Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Uyarmadı demeyin

27 Şubat 2019

Kim ne derse desin…
Asker, polis, savcı, hakim ve kuşkusuz Erdoğan, FETÖ'ye karşı zorlu mücadele veriyor.
Her sabah FETÖ elemanlarına karşı yapılan operasyonlarla güne başlıyoruz.
FETÖ öyle bir “paralel devlet” kurmuş ki, kazı kazı bitmiyor!
Türkiye bu kez sahiden bağırsaklarını temizliyor.
Bu meselenin adli/hukuku boyutu…
Peki…
FETÖ'nün “düşüncel çerçevesine” – “fikri çözeltisine” karşı savaşım veriliyor mu?
– FETÖ gibi örgütlenen…
– FETÖ gibi parasal kaynaklar peşinde koşan…
– FETÖ gibi iktidar olmak isteyen…
Yani sözde değil, özde FETÖ'ye benzeyen…
Başka dini tarikatlar- cemaatler yok mu? Var.
Ama iktidar başına gelmeden anlayamıyor!
Çünkü:
Atatürk'ün 1925 yılında, tekke ve zaviyeleri neden kapattığını hâlâ kavrayabilmiş değiller!
“Ne ilgisi var” demeyiniz! İktisadi değil, kültür temelli tartışmalar aldatıcı oluyor: “Batı hayranlığı”- “din düşmanlığı” gibi gerçek olmayan önermeler kandırılmanıza sebep oluyor.
Tarihle yüzleşmelisiniz:
Atatürk döneminde…
1924 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur.
1924 yılında 29 İmam Hatip Okulu açılmıştır.
Hepsi milli bir arayışın; dini, yobazlıktan kurtarmanın sonucuydu.
Konuyu açayım.
Örneğin… Cumhuriyet, 600 yıl sonra Şeyhülislam kurumunu neden kapattı?

Din devrimcidir

Şunu yazdım:
“Osmanlı'yı din geriletmiştir” sözü yanlıştır. İslam'ı gericilik kaynağı olarak ele alırsak kendi tarihi mirasımızla aramıza kopukluk sokarız.
Osmanlı toplumu İslam yüzünden geri kalmamıştır; Osmanlı toplumunu geri bırakan unsurlar, aynı ortam içinde dini de geri bırakmıştır!
Eğer dini, gericilik nedeni olarak görürsek Farabi'leri İbn-i Sina'ları, El Kindi'leri, İbn-i Rüşd'leri nasıl değerlendireceğiz?
Din, tarih sahnesine hep devrimci kimliğiyle çıkar! Onu sonradan gericileştiren yaşadığı dönemin ekonomi- politiğidir…
Bakın:
Osmanlı, işleyiş bakımından -İslam coğrafyasında ve tarihinde olmayan- kendine özgü dinsel kurumu 1424 yılında kurdu: Şeyhülislamlık.
Osmanlı ilk dönemi Şeyhülislamları, ne devlet işlerine karıştı; ne de devleti işlerine karıştırdı.
Bu durum 100 yıl sürdü! Ki Osmanlı'nın en parlak dönemidir.
Sonra…
Osmanlı; geriledikçe dini de geriletti, dini ve Şeyhülislamlık kurumunu kullanmaya başladı. Şeyhülislamlık devlet kapısına bağlandı. Bunu “başaran” da -kimi çevrelerin pek övdüğü- Ebussuud oldu! İslam'ı, siyasallaştırdı…
Ve zamanla Şeyhülislamlık…
– Osmanlı'daki bazı -özellikle dönme- ailelerin kontrolüne geçti. (“Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı: EFENDİ 2” kitabımda yazdım.)
– Şeyhülislamlık, 19'uncu yüzyıldan itibaren devletin küçük memuriyetine/ “fetvahaneye” dönüştürüldü.
– İktidar/saray “memurluğunu”, emperyalizme karşı yurdu savunan Mustafa Kemallere idam fetvası vermeye kadar vardırdı! Çünkü zaten Şeyhülislam kurumu -ilk 100 yıl haricinde- 500 yıldır çürümeye terk edilmişti.
Peki ya tarikatlar-cemaatler?
Bu oluşumları yaşadıkları dönemin “siyasi-ekonomik ikliminden” bağımsız düşünemezsiniz.
Yine örnek vereyim:

Atatürk'ün çıkardığı ders

II. Mahmut…
Yeniçeriler ile birlikte Bektaşi tekkelerini de yıktı; dağıtmadıklarının başına Nakşibendi getirdi!
II. Mahmut ayrıcaşunu yaptı: Merkezi iktidarı güçlendirmek için 1826'da Evkaf-ı Hümayun Nezareti kurup, vakıf gelirlerini hazinede toplatıp, devlet için kullanmaya başladı.
Bu değişim/reform, sadece Şeyhülislam kurumuna değil, tarikat-cemaat gelirlerine de büyük darbe vurdu. Devletin bu yapılara verdiği ekonomik kaynaklar kurudu.
Parasız-güçsüz kalan dinci yapılar devlete düşman kesildi! Ve…Osmanlı'nın son 100 yıllık tarihine baktığınızda.1876'da Abdülaziz'e yapılan “ilerici” darbeden, 1909'da  İttihat Terakki'ye yapılan “gerici” darbeye kadar hepsinde rol oynadılar.
Meselenin özü budur; para, makam, ayrıcalık kesilince “dinci ayaklanma” başlar!
Tarikatları-cemaatleri politika üstü görmek büyük hatadır. FETÖ tek değildir; dünden bugüne vakti gelince harekete geçen benzeri dinci yapılar hep olmuştur.
Cumhuriyet, Şeyhülislamlığı kapatması ve tarikatlar-cemaatler ile devletin ilişkisini koparmasının sebebi işte bu tarihi tecrübedir.
Laiklik, yüzlerce yıllık deneyim sonucu Cumhuriyet'in temel direklerinden oldu.
Demem o ki:
Devlet/iktidar siyasal rant için, ne Diyanet İşleri Başkanlığı, ne de tarikat-cemaat işlerine karışmalıdır. Fakat…
İktidar ısrarla meseleyi bütün görmüyor; tarihimizde FETÖ sanki tek dinci darbe!
Bu “körlük” sebebiyle iktidar, FETÖ ile mücadele ederken, benzeri dini yapılara para-makam yağdırıyor. Bakanlıkları bile bölüştürüyor:
– İçişleri Bakanlığı bilmem şu cemaate…
– Sağlık Bakanlığı bilmem şu tarikata…
Bugün onca yobaz söylem ve eylem gücünü kimden alıyor? Diyanet'i iktidarın emrine kim soktu?
“Osmanlı” diyorlar, Osmanlı'dan ders almıyorlar! Ders çıkaran sadece Atatürk oldu.
– FETÖ gibi- dini kendi kafasına göre yorumlayanlar, dün olduğu gibi yarın da Türkiye'ye büyük zarar verecektir. Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi bize bunu haykırıyor:
Asıl mesele, benzer FETÖ fikriyatlarıyla mücadeledir…

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more