacan AKP'den istifa ettiSon dakika... Ali Babacan AKP'den istifa etti

EN UZUN SÜRE BAKANLIK YAPAN İSİM BABACAN…

Ali Babacan, AKP’nin 2002’de başlayan iktidarında en uzun süre bakanlık yapan ismi olarak tarihe geçti. Çoğunlukla ekonomi alanında bakanlık ya da Başbakan Yardımcılığı görevinde bulunan Babacan’ın kısa bir süre de Dışişleri Bakanlığı yapmışlığı var. AKP’nin Abdullah Gül tarafından oluşturulan 2002 tarihli ilk kabinesinden, Ahmet Davutoğlu’nun 1 Kasım 2015 seçimlerinin ardından kurduğu kabineye kadar, her hükümette Ali Babacan yer aldı.

AKP’DE KARIŞIKLIK “CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ” İLE BAŞLADI

AKP içindeki karışıklık aslında MHP desteğiyle oluşturulup, 2017’de halk oyuna sunulan cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile başladı. Parlamenter sistem yerine getirilen bu sistemin Türkiye’ye uymayacağını düşünen AKP içindeki isimlerin rahatsızlıkları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kimi zaman ikna için yumuşak söylemleri, kimi zaman da sert çıkışları ile bastırıldı. Ancak bu rahatsızlık hiç ortadan kalkmadı.
Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ise AKP’nin içinden çıkan ilk Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül’ün aday olacağı söylentisi, AKP içindeki bölünmenin “ikinci raundu” gibi görüldü. Ancak Gül’ün adaylık konusu da, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın bir helikopter ile Gül’ün evinin arka bahçesine inip, kendisini aday olmaması konusunda ikna etmesiyle kapandı.
Ancak bu olayın ardından AKP içinde sular hiç durulmadı.
AKP’nin “özgül ağırlık sahibi” Bülent Arınç, Cemil Çiçek gibi isimlerinin alt perdeden dile getirdikleri itirazlar ise, bu isimlerin kurulan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu’na dahil edilmeleri ile kamuoyunda duyulmaz oldu.
Ancak Abdullah Gül ile Ali Babacan ortaklığı ile, diğer yanda Ahmet Davutoğlu’nun kamuoyu önünden uzakta yaptıkları toplantılarda dile getirdikleri eleştiriler Ankara kulislerinde yankılanmaya devam etti.

30 MAYIS’TA SARAY’A ÇIKTI, ERDOĞAN’A AYRILACAĞINI SÖYLEDİ

Ankara kulislerine göre AKP içinden çıkacak iki ayrı hareket var; İlki Ali Babacan önderliğinde, Abdullah Gül desteğiyle oluşan hareket.
Nitekim, AKP’nin kurucu üyesi olan Ali Babacan’ın da 30 Mayıs’ta Saray’a giderek, bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “ayrılacağımı benden duyun” diyerek, istifasını haber verdiği kamuoyuna yansıdı. Bu haberler, ne Saray, ne de Babacan cephesi tarafından hiç yalanlanmadı.
30 Mayıs tarihli bu görüşme ile, Babacan’ın istifa ettiği bugün arasında, 23 Haziran’da yaşanan ikinci İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminde muhalefetin ezici üstünlükle zafer ilan etmesi de, Gül-Babacan hareketini hızlandırdı. Kulislerde “Eylül ayında düğmeye basılacak” söylentileri, 23 Haziran sonrasında “temmuz ayında ilk hareket başlayacak” olarak değişti. Nitekim Babacan da 8 Temmuz’da AKP’den istifa ederek, yeni hareket için ilk somut adımı atmış oldu.

DAVUTOĞLU CEPHESİNİN BABACAN İLE İLGİSİ YOK

AKP içinde, yurt içinde çeşitli toplantı, yemek ve mitinglerle varlığını ve mevcut yönetiminin bazı uygulamalarına itirazını yükselten eski Başbakanlardan Ahmet Davutoğlu’nun hareketinin, Babacan-Gül ile hiçbir bağlantısı olmadığı da konuşuluyor. Hatta kulislerde, Davutoğlu’nun hareketinin Babacan-Gül hareketini zayıflatma ihtimaline karşılık, bizzat Saray tarafından da desteklendiği bilgisi yayılmaya başlandı.

PARTİLEŞECEK Mİ?

Cumhurbaşkanlığı görevinin sona ermesinin ardından, kurucusu olduğu AKP’ye geri dönmeyen eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise, mevcut sistemden duyduğu rahatsızlığı 23 Haziran günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için oy kullanırken CHP’nin “herşey güzel olacak” seçim sloganına atıfla “inşallah herşey güzel olur” cümlesini kullanarak dile getirdi.
Babacan’ın lideri olması beklenen, Gül’ün ise desteklediği bilinen hareketin, partileşip partileşmeyeceği, ya da ne zaman resmi bir siyasi parti haline geleceği ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.

Son güncelleme: android-time 15:12 08.07.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more