Kanadalı araştırmacılar, ABD'deki 50 eyaletin tamamında 1,7 milyon insanda görme sorunu oranlarını karşılaştırdı. Daha sıcak bölgelerde yaşayanların, daha serin yerlerde yaşayanlara kıyasla ciddi görme bozukluğu yaşama ihtimallerinin yaklaşık yüzde 50 daha fazla olduğunu buldular.

Daha güçlü ultraviyole ışığa maruz kalmak korneaya, lense ve retinaya zarar veriyor ve ayrıca tahriş ve enfeksiyon riski de taşıyor.

Uzmanlar, 1800'lerin sonlarından bu yana küresel ortalama sıcaklıkların artmasının çok endişe verici olduğunu söyledi.

Toronto Üniversitesi'nden Esme Fuller-Thomson şunları söyledi: “İklim değişikliğiyle birlikte, küresel sıcaklıklarda bir artış bekliyoruz. Gelecekte yaşlı yetişkinler arasında görme bozukluğu yaygınlığının artıp artmadığını izlemek önemli olacak."

Aynı zamanda Toronto Üniversitesi Yaşam Kursu Yaşlanma Enstitüsü'nün direktörü olan Dr Thomson şunları ekledi: "Gelecekteki araştırmalar ilişkinin nedensel olduğunu belirlerse, görme bozukluğu ile ortalama ilçe sıcaklığı arasındaki bu bağlantı çok endişe verici."

DAHA YÜKSEK RİSK TAŞIYORLAR


Yayınlanan çalışma, 2012 ve 2017 yılları arasında 65 yaş ve üstü kişileri inceledi. New York ve Maine gibi ortalama sıcaklığın altında olan eyaletlerde yaşayan insanlarla karşılaştırıldığında, Florida, Texas ve Georgia gibi yüksek sıcaklıklara sahip eyaletlerde yaşayanlar en yüksek riskle karşı karşıya kaldı.

Bilim insanları, daha yüksek sıcaklıkların görme sorunlarına neden olduğunu kanıtlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu söylediler. Ancak makalede, Toronto Üniversitesi liderliğindeki ekip, daha sıcak havanın görme sorunları riskini nasıl artırdığına dair birkaç hipotez öne sürdü.

Bir teori, Güneş ışığından gelen ultraviyole ışığa daha fazla maruz kalmanın lense ve gözün diğer bölümlerine daha fazla zarar vererek katarakt gibi riskleri artırdığını ileri sürdü.

Ayrıca daha yüksek sıcaklıklar, bulaşıcı bir hastalığa yakalanma şansını artırarak görme sorunları riskini de artırabilir.

Bu iki hipotezin yanında daha sıcak hava daha fazla kirletici maddeye neden olur ve bu da gözün bölümlerinin yapısını değiştirebilir.