Babacan, Erdoğan’a ettiği yemini hatırlatıp sert eleştiride bulundu

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis'te ettiği yemini hatırlatan DEVA Partisi lideri Babacan, "Sayın Cumhurbaşkanı bu andı okuyarak görevine başladı. Bir ülkenin sisteminde devlet başkanının tarafsızlığı çok önemlidir ve biz o maddeyi değiştirmedik. Ama seçilen cumhurbaşkanı, aynı zamanda hemen bir sonraki kongreyle partinin genel başkanı seçilince şimdi nasıl tarafsız olacak?" dedi.

Babacan, Erdoğan’a ettiği yemini hatırlatıp sert eleştiride bulundu

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Malatya  İl Başkanlığının 1. Olağan İl Kongresine katıldı. Kongrede yaptığı konuşmada AKP'yi eleştire Babacan şunları söyledi;

”Şu anda iktidarda olan parti 28 Şubat mağdurları adına yola koyularak geniş bir toplum kesiminin desteğini aldı. Peki, Türkiye genelinde o gün destek verenlerin, 28 Şubat'ın iklimini en sert şekilde yaşayan şehirlerimizden biri olan Malatya'nın, gerçekte istediği Türkiye bugünkü Türkiye miydi?

*Acaba 28 Şubat'ta hor görülen kesimler nasıl bir ülke hayal etmişlerdi? Aydınların fikirleri yüzünden hapis yattığı, muhalefetin her görüldüğü yerde ezildiği, tek bir sesin bütün sesleri bastırdığı bir ülke mi hayal etmişlerdi?

*Devran dönsün ve aynı adaletsizlikler bu defa başkaları tarafından yaşansın mı istemişlerdi? Hayır. Bu değildi istedikleri. Bugünkü iktidar partisi, 28 Şubat sürecinden sonra, içinden geldikleri kesimlerin ezilmesine itiraz olarak ortaya çıkan bir partiydi.

*O gün bu siyasi partiye destek verenlerin büyük çoğunluğu bugün derin bir hayal kırıklığı içinde. “Biz böyle olmasını istememiştik” diyorlar. “Bize yapılan haksızlıkları başkalarına yapmak için iktidar olmadık” diyorlar. “Bu yapılanlar bizim ahlakımıza, inancımıza, örfümüze, adetimize uymaz” diyorlar.

*Öte yandan, büyük çoğunluk henüz yüksek sesle söyleyemiyor bunları. Ama biliyorum ki, o adaletli insanlar aile meclislerinde, mahalle kahvelerinde, komşularıyla baş başa verdiklerinde bunları konuşuyorlar.

“TANITIM ÇALIŞMALARI İPTAL EDİLİYOR”

Malatya İl Başkanlığı kongresinin tanıtımlarının çeşitli bahanelerle engellendiğini belirten Babacan konuşmasının devamında şunları söyledi;

*Kongremizi duyurmak için kongremizle ilgili tanıtım materyalleri hazırladılar. Bilboardlar için, farklı yerlerdeki LED ekranlar için sözleşmeler yaptılar. Yarın şu anda iktidarda olan partinin kongresi var.

*Bizim kongre duyurularımızla ilgili hazırladığımız pek çok materyal indirildi, söküldü. Anons çalışmaları yapılıyordu. Bu gürültü kirliliği diyerek engellediler. İktidar partisinin araçları daha da yüksek sesle her türlü çalışmayı yaptı, onlara karışan yok.

*Bizim mütevazı bütçelerle yaptığımız tanıtım çalışmaları nasıl son dakikada iptal ediliyor? Malatya'nın sokaklarını, caddelerini hep beraber gördük. Nasıl oluyor? Fark, bir cumhurbaşkanının aynı zamanda bir partinin genel başkanı olması.

“BU SİSTEMİN HIZLA DEĞİŞMESİ LAZIM”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Ssitemini eleştiren Babacan sistemin hızla değişmesi gerektiğini belirterek şunları kaydetti;

*Biliyorsunuz, 2017 Anayasa değişikliği yaptık. Seçilen cumhurbaşkanının partisiyle ilişki kesilirdi. O madde çıkarıldı. Ama yemin maddesi değişmedi. Cumhurbaşkanının yemin maddesinin son bölümünü okuyayım: “Üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma, büyük Türk milleti ve tarih huzurunda namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

*Bu madde duruyor. Sayın Cumhurbaşkanı bu andı okuyarak görevine başladı. Bir ülkenin sisteminde devlet başkanının tarafsızlığı çok önemlidir ve biz o maddeyi değiştirmedik. Ama seçilen cumhurbaşkanı, aynı zamanda hemen bir sonraki kongreyle partinin genel başkanı seçilince şimdi nasıl tarafsız olacak?

*Malatya'da bizim pankartlarımızı indirenler, bilboardlarımızı sökenler, LED yayınları durduranlar kimden güç alıyor da yapıyor bunu? Hukuk devletinde böyle bir şey olur mu?

*Biz de bu ülkenin anayasasına, siyasi partiler yasasına göre kurulmuş bir siyasi partiyiz. Bu ülkede bir sözleşme hukuku varsa onun normalde çiğnenememesi lazım. Bu sistem baştan sona son derece yanlış bir sistem oldu. Bu sistemin hızla değişmesi lazım.

“ALEVİ VATANDAŞLAR İÇİN GEREKLİ ADIMLARI ATACAĞIZ”

“Bugün çok partili ve çok sesli demokratik hayatımızı tek sesli hale getirmeye çalışan bir yönetimle karşı karşıyayız” diyen Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü;

*Bu anlayış yüzünden toplum parçalara bölündü, kutuplaştırıldı. Biz DEVA Partisi olarak, Türkiye'yi yeniden birleştirmek istiyoruz. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşıyız. Bunun refahını hep birlikte yaşamalıyız.

