Engin Polat, savcılık ifadesinde, kendisini şu sözlerle tanıtıyor:

“Üniversiteden açık öğretimi bitirmeden ayrıldım. Liseden sonra alüminyum firmasında çalıştım. 2012’de muhasebe elemanı olarak başladım. 2013’te ilk firmam Engin Polat PLT Alüminyum’u kurdum. Bu tarihte mülk edindiğimi hatırlamıyorum. Eşim Dilan Polat, 2013 - 2018 yılları arasında doğum fotoğrafçılığı yapardı. Fotoğrafçılıktan ne kadar kazandığını hatırlamıyorum. 2017’de Dilan Polat Güzellik Merkezi’ni kurduk.”

Sonrasını aktarmaya gerek yok.

Tüm Türkiye, Instagram’dan izledi zaten.

Dilan ve Engin Polat çifti bu sıra dışı ve şaibeli zenginleşmeyi, Sancaktepe’deki iki katlı gecekondudan Çekmeköy’deki villaya zıplamayı, günde 750 bin TL harcayabilmeyi, altın tozu dökülmüş kahveyi, dolardan buket ve çelenkleri anbean gösterdiler.

İfade tutanağına göre 2013 - 2018 arasında bir mülkü olmayan ve ilk arabasını 2017’de alan Engin Polat’ın bugün adına kayıtlı konut, daire, villa ve dubleksten oluşan yedi, şirketlerinin üzerine ise 15 gayrimenkul var.

Araba sayıları da 24.

Bu serveti görgüsüzce teşhir ettikleri için kamuoyunun baskısı sonucu soruşturma açıldı. Ve tutanaklardan anladığımız kadarıyla 18 Ekim itibariyle dinleniyorlardı.

Polatlar 1 Kasım’da gözaltına alındı.

5 Kasım’da aralarında Engin ve Dilan Polat’ın da yer aldığı 12  kişi suç örgütü kurma ve örgüte üye olma, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, yasadışı bahis oynatma ve malvarlığı değerlerini yurtdışında çıkarmaktan tutukladı.

BAHİS PARASINI MI AKLIYORDU?

Engin Polat’ın 3 Kasım’da savcılıkta alınan ifadesine göre, adı belirtilmeyen bir şikayetçi aleyhte tanıklık etti.

Şikayetçi, Polat için şöyle diyor:

“Geçmişinde sahte fatura, çek işi yapan kişidir. Altı yıl önceye kadar taksicilik ve tezgâhtarlık yapardı. Sözde ticaret adı altında yüksek miktarlı faturalar kesilerek, Veysel Şahin ve Halil Falyalı’dan elde ettikleri bahis paralarını aklayarak kazanç elde etmektedirler.”

Ayrıca Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ulaşan bir ihbarda Polat’ın Veysel Şahin ve Derkan Başer’le bahis işi yaptığı iddia ediliyor. Paranın mail-order’la Engin Polat’ın şirketlerine gittiği, çekilen paraların Bakırköy’de döviz bürosuna yatırıldığı, Veysel’in kardeşi Murat Şahin’de toplandığı, KKTC, Karadağ ve Gürcistan üçgeninde dağıtıldığı savunuluyor.

Doğru mu?

Polat, Şahin ve Başer’i tanımadığını...

Yasadışı bahisle ilgisinin olmadığını...

‘Mail-order’ işini bilmediğini ileri sürüyor.

SAHTE FATURA ŞİRKETLERİ

MASAK raporuna göre Polatlar, mali müşavirleri Ahmet Gün’ün kurduğu ya da muhasebeciliğini yaptığı, tasfiye halindeki Fekfen Plastik, Byzgun Güzellik Kozmetik, Tekbaşar Metal ve Sanayi, Jineps Grup Yapı, Jineps Gümüş İmalat adlı şirketlerden sahte fatura temin ederek para akladı.

Raporda, bu şirketlerin boşaltıldığı, yasal borçlarını ödemediği, bir alış ve satış karşılığında para ödemesi yapmadığı, çalışanının olmadığı vurgulanıyor. Satış bildirdiği tutarların gerçek dışı olduğu kaydediliyor. “Sahte belge düzenleme amacıyla kurulan şirketlerden olduğu”
belirtiliyor.

250 MİLYON TL’LİK ŞÜPHELİ İŞLEM

Raporda, kişi ve şirketlerin nakit hareketliliği şöyle anlatılıyor:

Dp Güzellik Kozmetik, Rise And Shine Kozmetik, Dilan Polat Güzellik Kozmetik ve Dipomed Medikal’den nakit çekilen tutarlar aynı gün çok kısa süre içerisinde Milda Gayrimenkul’e ya da Polat’ın hesabına nakit olarak yatırılıyor. Raporda “Bu şekilde nakit yatırma ve çekmeye konu tutarın yaklaşık 250 milyon TL olduğu” belirtiliyor.

