Sözcü Plus Giriş

İktidar çevreleri bilerek ve isteyerek bu iklimi yaratıyor

Bel altı hakarete uğrayan 4 ünlü kadın HaftaSonu’na konuştu. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, kadınlara yönelik cinsiyetçi paylaşımları değerlendirirken “Bu kişiler, iktidar çevrelerince takdir edilmek istiyor. Acı olan, iktidar çevresinin bunu normalleştirmeye dönük açık ya da örtük gayreti” dedi.

06:00 -
İktidar çevreleri bilerek ve isteyerek bu iklimi yaratıyor

Nevşin Mengü, sosyal medyada ‘Milli Hesaplar'ın hedefindeki kadınlarla konuştu.

Olay artık malumunuz… Birisi cami yaptırma derneği başkanı, diğerleri yeşil toplu hesap bir grup Berna Laçin, Canan Kaftancıoğlu, Feyza Altun ve beni gözlerine kestirmişler; 15 Temmuz gibi bir darbe girişimi olması halinde biz kadınlara nasıl tecavüz vesaire edeceklerini aralarında güle oynaya tweetlemişlerdi. Bizler de ayrı ayrı, bu yazılanlarla ilgili şikayetçi olduk. İlk yanıtı Berna Laçin aldı. Savcılık, yazılanlarda tehdit olmadığı, yazılanların kaba sözler olduğu ama hakarete girmediği kanısına vardığını söyledi, “Kovuşturmaya gerek yok” dedi. Yani savcı bu kişilere dava açılmasına gerek olmadığına karar verdi. Benim dosyamın akıbetini avukatıma sordum. Benim dosyam hâlâ açık, soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda devam ediyor. Savcılık “twitter kullanıcı isimleri” üzerinden faillerin “gerçek kimliklerinin” tespiti için araştırma yaptırıyor. Kısacası süreç devam ediyor.

Kendisi de ağır cinsiyetçi saldırılara maruz kalan Nevşin Mengü, Kaftancıoğlu, Laçin ve Altun'la SÖZCÜ HaftaSonu için görüştü.

Berna Laçin'in dosyasına verilen karar üzerine sosyal medyada bu hakaret fırtınasına maruz kalan üç kadınla konuştum. Feyza Altun ve Berna Laçin, sosyal medyada uğradıkları taciz nedeniyle fiziksel olarak sağlıklarını kaybettiklerini anlattılar. Sürekli uğradıkları taciz ve mobbing bu kadınları hasta etmiş. Tüm kadınların söylediği ortak şey ise “Kadın olmasaydık bunlar başımıza gelmeyecekti…” Evet, Türkiye'de kadın olmak zor, fikrini söyleyen bir kadın olmak ise daha da zor. Ama susmak yok yola devam…

Şahısların hedefindeki kadınlardan biri CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu…

Berna Laçin'e yazılan tweetler dosyasında savcı ‘Kovuşturmaya gerek yok' kararı verdi…

Günümüzde yani tek adamın iktidarında, hukukun siyasetin sopası olarak kullanıldığı bir dönemde şaşırtıcı olmayan ancak çok acıtıcı bir durum.

KİŞİSEL MESELEM DEĞİL

Sizi en çok sinir eden hakaret/taciz tweetleri hangisi?

83 milyon adına, tüm kadınlar ve hatta çocuklar adına çok üzüldüğüm iki olay var. Birincisi il başkanı olduğum günlerde, iktidara yakın bir facebook sayfasında, o gün 14 yaşında olan kızımın 9 yaşındaki fotoğrafını koyarak Canan Kaftancıoğlu'nun kızına neleri yapmanın serbest ve mübah olduğunun konuşulduğu, herkese açık bir tartışma ortamı. İkincisi ise açık açık tecavüz ettikten sonra beni öldüreceğini söyleyen kişiye takipsizlik verilmiş olması. Buradaki üzüntüm hakikaten kendi adıma değil. Bana göre en acı olan da iktidar çevresinin bu yaşananları normalleştirmeye dönük açık ya da örtük gayreti. Ben isterdim ki o gün iktidara yakın kadın siyasetçiler, yazarlar, sanatçılar da bu apaçık rezalete tepki gösterebilsin. Çünkü bu olay benim şahsımdan öte bu ülkenin kadınlarının, çocuklarının her gün maruz bırakıldığı ve hatta daha fazla maruz bırakılmasının önünü açan bir durum.

Kaftancıoğlu, Berna Laçin kararını değerlendirirken, “Yargının kişiye özel kararlar aldığı bir kez daha ortaya çıktı” dedi.

ÖFKE DUYMUYORUM

Bu tweetleri yazanlarla yüz yüze gelseniz ne söylersiniz?

O tweetleri atanlara karşı en ufak bir öfkem yok. Benim öfkem o tweetleri atan kişilerin onaylanmasına, ödüllendirilmesine, sırtının sıvazlanmasına vesile olan yerleşik erkek egemen sisteme karşı. O insanlarla karşılaştığımda bu sistemin, bu ahlaksal yozlaşmanın, bu adaletsizliğin, bu eşitsizliğin bu erkek egemen bakışın benden daha çok onu mağdur ettiğini anlatmaya çalışırdım. Bu kişilerin en önemli motivasyon kaynağı özellikle iktidar çevrelerince takdir edilmek istemeleri. Çünkü isminin başında önemli sıfatlara sahip olanlar da bilerek ve isteyerek bu iklimi yaratıyor.

Erkek olsaydınız başınıza bunlar gelir miydi sizce?

