Sözcü Plus Giriş

Bahçeli bir kez daha ‘TTB kapatılsın’ dedi

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Türk Tabipleri Birliği kapatılsın sözlerini yineledi. "Bizim derdimiz TTB'ye yuvalanmış bir avuç Türkiye düşmanlarıdır" diyen Bahçeli "Bu nedenle TTB kapatılsın diyorum" ifadelerini kullandı.

Güncellenme: 13:04, 06/10/2020

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 27'nci dönem 4'üncü yasama yılı açılışı 1 Ekimde yapılan TBMM’de düzenlenen grup toplantısında partililerine sesleniyor.

Geçtiğimiz günlerde Türk Tabibleri Birliği’nin (TTB) kapatılması yönünde yaptığı çağrısı büyük tepki toplayan MHP lideri Bahçeli, bu çağrısını grup toplantısında da tekrar etti.

“TÜRKİYE BU BADİREYİ EN AZ HASARLA ATLATACAKTIR”

Bahçeli’nin açıklamalarından satır başları:

* İnsanlık çok tehlikeli bir musibetin tahribatı altındadır. Bu musibet insandan insana bulaşan virüstür. Corona virüsü salgını, hayatın akışkanlığını bozmakla birlikte, siyasetten ekonomiye, sanattan spora pek çok alanda olumsuz tesirlerini göstermektedir.

* Bugüne kadar hiç tecrübe edilmeyen ağır bir yük insanlığın omuzlarındadır. Vahim hastalığın nerede ve ne zaman bir bedene tutunacağı belirsizliği devam etmektedir. Bize düşen telaşa kapılmamaktır.

* Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulumuzun tavsiye ettiği kurallara riayet etmektir. Hiçbir insanımızın hayatı riske atılmamalıdır. Dünya tarifi ve tanımı muhtevalı bir şekilde yapılamamış bir seyrü seferin içindedir. Ne getirip ne götüreceğini ön görmek mümkün değildir.

* Türkiye bu badireyi en az hasarla, en az kayıpla atlatacaktır. Bugüne kadar yapılanlar, bundan sonrası için güven vermektedir. Bilim Kurulumuz bazı çatlak seslere rağmen meseleye hakimdir.

“MÜFTERİ KORUSU, YALAN MAKİNESİ”

* Doktorlarımıza, hemşirelerimize ve sağlık çalışanlarımıza çok şey borçluyuz. Kardeşlerimizin haklarını ödememiz mümkün değildir. Doktorlarımızı incitecek, morallerini zayıflatacak bir niyetin kafamızda belirmesi bile söz konusu değildir.

* Sağlık Bakanlığı’nın verileri üzerinden şüphe oluşturmaya çalışanlar müfteri korosu, yalan makinesidir. Bizim derdimiz TTB’ye yuvalanmış bir avuç Türkiye düşmanlarıdır. Bu nedenle TTB kapatılsın diyorum. Hiç kimse öküz altında buzağı aramasın.

* CHP Genel Başkanı ve sivri zekalı CHP’li yöneticiler iftira kapılarını başka yerde açsın. TTB’ye kimin seçildiğini nihayetinde herkes görmüştür.

* Hükümet başarılı bir şekilde korona ile mücadele ederken, gerçekleri çarpıtanlara göz yumamaz, hareketsiz kalamazdık.

* Attığımız bir taşla aynı dalda tüneyen birden fazla kuş havalanmıştır. Kılıçdaroğlu’na tavsiyem, en iyi yaptığı işte ustalaşması, yeni bir deste alarak zilletin diğer ortaklarıyla oturmalarıdır. Bizim kağıda, küreğe ayıracak vaktimiz yoktur. Kılıçdaroğlu'nu ciddi bir siyaset adamı olmaya davet ediyorum. Eğer güldürü işine soyunmak istiyorsa durmasın ilerlesin.

* İnsan sevgisi Allah’ın bir lütfudur. İnsanımızın canına, insanımızın haysiyetine kasteden, nefret saçan, milletimizin gelecek özlemlerine takoz koyan kim varsa bizimle karşı karşıya gelmesi mukadderdir.

