Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Rızanın İmalatı

9 Nisan 2019

Noam Chomsky ile Edwars S. Herman, yoğun propaganda aracına dönüşen medya üzerine çığır açmış bir kitap yazdılar: “Rızanın İmalatı.
“Arka bahçesindeki” ülkelerde ABD'nin seçimleri medya aracılığıyla nasıl yönlendirdiğini gözler önüne serdiler; halkın nasıl razı edildiğini detaylarıyla yazdılar.
Muhaliflerin cezaevine atıldığı, tüm partilerin kapatıldığı, yöneticilerinin yasaklı hale getirildiği ve yeni kurulan kimi partilere bile izin verilmediği Türkiye'deki 6 Kasım 1983 tarihinde yapılan genel seçimi ABD medyasının nasıl “demokrasi” diye kutsadığını da ele aldılar.
Bugün de…
Yandaş medya; kamuoyuna İstanbul seçimlerinde “şaibe” var algısını yutturmaya çalışıyor. Yalanlarına halkı razı etmek için on gündür neler yapıyor neler!
Örneğin…
Yandaş medyanın kaleminde ve AKP sözcüsünün dilinde hep aynı cümle var:
“Telaşınız niye?”
Yani, “bırakın geçersiz oylar sayılsın” diyorlar. Buna karşı çıkan yok ki! Zaten sayıldı bitti; kazanan İmamoğlu!
Fakat bu yetmiyor. “Banane banane şu da olsun, bu da dolsun” gibi çocukça tavır içinde, Yüksek Seçim Kurulu'nu oyalıyorlar!
Diğer yanda, “telaşlı” denen İmamoğlu ise ısrarla, “Yüksek Seçim Kurulu'na güveniyorum” diyor. Kim telaşlı?
İmamoğlu'nun yerine alıştığımız muhalif bir politikacı olsaydı şu tavrı gösterirdi:

Seçim müdürlerine bak

İmamoğlu çıkıp…
“Seçimlerde tarafsız olması gereken YSK Rize İl Seçim Müdürü Mehmet Akif Alın'ın 2 Mart günü yapılan AKP mitinginde ne işi var?” diye soramaz mıydı?
Yetmezmiş gibi; Seçim İl Müdürü Alın mitingte fotoğraf çektirip paylaştı! İmamoğlu eline miting fotoğraflarını alıp diyemez miydi…
“Ben bu Yüksek Seçim Kurulu'na güvenmiyorum!”
Ama demedi. Kurumu yıpratmadı… (Aksi durumu düşünemiyorum; AKP seçimi iptal ettirirdi!)
Üstelik…
Sadece Rize YSK  değil…
Malatya YSK İl Seçim Müdürü Gürsel Dursun…
Facebook paylaşımında anayasa değişikliği referandumunda “evet” oyu vereceğini açıklarken, Kemal Kılıçdaroğlu'nu işaret ederek, “Evet, Kılıçdaroğlu'nun başı için” ifadesine yer verdi.
Bunlar mı tarafsız?
Bunlar alenen partizanlık yapmıyor mu?
İmamoğlu çıkıp sert ifadelerle, bu ve benzeri YSK görevlilerini gösterip politik iklimi sertleştiremez miydi?
-“Bu YSK'ya güvenmiyorum” diyemez miydi? Yapmadı. Çünkü…
İmamoğlu kutuplaştırmayı bitirmeye ve herkesi birleştirmeye çabalıyor. Devletin, Yüksek Seçim Kurulu gibi kurumları üzerine gölge düşsün istemiyor.
Türkiye bu derece sert politik süreci yumuşak geçiriyorsa bunda İmamoğlu'nun büyük katkısı var.
Israrla altını çiziyorum:
-İmamoğlu sadece İstanbul için değil, Türkiye için de şanstır.
-İmamoğlu sadece CHP için değil, AKP için de şanstır.
Rıza imalatçısı” üç-beş yandaş medya mensubu ülkeyi değil, sadece çıkarını düşünüyor maalesef…

Umut edelim

“Bizim Mahalle”de farklı sesler yok mu?
-“Erdoğan İstanbul'u vermez…”
İmamoğlu'nu eleştiriyorlar; neden sert muhalefet yapmadığı için!
Kavgadan beslenenler barış istemiyor!
Oysa İmamoğlu…
Seçimi meşrulaştırmak için çabalıyor. Başta ABD medyası olmak üzere seçimi manipüle etmek, Erdoğan'ı “sandık kararlarına uymayan diktatör” göstermek isteyenlerin oyununu bozuyor. Dış medyaya verdiği her röportajda, Erdoğan ile iyi bir ikili olacaklarını belirtiyor. Sorunsuz koltuk değişimiyle kutuplaşmanın son bulacağını söylüyor.
Ancak. İkbal beklentili yandaş medya, ABD'nin isteklerine uygun davranıp seçimleri itibarsızlaştırmaya çabalıyor! Ah bu kafasızlık…
Bir haftadır yazıyorum:
Türkiye'nin dış dünyada güven sorunu var.
Bir de siyasi kriz çıkarmayın.
Eğer İstanbul seçimine gölge düşürüp, çifte standarttan vazgeçmezseniz ekonomik kriz hepimizi boğar.
Duygusal değil aklımızla düşünüp gelecek perspektifine odaklanmalıyız. Günübirlik siyaset bu ülkenin baş belasıdır.
Bir seçim nedir ki; Erdoğan 1989'da belediye başkanlığı ve 1991'de milletvekilliği seçimini kaybetti. Sonra tüm seçimleri kazanarak cumhurbaşkanı oldu. Bu nedenle…
“Erdoğan İstanbul'u vermek istemiyor” sözlerine inanmak istemiyorum! Erdoğan'ın seçim konusunda olgun davranacağını düşünmek istiyorum…
Benzeri yazılarıma kimi okur, “göreceksin İstanbul'u vermeyecek” diye mail atıyor. İyi de kardeşim diğer türlü sert yazıların ülkeye yararı var mı?
Umut edelim: Erdoğan, seçimi engelleme entrikalarını elinin tersiyle itekler; İmamoğlu ile iyi bir ikili oluşturur.
Bu Türkiye'nin menfaatine olur…

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more