Türkiye'de kadın olarak siyaset yapmak ve hele de erkek egemen iktidara karşı bir mücadele vermek başlı başına bir zorluk. En başta bir kadının siyasetin üst kademelerinde yer alıyor olması, erkek egemen zihniyete sahip herkesin keyfini kaçırıyor. İktidarın muhalefete yönelik söylemlerinde, söz konusu muhalefeti yapan kadın siyasetçiler olunca cinsiyetçilik daha hızlı ortaya çıkıyor. Mevcut iktidarın temsilcisi olduğu erkek egemen siyaset anlayışı, hayatın tüm alanlarında olduğu gibi siyasette de kadınları tahakküm altına alma gayreti içerisinde. Bu anlayışa sahip siyasetçiler, kadınların yalnızca erkeklerin çizdiği sınırlar dahilinde hareket etmesini istiyor. Bu sınırları aşan kadınlar daha çabuk hedef haline getiriliyor.

İktidar sosyal medya düzenlemesi üzerinde duruyor…

Bu görüş, iktidarın gerçek amacı, samimi bir itirafı aslında. İktidar bir düzenleme yapacaksa önce sosyal medyada, muhalefete yönelik sistematik saldırılar gerçekleştirmek amacıyla oluşturduğu, maaşa bağladığı trolleri dağıtsın. Hatta sosyal medyada artan linç kültürüne ve ahlaki yozlaşmaya karşı kendi söylemlerini bir incelesin yani aynaya baksın. Sorunun kaynağı sosyal medya değil iktidarın kendi elleriyle yarattığı bu iklimdir.

Erkek olsaydım bana bu kadar saldırmazlardı

Berna Laçin, savcının kararı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bir sürü dava gördüm, bir sürü troll saldırısı gördüm, bir sürü haksız müdahaleye uğradım. Özel televizyonlarda ilk resmi ambargo bana uygulandı. Ama bu, toplumsal olarak çok yara açan bir şey oldu kalbimde. Çünkü bu olaydan bir gün önce de kalçaya çimdik atıp fıstık denilmesi ‘babacan bir tavır' olarak görüldü. Yani bu ülkede kadınlar, erkeklere peşkeş çekiliyor.

Şikayeti takipsizlikle sonuçlanan sanatçı Berna Laçin “İtiraz edeceğim” dedi.

Troller neden size saldırıyor?

İlk saldırı “idama hayır” dediğimde başladı. “Savaşa hayır” diyorsun, oradan da linç yiyorsun. “Kadın özgürdür, kadın istediği gibi yapar sen karışamazsın” diyorsun, “Aaa” diyorlar. Yani özgürlük istediğim için sürekli tacize uğruyorum. Benim tek bir tarafım var, halk. Ne olursa olsun eşitlik.

Çok para kaybettiniz mi bu yüzden?

Tabii ki, parayı geçtim sağlığımı kaybediyorum. 15 gündür yatıyorum, çok ciddi bir iç kulak problemim var. Ve bunun baş tetikçisi de stres. Erkek olsaydım bana bu kadar saldırmayacaklardı. Tahammül edilemeyen şey, kadının bu lafları söylemesi… Onları 5 kat daha fazla delirtiyor.

Karara itiraz edecek misiniz?

Tabii ki itiraz edeceğim. Bir şey olacağını zannetmiyorum ama ben sonuna kadar hukuka inanıyor olacağım. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu kabul ettiğim için bunun arkasında duracağım. Ve hâlâ doğruları savunan hukukçular olduğuna inandığım için de şansımı deneyeceğim. Sonuna kadar, sonsuza kadar mücadeleme devam edeceğim. Bu bizim toplumsal görevimiz.

İddianame düzenlenmeliydi orada bir tecavüz listesi var

Avukat Feyza Altun, Berna Laçin'in şikayetinde savcı diyor ki, “Kovuşturmaya gerek yok burada, bir tehdit yok…”

Savcının kararı şu bakımdan eksik, diyor ki, “Ne olduğu anlaşılmayan ifadeler.” Ancak ifadeler çok açık, orada bir tecavüz listesi var. Bu TCK 106'ya göre bir cinsel saldırı tehdididir. Ayrıca TCK 216'da da değerlendirilebilir. Halkın bir kesimini, diğer kesimine karşı siyasi görüşünden dolayı hedefe koymak da söz konusu. Bizler orada cinsel olarak bir hedefe koyulmuş ve bir kesim bize karşı kışkırtılmış durumda. Diğer dosyalarda bu hatanın yapılmayacağını umut ediyorum.

Feyza Altun, “Diğer dosyalarda aynı hatanın yapılmayacağını umuyorum” dedi.

ÇOCUĞUM TEHDİT EDİLİYOR

Mesajları okuduğun zaman ne hissettin?

Şunu düşündüm: Gerçekten bir şey olsa, kapıma insanlar gelir mi? Zaten çocuğuma yönelik çok fazla tehdit alıyorum. Bunlardan çok çekiniyorum ve beni korkutuyor. Babam arayıp “Yalnız çıkma” diyor. Başkalarınınki çocuk, bizimki patlıcan değil. Kimse bunu yaşamasın, hiçbir kadın bunu yaşamasın. Bizden olanlara bir şey olmasın, olmayanların ne hali varsa görsün mantığını kabul etmiyorum.

Peki neden en çok kadınlara saldırıyorlar sence?

Kadın bedeni üzerinden aşağılamanın bir erkek tatmin yöntemi olmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Aynı şey Esra Albayrak'a da yapıldı. Bu gösteriyor ki hangi kesimden olursa olsun erkekler, kadın bedeni üzerinden aşağılayarak tehdit ederek, tecavüz tehdidiyle, öldürme tehdidiyle kendilerini ifade ediyorlar.

Son güncelleme: 22:55 10.07.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more