NE OLMUŞTU?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından Türk Tabipleri Birliği'nin insan ve toplum sağlığı hakkında asılsız şaibe ve şüpheleri körüklediğini iddia ederek “Adında Türk bulunan Tabipleri Birliği derhal ve gecikmeksizin kapatılmalıdır. Yöneticileriyle ilgili adli işlem yapılmalıdır” çağrısında bulunmuştu. Bahçeli'nin açıklamasına Türk Tabipler Birliği üyelerinden, CHP ve İYİ Partili isimlerden tepki gelmişti. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Sinan Adıyaman'ı arayarak desteklerini iletmişlerdi.

 

“ERİVAN YÖNETİMİ MAŞADIR”

Karabağ’da akan gözyaşı bizim göz pınarlarımızından süzülen kahırdır. Soydaşlarımızın derdi derdimiz, zaferi zaferimizdir. Terör devleti olan Ermenistan yalnızca Azerbaycan’a değil, Türkiye’ye de saldırmıştır.

Biz iki devlet olsak da aynı bayrak altında toplanır, ne kadar zalim varsa hepsine karşı aynı sipere gireriz. Ermenistan, katil bir devlettir. Türk devletini düşman olarak bellemiştir. Erivan yönetimi maşadır, emperyalizmin yılanbaşlı kuklasıdır.

Minsk Grubu, Dağlık Karabağ’ın durumunu çözümsüzlüğe havale etmiştir. Bu oluşum yıllardır mesafe alamamıştır. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Ermensitan’ın yaptığı saldırıların bir yenisi vuku bulmuştur.

Paşinyan isimli Soros uşağı kışkırtılıyor. Siyasi rekabete müdahil olan dış güçler, Ermenistan’ı cinayet devriyesine çıkarmıştır. Çaresiz kalıp paçası tutuşan Ermenistan’ın Gence’ye saldırması, masumları hedef alması insanlık suçudur, şerefsizliktir.

“NAHÇIVAN’IN AZERBAYCAN’A KATILMASI ZORUNLULUKTUR”

Ermenistan’ın kime mesaj verdiği, kime kılıç salladığı bellidir. Azerbaycan’ın bundan sonra işgal edilen toprakların azatlığı temin edilmeden durması mümkün değildir. Dağlık Karabağ’daki Cebrail kentinin işgalden kurtarılması muzaffer günlerin habercisidir. Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a geçmesi için duacıyz.

Nahçivan’ın Azerbaycan’a katılması ön koşulsuz zorunluluktur. Nahçivan’ın kaderi Bakü’dür. Aksi takdirde Ermeni çeteleri buraya da üşüşecektir. Ermenistan’ın silahlı çeteleri ya Dağlık Karabağ’dan çekilecektir, ya ezilecektir.

“ATEŞKES ÇAĞRILARI BOŞUNADIR”

Ermenileri koruyan, icazetli ve ipotekli Minsk Grubu iflas etmiştir. Çatışma bölgelerinde bozgun yaşayan Ermenistan, İran sınırından sokulan PKK/YPG’li teröristleri de yanına alarak mazlumlara ölüm yağdırmaktadır.

Bunun bedeli, terör devleti Ermenistan’a ödettirilecektir. Çözümün tek yolu Ermenistan’ın işgal ettiği topraklardan çekilmesidir. BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere ülkelerin yaptıkları ateşkes çağrıları boşunadır.

Macron’un Suriye’den 300 cihatçının getirilmesi şizofrenik bir yalandır. NATO’yu göreve davet ederek, Türkiye’den izahat istemesi küstahlıktır. Türk milletinin hiç kimseye ihtiyacı yoktur.

TÜRKİYE’NİN ETRAFI ABLUKAYA ALINMIŞTIR

* Türkiye'nin etrafı husumet ablukasına alınmıştır. Ülkemiz, Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'a saldırmasıyla birlikte yedi ayrı
noktada hedefe koyulmuştur.

* Libya'da; Fransa, Rusya ve darbeci Hafter, Suriye'de; ABD, Rusya, Esad, İran, PKK, YPG ve diğer terör grupları, Kıbrıs'ta; Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan, ABD, Irak'ta; PKK ve diğer mütecaviz güçler, Afrika'da; bazı körfez ülkeleri ve küresel güçler, Doğu Akdeniz'de; İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Yunanistan, Fransa olmak üzere Türkiye çoklu bir cephe hattındadır.

