Venezuela’dan bir yar gelir bizlere…

Venezuela kaynıyor. İç savaş çıktı çıkacak. Amerika ve Avrupa muhalefeti, Türkiye, Rusya ve Çin'in başını çektiği ülkeler mevcut Başkan Maduro'yu destekliyor.
“Ülkelerin dostları yoktur, çıkarları vardır” düsturuyla Çin, Venezuela'dan her gün 500 bin varil petrol alıyor. Rusya kallavi miktarda silah satıyor. Ya Türkiye?

★★★

Tartışılan konu Türkiye'nin Venezuela'da Başkan Maduro'yu desteklemesi… Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kendisini arayarak “Maduro kardeşim! Dik dur, yanındayız” demesi…
Maduro'nun da Türkiye'yi sevdiği aşikâr… Diriliş Ertuğrul izliyor. Arada bir buraya geliyor. Nusret'te et yiyor. Sık sık Türkiye'ye heyet yolluyor.

★★★

Maduro, ülkesinden çıkan altınlarını sertifikalandırmak için Türkiye'ye gönderiyor. Altınlar işlem gördükten sonra Venezuela'ya geri dönüyor. Belki de bir kısmı burada kalıyor. Kim bilir?
İyi de, Venezuela nasıl düştü bu sefalete? Maduro gider Taduro gelir. Sistem yanlışsa sefalet kaçınılmaz gelecektir.

★★★

Venezuela, dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi. Ülke son 15 yılda sadece petrolden 1 trilyon dolardan fazla gelir elde etti. Kötü yönetim, berbat politikalar parayı eritti. Halk bunu fark ettiğinde artık Venezuela için çok geçti!
Önce Chavez… Ruhunu teslim edince de ekibinden Maduro başa geçti. Başkanlık sistemi diktatörlüğe çevrildi. Seçimleri kaybetti, kabul etmedi. “Bunu bana kim yaptı?” sorusuydu tek derdi.

★★★

Çin'den ileride üreteceği petroller için 50 milyar dolar peşin para aldı. Ülkenin geleceğini de yaktı. Bizim Varlık Fonu tarzında bir fon kuruldu.
Hiçbir şeffaflığı olmayan fon, ülkenin milyarlarca dolarlık gelirinin nasıl harcanacağının tek belirleyicisi oldu. Tek bir imza ile milyarlarca dolar uçtu.

★★★

Adamlar yol yaptı! Para, köprü, hastane, konut gibi seçmenleri etkileyecek büyük inşaat harcamalarına gitti. Milyonlarca kişiye ev dağıttı. Yandaşlarını da unutmadı. Hesaplarına servet aktardı.
Petrolü bol olunca benzini neredeyse bedavaya sattı. Seçimlerden önce binlerce ton bedava gıda kolisi dağıttı. Bulduğu her kuruşu hesapsızca harcadı.

★★★

Fiyat etiketleri zabıta baskısıyla bir süre yoksullara uygun bir düzeyde kaldı. Tabii ki bu bir seraptı. Raflarda hükümetin belirlediği düşük fiyat etiketleri yer aldı, ama malların kendisi kayboldu.
Çiftçi ürün yetiştirmiyor. Sanayici mal üretmiyor. İğneden ipliğe her şey ithal ediliyor. Halk sefalet içinde, çöpten yemek topluyor. Elektrik yok. Su yok. Ülke, ölçülemeyen enflasyonuyla felaketin eşiğinde… Adalet ve demokrasi eski bir hikaye…

★★★

Venezuela halkı son bir yılda ortalama 11 kilo verdi. Dört milyon insan ülkeden kaçtı. Üniversite profesörleri, Amerika'da hamburgercide iş bulunca kendini şanslı saydı.
Görünüşe bakılırsa Maduro'nun kalması Türkiye'nin lehine… Lakin ülkenin ekonomide yaşadıkları ders niteliğinde… Venezuela bana bir ülkeyi hatırlatıyor. Dilimin ucunda ama adı bir türlü aklıma gelmiyor!