Duruş ile kuruş farkı

Arkadaşım Kaynak Yayınları genel müdürü Mehmet Sabuncu, “Mutlaka okumalısın” diye emekli büyükelçi Müfit Özdeş'in “Harici Bir Hariciyecinin Not Defteri” kitabını gönderdi.

İlk sayfasını açmamla elimden bırakamadım; fırsat bulursam tanıtmayı isterim kitabı.

Bugün yazı konuma Müfit Özdeş'in İdi Amin hakkında yazdıklarıyla başlamak istiyorum:

Müfit Özdeş, Dışişleri Bakanlığı İkili Ekonomik İşler Genel Müdürlüğü'nde Afrika ve Ortadoğu'dan sorumlu şube müdürü olarak çalışıyor…

1970'ler sonu Ecevit Hükümeti “Afrika açılımı” yapıyor; devlet bürokratları ile işadamlarından heyet oluşturup yurt dışına gönderiyor… 1979 Şubat ayı ortasında Afrika'ya giden 29 kişilik heyette Müfit Özdeş de var. Gidilen ülkelerden biri Uganda idi…

-“Üçüncü günü İdi Amin ile görüştük. Uluslararası basın o yıllarda adamı yerden yere vururdu… Aslında İngilizlerin Afrika ordusunda subay rütbesi verdikleri iki siyahi Afrikalıdan biri olduğu belirtilirdi. Söz arasında yaptığı bazı aşırı hareketlerin, İngilizlerin kimlik ve kişiliklerini yok ettiği Afrikalılara, güven duygusu aşılamaya ve en az beyazlar kadar saygın insan olduklarına inandırmaya yönelik olduğunu bize söyledi. İdi Amin İngilizlere kafa tutmaya kalktığı için insan eti yemekle bile suçlanmıştı.”

Müfit Özdeş'in görüşmesinden bir ay sonra İdi Amin ülkesinden ayrılmak zorunda bırakıldı.

SEN KİMSİN Kİ

Evet, “İdi Amin” denince aklınıza ne geliyor; “dünya tarihinin en acımasız diktatörlerinden biri!”

Batı ne yazarsa doğru-gerçek kabul etmemiz isteniyor. Britanya ordusunda görev yaptığı dönemdeki gibi İngiliz efendilerinin her dediğini yerine getirseydi (ki onlar eliyle iktidar koltuğuna oturtulan) İdi Amin'i “kahraman” bilecektiniz! Ama…

-Sen, İngilizlerin getirip koyduğu- İngiliz pasaportlu ayrıcalıklı 50 bin Hintliyi sınır dışı edersen…

-Sen, sömürgecilerin mallarını kamulaştırırsan…Vs.

Aynı yakın dostu Kaddafi gibi sömürgecileri Afrika'dan kovmak istemesinin bedelini ödettiler İdi Amin'e…

Batı basını; İngilizlere uşaklık ederken yüzücülüğünü, atlet olmasını, boks şampiyonluğunu göklere çıkarıp, tam bağımsızlık isteyince canavara dönüştürdü onu: “Kara Hitler” veya “Afrika Kasabı”

Filmlerden dizilere İdi Amin'i aşağılamak için neler yapıldı neler… Sadece İdi Amin değil…

Sadece Humeyni değil…

Sadece Kaddafi değil…

Sadece Saddam değil…

Sadece Esat değil…

Sömürgecilere karşı çıkanları Batı basını hep “kanlı diktatör” diye tanıttı dünyaya!

Sadece Afrika ve Ortadoğu değil. Bir örnek de Batı'dan vereyim:

YANDAŞA BAK

Silvio Berlusconi denince aklınıza ne geliyor:

İş adamı… Televizyon sahibi… Milan kulübü patronu… İtalya'nın altıncı büyük zengini… Forza İtalia partisi kurucusu, genel başkanı… Ve üç dönem başbakan

Bu süreçte Batı medyası Berlusconi'nin P2 Mason locası üyesi olduğunu, adının mafyaya-yolsuzluklara karıştığını biliyordu. Ama… Hakkında sadece, “yaramaz renkli siyasetçi” diye magazin haberi yaptı.  2003 yılında Avrupa Konseyi Başkanı bile yapılmasına ses çıkarmadı!

Her şey 2011 yılında değişti. Avrupa finans krizi doruğa çıktı. Yunanistan, Portekiz, İspanya, İrlanda borçlarını ödeyemez hale geldi. Bu ülkelere IMF reçetesi dayatıldı.

Sarkozy-Merkel ikilisi, Başbakan Berlusconi'yi IMF ile masaya oturtmak istedi. Berlusconi kabul etmedi; “borcunun dış ülkelere değil, kendi halkına olduğunu” vs söyleyerek “acı ilacı” İtalyanlara yutturmak istemedi. Ki partisi, Hıristiyan Demokratlar-Sosyalistler “koalisyonuna” dayanıyordu; IMF programının tabanını kaybettireceğini biliyordu.

Sadece ekonomi değil: Berlusconi, Libya müdahalesine de şiddetle karşı çıktı. Ve final:

O yıl Berlusconi hakkında reşit olmayan genç kızla cinsel ilişkiye girmekten dava açıldı. 2015'te beraat edecek olsa da Berlusconi medya baskısına dayanamadı 16 Kasım 2011'de istifa etmek zorunda bırakıldı. Yerine; Bilderberg üyesi, Amerikan yatırım bankası Goldman Sachs ve Coca Cola danışmanı (İtalya'nın Kemal Derviş'i) Mario Monti başbakan yapıldı. Ve Monti'nin ilk yaptığı IMF'yi ülkeye davet etmek oldu!

Şunu diyorum…

Kaç gündür yazıyorlar:

Erdoğan, Biden ile şu kadar saat görüşmüşmüş…

Erdoğan'a, Boris Johnson şöyle sıcak davranmış…

Yandaşların Müslüman İdi Amin kadar cesur duruşu yok; bıraksak Batı önünde secdeye varacaklar, yazık.

Adam olmak bir gruba değil, bir duruşa sahip olmaktır.

Loading...