Mandacı zihniyet öyle mi?

İftirada yeni moda, mandacı…

Gerçekleri dile getiriyorsan, mandacı zihniyet diyorlar.

Halbuki… Geçmediğimiz köprüye, girmediğimiz tünele, uçmadığımız havalimanına “dolar”la ödeme garantisi verip, bu “imtiyaz” sözleşmelerini Türk mahkemeleri yerine İngiliz mahkemelerine bağlamaktan daha büyük mandacılık olur mu?

Cumhuriyet'in kurucu vizyonu, Osmanlı'nın yabancılara kaptırdığı tüm madenlerimizi kamulaştırıp, maden şirketlerine “Türk vatandaşlarına ait olma şartı” getirmişken… Bismillah, iktidara gelir gelmez maden yasası çıkarıp, sömürge madenciliğinin önünü açarak, altın, gümüş, bakır, krom, nikel, bor, memleketin bütün madenlerini yabancılara geri vermek, mandacılık değil de nedir?

Manda denilen kavram zaten… Finans sisteminin yüzde 60'ını elaleme teslim etmek, bankalarımızı Yunan'a Arap'a İngiliz'e İspanyol'a İtalyan'a Hollandalı'ya Rus'a Çinli'ye vermek değil midir?

Yerli ve milli bankaları satan Akp zihniyeti, yerli ve milli… Bu bankaların kurulmasını sağlayan Chp zihniyeti, mandacı öyle mi?

Duyun-u Umumiye, genel borçlar anlamına geliyordu, yedi kişilik yönetim kurulu vardı, İngiliz, Alman, Fransız, İtalyan, Amerikalı'ydı.

Atatürk tarafından lağvedildi, adeta inek gibi sağdıkları Osmanlı'nın borçları, Cumhuriyet tarafından son kuruşuna kadar ödendi.

Peki ya bugün?

Akp iktidarı, kendisinden önceki 80 yılın toplamından 7 kat fazla borç yaptı, Türkiye'nin 450 milyar dolar borcu var, en çok hangi ülkelerin alacağı var diye bakıyoruz, İngiltere, Almanya, Fransa, ABD!

2021 yılında, Angola'nın para birimi kwanza bile, Kolombiya pesosu bile, Bolivya scudosu bile, Arnavutluk leki bile, Libya dinarı bile, Mısır lirası bile Türk Lirası kadar değer kaybetmedi… Yönetenler utanmıyor ama insan yazarken bile utanıyor, on yıldır kan gövdeyi götüren Suriye'nin lirası bile Türk Lirası karşısında değer kazandı.

Milli para birimini bu hale getirmek, böylesine ucuzlatmak, dünyanın bütün para birimlerine ezdirmek, nedir?

Din kardeşimiz ayaklarıyla Borsa İstanbul'u, Kanal İstanbul'u, tank fabrikamızı Katar'a vermek, helal manda (!) mıdır yoksa?

Buğday ithalatında dünya şampiyonu olmuş, ayçiçeği yağı ithalatında dünya rekoru kırmış, mercimeği Kanada'dan, nohutu Meksika'dan, pirinci Avustralya'dan getiriyor, “milli” yemeğimiz kuru fasulyeyi İran'dan ithal ediyor, vişneyi Almanya'dan, cevizi Çin'den ithal ediyor, elalem çöl'de bile patates yetiştiriyor, bunlar gidip o çöl'den patates ithal ediyor, tarihimizde ilk kez kuru soğan ithal ettiler, üç tarafımız denizlerle çevrili ama, sardalya'yı Yunanistan'dan, kalamarı Hindistan'dan, midyeyi Şili'den alıyor, tohumları İsrail'den alıyor, gübreyi Afrika ülkelerinden alıyor, süt ürünlerinde kullanmak için bakteri ithal ediyor, toprağın sadece üstünü değil, toprağın altındaki yaşamı da kuruttular, o yüzden solucan ithal ediyor, Sırp kasabı'ndan kıyma alıyor, koyun ithal ediyor, ithal ineği ithal samanla besliyor.

Manda ithal ediyor, manda…

Bize mandacı diyor.

Loading...