*Biz insanların inançlarının gereğini korkusuzca ve huzurla yaşayabilecekleri özgür bir ortamı oluşturacağız. Biz vatandaşlarımızın inanç, kültür ve referans ekseninde hak ve özgürlük taleplerini adalet temelinde karşılayacağız.

*Biz, ötekileştirme hissi doğuran tüm uygulamalara son vereceğiz. Bu kapsamda, Alevi vatandaşlarımızın başta Cem Evlerine ilişkin talepleri olmak üzere inanç, düşünce ve davranış temelinde birikmiş sorunlarının çözümü için gerekli her türlü adımı atacağız.

*Biz tüm din ve inanç gruplarının kamusal görünürlüklerinin önündeki tüm kanuni ve idari engelleri ortadan kaldıracağız. Sözlerimin tam bu noktasında 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ı burada kendi memleketinde saygıyla anmak istiyorum.

*Bugün, Özal gibi birleştirici, Özal gibi tüm kimliklerin özgürlüğünü savunan, halkımızın ekonomik refahını önceleyen bir siyasete ihtiyacımız var. DEVA Partisi işte bu yüzden var.

“BÜTÇE AÇIĞI TARİHİN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE”

AKP'nin ekonomi politikasını eleştiren Babacan konuşmasına şöyle devam etti;

*Türkiye ekonomisi son yirmi yılın en kötü seviyesinde. Günbegün fakirleşiyoruz. Günbegün cebimizdeki para değer kaybediyor. Ülkemizdeki yoksulluk tarihin rekor seviyesinde. Gelir uçurumu büyüdü, büyümeye de devam ediyor. Hayat pahalılığı can yakıyor, can alıyor.

*Asgari ücret, sefalet ücretine dönmüş durumda. Açıkladıkları son ekonomik programla fakirleştiğimizi zaten kendileri ilan ettiler. Evet, fakirleşiyoruz. Ben ve arkadaşlarım yönetimdeyken kişi başına milli gelirimiz 12 bin 594 dolar iken şimdi 8 bin 381 dolara düşeceği açıklandı.

*Merkez Bankası'nda yıllardır biriktirilen tam 120 Milyar dolar dövizi bir inat uğruna yaktılar. İsraf ve yanlış yönetim sonucu hükûmetin bütçe açığı tarihin en yüksek seviyesinde!

*Ben ve arkadaşlarım ekonomi yönetimini bıraktığımızda, 2015 yılında, 24 milyar TL olan bütçe açığı, 2020 yılında tam on katına çıkarak 239 milyar TL olacağını açıkladılar. 10 katı 10!

*Bitmedi, 2023 yılına kadar da bunun azalmayacağını açıkladılar. Açıkladıkları programla Türkiye'nin yeniden borç faiz sarmalına geri döndüğü de tescil edilmiştir. Bütçeden yapılan faiz ödemeleri benim ayrıldığım yıl 53 milyar TL idi. Bu yılki faiz ödemesi 137 milyar olarak ilan edildi.

*Gelecek yıl ise bu rakamın tam 179 milyara çıkacağı açıklandı. Arkadaşlar, fakirleşiyoruz. Bunun tek bir nedeni var, öyle dış güçler iç güçler falan değil: Kötü yönetim! Ama artık yeter.

TÜRK MALLARINA BOYKOTU HATIRLATTI

Türkiye'nin gereksiz polemik ve kavgaların içine sokulduğunu belirten Babacan, şu ifadeleri kullandı;

*Ne zaman içeride işleri zora düşse, gidip başka ülke liderleriyle kavgaya tutuştular. Çoğu zaman da ülkemizin çıkarları için de değil, içeride halka hesap vermemek için, yapay gündem oluşturmak için bunu yaptılar.

*Eskiden Türkiye arabuluculuk yapardı, hakemlik yapardı. Sözümüzün gücü vardı. Ama şimdi bunu kaybettik. Artık güvenilen değil şüphe duyulan bir ülke olduk. Doğu Akdeniz'de tamamen yalnızlaştık. Haklı olduğumuz konularda bile hakkımızı savunamaz olduk.

*Son zamanlarda bazı körfez ülkelerinde başlayan Türk ürünleri boykotu maalesef tüm Arap dünyasına yayılma eğilimi gösteriyor. Bu ciddi duruma bile hükûmetin tepkisi “gülüp geçiyoruz“ şeklinde oldu.

*Oysa ortada gülüp geçilecek bir durum yok. Malatyalı sanayicimiz, ihracatçımız gülüp geçemiyor. Dolar kuruna bakma, hasta sayısını görmezden gel, ambargolara gül geç. Onlar gülüyor da yatırımcı kan ağlıyor. Farkında değiller.

Ülkeyle bağları tamamen koptu, vatandaşın gerçek derdi ne, ekonomik durumu nasıl farkında değiller. Biz dış politikadaki bu yanlışlara son vereceğiz. Sözümüzü gücünü artıracağız. Kavgadan beslenmeyeceğiz. Konuştuğumuzda tüm dünya Türkiye'nin sözüne kulak kabartacak.

Bahçeli'nin 'siyasi fosil' çıkışına Ali Babacan'dan sert yanıt İlginizi Çekebilir Bahçeli'nin 'siyasi fosil' çıkışına Ali Babacan'dan sert yanıt