Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Gölge koalisyon hükümeti

11 Mayıs 2021 Yazarlar

1990'lar denince aklınıza ne geliyor:

Siyasi krizler, koalisyon hükümetleri

Ekonomik krizler…

Suikastlar, faili meçhul cinayetler…

Ölüm listeleri…

Gemilerde yakalanan uyuşturucu…

Ve devlet, mafya, ticaret üçgeninin kurulması…

Organize suç çetelerinin polisi-yargısı vardı, politikacısı-bakanı vardı, büyük sermayesi-bankası bile vardı!

Bu derin yapılanmalara dair 1990'larda kitaplar yazdım:

-Binbaşı Ersever'in İtirafları…

-Behçet Cantürk'ün Anılar…

-Reis/ Gladio'nun Türk Tetikçisi…

-Bay Pipo/ Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı…

Meslektaşım Aytunç Erkin ile sohbet ederken dedim ki:

-“Bugün konuştuklarımızı biz aynı isimler etrafında 1990'larda yazmadık mı? Ne oldu da biz yine-aynı cümlelerle bu yasa dışılığı/çeteleşmeyi konuşur olduk? Ne oldu da 1990'lara döndü Türkiye?”

Mafyayı/tetikçileri 1990'larda devlet içine sokan olgu neydi?

Mesela… PKK ile mücadelede devletin “rutin” dışına çıkmasıydı: Devlet verdiği gayri resmi/illegal mücadelede, yeraltı dünyasıyla işbirliğine girdi. Örneğin; PKK'ya parasal yardım iddia edilen işadamları katledildi. Öyle ya CIA, Latin Amerika'daki solcu hareketleri uyuşturucu parasıyla bastırmadı mı?

“İdealizm” ile başladığı ifade edilen yasa dışılık; polis, asker, yargı, bürokrat ve tetikçilerin kendi ceplerini doldurma gayretine dönüştü! Kirlilik 1990'larda ülkeyi sardı…

Susurluk'ta 3 Kasım 1996 tarihinde trafik kazası yapan otomobilde bulunan polis şefi, milletvekili ve kırmızı bültenle aranan tetikçinin işbirliği simge oldu; yaranın irini patladı…

GETİRİLENLER- GÖTÜRÜLENLER

1990'lar…

1945'ten 1991 yılına kadar süren Soğuk Savaş döneminin sona ermesiyle başladı.

Yeni bir siyasi-ekonomik-kültürel anlayış dünyaya dayatıldı: Neoliberalizm!

Yeni ilişkiler-yeni güçler tanımlandı:

“Din” artık sadece ekonomiydi!

“Tapılacak” tek güç para idi…

“Önder” tek güç ABD idi…

“Kumarhane ekonomisi” denen neoliberalizm, yeni sermaye oluşturmak için her yolu mubah gördü. Ekonominin itici motoru finansın kaynağı sorgulanmadı bile: “Pazara yeterki finans gelsin!” Uyuşturucu kartelleri gibi yeraltı dünyasının kara parası dünya piyasalarına kolayca akar oldu.

Türkiye'deki banka alımlarını, özelleştirme ihalelerini, kumarhane baronlarını filan hatırlayınız. Neoliberalizm sadece devleti küçültülerek dönüşüme uğratmadı, sermayenin de tetikçi tehditleriyle el değiştirmesini sağladı.

Ulus devleti yıkmayı hedefleyen küresel güç neoliberalizm, ekonomiyi-siyaseti de yeniden yapılandırma amacıyla ülkenin kurucu genetik yapısını/DNA'sını değiştirmeye başladı.

Ama:

Bu büyük dönüşüm, üç beş tetikçi ile olmazdı:

Derin yapı FETÖ büyütüldü; güçlendirildi.

Devletin kurucu kodlarına karşı olan AKP iktidara taşındı.

Bu iki yapının ideolojik çizgisini belirleyen solcu liboş dönekler oldu.

Üçlü sacayağı kurulunca/aslolan oyuncular sahneye çıkarılınca, tetikçiler hapsi boyladı! Erdoğan, her yerde “mafyayı bitirdik” dedi; Türkiye'yi, sokakları, iş dünyasını haraççılardan, ihalecilerden, mafyacılardan kurtarmakla övündü…

Peki, ya bugün yaşananlar?

KRİZİN ÇOCUGU

Son dönemde mafya/tetikçiler nasıl “hortladı?”

Sorunun temel yanıtı şu: Neoliberalizm çöktü.

Batan sistem/ekonomik kriz bilindik yeraltı güç odaklarını tekrar ortaya çıkardı. Amaç belliydi:
Jacques Peretti, “Dünyayı Değiştiren Gizli Anlaşmalar” kitabında Fransız BNP Paribas başta olmak üzere bazı bankaların uyuşturucu parasıyla 2008 krizinde nasıl kurtarıldığını yazdı:

-”2008 sonrasında bankalar, kara para aklanmasını görmezden gelmeye çok daha istekli hale gelir. Bankacılık ve suç arasındaki danışıklı dövüşün uzun geçmişi var. Bankalar kara parayı gözlerden uzak şekilde sınır ötesine taşıyor ve suçlulara meşru işler kurarak para aklanmasına yardımcı oluyor… “

Kriz döneminde aklanan uyuşturucu para miktarı 352 milyar dolar idi…

İki gün önce… Orta Amerika ülkesi Panama'da varış noktası Mersin Limanı olan gemide 616 paket kokain yakalandı.

Ya son dönemde Mersin gümrüğünde, Kocaeli gümrüğünde yakalananlar…

Ya yakalanmayanlar?

Ekonomik kriz derinleştikçe yeraltı dünyası ekonomisi büyür! Demokratik düzeni hedef alan mafyaya tekrar gün doğar…

1990'lardaki ekonomik krizin (döviz artışı, işsizlik, iflaslar, intiharlar gibi) toplumsal izdüşümü ile bugün yaşananlar arasında fark var mı? Yok.

İşte böyle dönemlerde iktidarlar sürekli tehdit algısı oluşturularak illegal güce (ve kara paraya) ihtiyaç duyar.

Bugün… 1990'ların tetikçi kriminal “ağır abileri” ile yeni “gölge koalisyon hükümeti” kurulmasını sebebi budur: Mafyokrasi

YAZARIN TÜM YAZILARI