* Çok şükür bütün muhasım güçler ve mücavir bölgeler dengelenmiş, milli ve müessir irade kuvvetle sergilenmiştir. Bir bakıma, Azerbaycan-Ermenistan meselesinin odağında Türkiye-Rusya ilişkilerinin değişik coğrafyalarda yeşeren buhranlı süreçleri bulunmaktadır.

* Libya ve Suriye bunlar arasındadır. Ermenistan, ABD ile Rusya arasında derinleşen nüfuz mücadelesinin dekoru ve sahne ülkesidir. Erivan zincirlidir, rehin altındadır, tasma boğazındadır.

“BESMELE DUYMUŞ ŞEYTANA ÇEVİRECEĞİZ”

* Dış işgal cephesine ilaveten tesis edilen iç işgal cephesi de Türkiye'nin kuyusunu kazmak için seri nifak üretimindedir.

* 2013 yılında Gezi olaylarıyla denediler. Olmadı. 2014 yılında 6-8 Ekim olaylarıyla denediler. Olmadı. 2015 yılında çukur eylemleriyle, hendek terörüyle denediler. Olmadı. 2016 yılında 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsüyle denediler. Gene
olmadı. Olmayacak, yapamayacaklar, başaramayacaklar, Türk milletine diz çöktüremeyecekler, Türkiye'yi teslim alamayacaklar.

* İşgalcilerin karşısına Ağrı Dağı gibi dikilip, alayını birden besmele duymuş şeytana çevireceğiz.

“DEMİRTAŞ BU OLAYLARIN BİR NUMARALI SORUMLUSUDUR”

* 6-8 Ekim olaylarıyla ilgili yürütülen soruşturmanın ucu nereye dayanıyorsa dayansın oraya kadar gidilmeli, 35 ilimizde, 68 ilçemizde halkı sokağa döken, 53 kişinin ölümüne neden olan bölücü alçaklara en ağır ceza verilmelidir.

* 212 okul binası, 3 bin işyeri, 263 kamu binası, 190 banka, 75 PTT şubesi, 80 siyasi parti binası, 340 sivil otomobil, 216 resmi otomobil, 30 dernek binası 6-8 Ekim istila girişiminde kullanılamaz hale gelmişti.

* Kobani bahanesiyle Türkiye'yi yakıp yıkanlara talimat Kandil'den verilmişti. CHP'nin övdüğü, İP'in değer verdiği terörist Demirtaş bu olayların bir numaralı sorumlusudur.

* Hiç kimse demokrasi, insan hakları ve özgürlük paravanının ardına saklanmasın. Hainleri, destekçilerini, Türkiye'yi bölme ve işgal planı yapan, bunu da piyonlarına talimatlandıran müstevlileri gizleyecek hiçbir kamuflaj, hiçbir maske yoktur, aransa da bulunamayacaktır.

* Geçmişte Kobani'ye selam yollayan, dahası Serok olarak anılan eski başbakan yalanı dolanı bıraksın da, hezimetlerini, PKK/YPG'ye zeytin dalı uzatan karanlık ilişki ağlarını açıklasın.

* Yüreği varsa Türkiye'nin nasıl bir tuzağın içine çekildiğini, buna da hangi vicdanla duyarsız kaldığını itiraf etsin. 6-8 Ekim isyan projesinin içinde veya dışında, kıyısında veya köşesinde kimin adı geçiyorsa, kimlerin parmak izleri bulunuyorsa bunların yakasından tutulmalıdır.

* Gelişmelerin takipçisiyiz, elbette hukuki sürece desteğimizi her şart altında sürdüreceğiz. Bu vesileyle İçişleri Bakanımızı, polislerimizi, Jandarmamızı, savcısından hâkimine kadar bütün hukuk insanlarımızı ihanetin üstüne kararlıca gitmelerinden dolayı gönülden tebrik ediyor, başarılar diliyorum.

 

Yayınlanma Tarihi:11:09,
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more