Sözcü Plus Giriş
EMİN ÇÖLAŞAN

Ne biçim kutlama!

Sevgili okurlarım, 2020 yılı Türk tarihi için çok önemli…

Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı tam 100 yıl önce başlamıştı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi de 100 yıl önce, 23 Nisan 1920 günü açılmıştı.

Yüzüncü yıl

Çok önemli bir tarih.

Bu yıl yapılması gereken kutlamalar korona salgını nedeniyle ne yazık ki iptal edildi.

Belki Meclis'te, kapalı oturumda bir anma töreni yapılır ve nutuklar atılır ama hepsi o kadar.

Özellikle açık havada herhangi bir kutlama olmayacak.

★★★

Bu konuda Meclis Başkanı Mustafa Şentop ön aldı ve şu açıklamayı yaptı:

 “Bu yıl 23 Nisan kutlamaları evlerde yapılacak. Evler kutlama alanı olacak.”

Allah Allah, çok önemli bir bayramın kutlaması evlerde nasıl yapılabilir?

Nasıl yapılacağını da dün Aydınlık gazetesinde okuduk.

Şentop onu şöyle açıklamış:

“Korona salgını 23 Nisan kutlamalarına engel olmayacak. Vatandaşlarımız evlerinden 23 Nisan günü saat 21'de hep birlikte İstiklal Marşı okuyacak.

Televizyon ve radyoların da aynı gün aynı saatte İstiklal Marşı çalmalarını önerdik…”

Meclis Başkanı iki gün önce de kamuoyunda pek ilgi görmeyen ve benimsenmeyen benzer bir öneri getirmişti:

“O gece saat 21'de herkes evinin balkonuna çıkıp İstiklal Marşı okusun!”

★★★

Böyle zorlama öneriler toplumda rağbet görmez…

Onlar da bunun farkında…

Ama 23 Nisan gecesi için mutlaka bir şov yapılması gerekecek ki, koskoca Meclis Başkanı boşa konuşmuş olmasın.

Onu nasıl yapmalı?

Hiç kuşkunuz olmasın hazırlıklar şimdiden başlamıştır.

O gece için bazı aileler şimdiden ayarlanacak.

Onlara önceden haber verilip hazırlıklar yapılacak.

Yandaş televizyon kanalları verilen adreslerin önüne gidecek.

Verilen bir işaretle birileri balkondan İstiklal Marşı okuyacak.

Hatta bununla da yetinmeyip kendilerine önceden dağıtılan Türk Bayrakları evlerinin balkonuna, penceresine asılacak.

Böylece, küçük çaplı bir şov düzenlenecek ve bunlar büyük olasılıkla, emir kulu olan yandaş kanallarda canlı yayınlanacak!

Yapmayın kardeşim, işin böyle ucuzuna kaçmayın.

Bunu yapacağınıza şimdiden başlayıp Milli Mücadele'yi ve Meclis'in açılmasının önemini, Atatürk'ün büyüklüğünü topluma anlatmaya çalışın, eğer işinize geliyorsa!..

Ucuz şovlarla yetinmeyin.

Sevgili okurlarım, korona felaketi karşımıza çıkmadan önce sağlık alanında çok önemli (!) kararlar almışlardı…

“Gereksiz (!)” saydıkları çok sayıda hastaneyi kapattılar.

Örneğin Ankara'da Numune, Yüksek İhtisas gibi nice hastaneler kapatıldı. İstanbul'da ve Türkiye'nin dört bir yanında aynı şeyi yaptılar.  

Hepsinin boş binaları şimdi ortalıkta duruyor.

O hastanelerde görev yapmakta olan sağlık çalışanları ya emekli edildi, ya özele geçti, ya da başka hastanelere atandı.

GATA'nın askeri hastanelerinin çoğu bile kapatıldı.

★★★

Recep Bey şimdi önemli bir karar açıkladı.

İstanbul'da iki adet bin yataklı hastane açılacak. Yapımına başlandı.

45 gün sonra bu hastaneler göreve başlamış olacak.

Bu sözü 3 Nisan Cuma günü verdi.

Ekleyin buna 45 gün, bitim tarihi mayıs ortası olur.

Haydi elde olmayan gecikmeleri falan ekleyelim, en geç mayıs sonu diyelim.

★★★

Bu tek katlı binaları kimlerin, hangi müteahhitlerin yapacağını bilmiyoruz. O isimler açıklanmıyor.

Özel yatakların, çeşitli teknik malzemelerin kimler tarafından nasıl sağlanacağı da meçhul.

Para kaynağı nedir?

Devlet bütçesi mi, Biz Bize Yeteriz kampanyasından toplanan paralar mı, hiçbir şey bilinmiyor.

★★★

Bizim bir atasözümüz vardır…

Acele işe şeytan karışır!

Yanılmayı dilerim…

Ama çok acele yapılan bu işlerden de anladığımız kadarıyla, başımızda olan ve giderek yayılan bu salgın belasını alt etmek kolay olmayacak.  

Bu ülkeyi yönetmekte olan sayın büyüklerimiz, berberleri ve kuaför salonlarını da kapattınız. İyi güzel de, burada kendi adıma bir ricada bulunmak istiyorum. Saçlarım iyice uzadı. Yan taraf kulaklarıma doğru sarktı, arka taraflar ise feci durumda. Yakında ya at kuyruğu yapacağım, ya da topuz!

Bizim gibi vatandaşların içinde yaşadığı saraylar, köşkler yok. Emrimizde oralarda görevli, devletten maaşa bağlanmış berberler ve kuaförler de yok.

Tıraş edecek berber arıyorum, yok…

Eve gelecek berber arıyorum, bulamıyorum.

Şimdi bu yaştan sonra enseden at kuyruğu mu yaptırayım, ne yapayım, doğrusu bilemedim.

Lütfen bana ve aynı çileyi çeken insanlarımıza yardımcı olun.

Eğer uygun görürseniz, saraya geleyim, tıraşımı orada kapı aralığında bile olsa yaptırıp hemen gideyim ve sizlere hayırdua edeyim.

Müjdeli haberinizi bekliyorum, göstereceğiniz yakınlık nedeniyle şimdiden teşekkür ediyorum.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more