Elektrikte haksız ve hadsiz kazanç!

“Bu iktidarı elektrik çarpacak!” başlıklı yazım üzerine okurlarımdan çok sayıda mesaj geldi.

Millet bu konuda ne kadar dertliymiş meğerse…

AKP iktidarı, bin bir sıkıntıyla uğraşan insanlarımızın başına bir de elektrik derdini musallat etti.

“Elektrik faturaları ciğerlerimizi yakıyor” diyenler de, “Bu vurgun, bu soygun bitsin artık” diye isyan edenler de var! Kazık büyük!

Turgut Tümer adlı bir okurum:

“Uzun süredir İstanbul dışındayım. Kadıköy'deki evimde hiç kimse yok. Öyle olduğu halde 18 Temmuz-20 Ağustos arası 33 günlük elektrik faturası 132 lira 60 kuruş olarak geldi. Saati okumadan tahmini, yani kafadan atıp yazmışlar! İtiraz ettim ama ödemezsem elektrik kesilecek.” diyor.

Elektrik soygunundan şikâyet edenlerin haddi hesabı yok!

Cepleri yakan faturalar siyasette de gerilim yarattı. CHP lideri Kılıçdaroğlu:

“Ülkemize yazık ettiler! Yıllardır gizliyorlardı ama öğrendik ki 8 milyon insanımız elektrik parasını ödeyemiyor. Değiştireceğiz bu çarpık düzeni!” diye isyan etti.

★★★

Araştırmacı kişiliği ile tanıdığımız Semih Kalkanoğlu elektrik mühendisidir ve bu konunun uzmanıdır.

26 yandaş firmanın devletten 1 kilovatsaat elektriği 15 kuruşa aldığını ve vatandaşa 74 kuruşa, yani 5 misli daha fazlaya sattığını belirterek şöyle diyor:

“Üyesi olduğumuz (OECD) Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'ünde 38 ülke var. Biz Türk vatandaşları olarak bu 38 ülkenin ortalamasından 5.23 kat daha fazla elektrik ödemesi yapıyoruz. Yazık değil mi bu millete?

Evimize 34 günlük olarak 290 kWh karşılığı 266 liralık elektrik faturası geldi. Oysa Almanya ile ölçersek bu miktarın 50 lira 86 kuruş olması gerekirdi. Fark ürkütücü!

★★★

Elektrik üretimi ve dağıtımı stratejik bir olaydır.

Hiçbir şekilde özel firmalara bırakılmamalı…

Doğrusu, 1970'te olduğu gibi ‘Türkiye Elektrik İdaresi' yeniden kurulmalı, hem üretim, hem dağıtım devlet eliyle yürütülmelidir.

AKP çevreleri yandaş firmaların haksız ve hadsiz kazançlarına ses çıkartmıyor, olan millete oluyor. Türk halkının yüzde 60'ının yoksullaşmasının ana nedenlerinden biri de budur!”

Yoksulluğun hızı!

AKP'li Aile Bakanı Derya Yanık'ın, Kılıçdaroğlu'na cevap vermek isterken ülkemizdeki yoksulluğu itiraf etmesi, aklı başında herkesi güldürdü! Bakan hanım AKP'ye kıyak yapmak isterken pot kırdı!

Derya Yanık “Sayın Kılıçdaroğlu, biz, 1 Mart 2019'dan beri ayda 2,1 milyon ihtiyaç sahibi aileye 68 – 137 lira arasında Elektrik Tüketim Desteği veriyoruz. Farkındayım, hızımızı takip etmek kolay değil ama biraz daha çaba beklemek hakkımız.” dedi. Vay canına, ne hızı bu? Milletin yoksullaşmasının, çaresizliğe düşmesinin hız mı? Bir itiraf mı?

“Ekonomide şahlandık, dünya bizi kıskanıyor” dedikleri ülkemizde 2,1 aile (yaklaşık 8 – 10 milyon kişi) elektrik parasını bile ödemekten aciz!

Aile Bakanı'nın yoksulluğu bir lütuf gibi sunup “Hızımıza erişemezsiniz” demesi komik!. Aslında belki de haklı! AKP'nin halkı yoksul bırakmaktaki hızına kimse erişemez!

Acı bir kayıp daha…

Orhan Uğuroğlu, dikkatle okuduğum meslektaşlarımdan biridir. Dün onun Yeniçağ'daki, sayfasını açtığım vakit acı bir haberle karşılaştım.

Her zamanki köşesini yazamayan Orhan Uğuroğlu “Canım kardeşim Saru'mu maalesef zamansız kaybettim.” diye yazıyordu.

66 yaşındaki Ahmet Saruhan Uğuroğlu değerli bir gazeteci kardeşimizdi. Sürekli Basın Kartı sahibiydi. Tüm Uğuroğlu ailesine başsağlığı ve Saruhan kardeşimize Allahtan rahmet diliyorum.

GÜNÜN SÖZÜ

Hayat üzüntü, keder, sevinç, ümit karışımıdır ve sonu daima acıdır!