Örneğin, Rise And Shine Kozmetik toplam 160 milyon TL’lik sahte fatura aldı. Para firmalar arasında paylaştırılıp Melda Gayrımenkul’e aktarıldı.

Polat, ifadesinde şöyle dedi:

“Ben, eşim ve babamın kazancıyla elde edilen gayrimenkulleri ve araçları Milda çatısı altında toplayarak kazanca dönüştürmek istedik. İnşaata başlamak için gayrimenkulleri firmaya aktardım. Ben bankaya gidemediğimden nakit yatırım ve çekim işlemlerini babam yapmıştır. Sahte fatura iddialarını kabul etmiyorum.”

SILA’NIN TELEFONUNDA SAHTE FATURALAR

Polat, mahkemede ise yalnızca ‘vergi hata’sını kabul ederek, şöyle konuştu:

“Örgüt değil, aile şirketiyiz. Vergisel bir hata yapmış olabiliriz. Faturalarda sıkıntılı olanlar çıkabilir, geçmişte de çıkmıştı. Bizler her faturanın malzemesini teslim almışızdır. Kimseye sahte fatura vermedik.”

Gel gör ki...

Polat’ın baldızı Sıla Doğu’nın telefonunda, birden fazla kişiyle komisyon karşılığı sahte fatura temin ettiğine ilişkin yazışmaların ve belgelerin olduğu belirtiliyor.

Dilan Polat: Depremde yardım yaptım


Dilan Polat, savcılıkta, özgeçmişini şöyle anlatıyor:

“2007’ye kadar çalışmadım. Geçimime evlenene kadar dayımlar yardım etti. 2007’de evlendim. 2014’te doğum fotoğrafçılığıyla ticaretle uğraşmaya başladım. Aylık gelirim 6-7 bin TL ile 10 bin TL arası değişebiliyordu. Bir çok ünlünün doğumunu çektim ve sosyal medyada tanınır oldum. Tanınırlığım arttıkça gelirim arttı.

2016 sonunda kadınların doğumlarını çektiğim için vücutlarını güzelleştirmek istedim ve Dilan Polat Güzellik Merkezi’ni açtım. Instagram’da takipçi sayım 5-6 milyonlara ulaştı. Şubeler açtık. Şahsımın isim hakkı gelirleri ile 130 şubem var. Bu şubelerden isim hakkı olarak kira almaktayım.”

Polat’a servetin kaynağı soruldu.

O da şunları söyledi:

“Sosyal medyada bir ‘story’ attığım zaman bile yüzlerce paket satılıyor. Attığım 24 saatlik story’im altı milyon görüntüleniyor.”

Polat, sahne fatura suçlamasına ilişkin “Bilmiyorum” demekle yetindi.

Şöyle devam etti:

“Çalışarak bugünlere geldik. Sosyal medyada eriştiğim takipçi kitlesi dolayısıyla ticaretimiz büyüdü. Sosyal medya baskısından ötürü atılan iftiraları, kara para aklama, bahis ve örgüt gibi suçları reddediyorum.”

Polat, milyonlarca seveninin olduğunu, depremzedelere yardım ettiğini kaydetti.

İfadeden:

“Beni seven milyonlarca insan var. Kampanya yaptığım zaman şubelerim ve merkezimde iğne atacak yer olmuyor. Bunu sosyal medyadaki gücümden almaktayım. Tüm malvarlığımı bu şekilde elde ettim. Bir açılışa gittiğimde sokaklar sevenlerimle doluyor. Deprem bölgelerine yardım yaptım. Yangınlarda ve hasta çocuklarda yardımlarım oldu.”

Polat, mahkemede kendisinin yalnızca şirketlerin reklam yüzü olduğunu söyledi.

Polat:

“Ben reklam yüzüyüm, aile şirketlerimizin tanıtım reklamlarını yapıyorum. Şube reklamlarını yapıyorum. Kendi güzellik merkezimde bulunan çalışanların eğitimleri ve disiplinleri ile ilgileniyorum. Asıl işim reklamdır.”

Polat, “Mali konulardan hiçbir bilgim yoktur” dedi.

Hatta fatura kesmekten bile anlamadığını söyledi.

“Bahisin ne olduğunu bilmem. Paraların yasa dışı bahis ile bir ilgisi yoktur. Fatura bile kesmeyi bilmem. İşimizin ticari boyutu ile eşim ilgileniyor” diye konuştu.

Dokuz yıl önce ayda 6-7 bin TL kazandığını açıklayan Dilan Polat, mahkemede aylık ortalama gelirinin 1 milyon TL olduğunu beyan etti.

Eşi Engin ise gelirini 200 bin TL diye açıkladı.

Engin’in babası Sezgin de ise “25 bin TL” dedi.