Ülkemizde her geçen gün yeni bir hukuksuzluk ortaya çıkıyor ve bu durum ekonomimize de yıkıcı etkiler yapıyor.

Hukukun işlemediği bir ülkeye korkudan yabancı yatırımcı gelmiyor, mevcut olanlar da kaçıyor!

İşte, devam eden hukuksuzlukların sonuncusu!

Tele-1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ bir haftadır hapiste... Terör örgütünün propagandası yaptığı iddia ediliyor. Delil olarak elde sadece montaj bir video var! Dün mahkemeye itiraz dilekçesi verildi. Karar bekleniyor.

Amaç nedir? Gözdağı vermek, korku yaratmak mı?

Ya da, sert muhalefet yaptığı için Yanardağ’dan intikam almak mı isteniyor?

Aslında Türkiye’ye büyük zarar veriyor, itibarımızı yerle bir ediyorlar!

★★★

Devlet, öfkeyle, kinle, intikam duygularıyla yönetilemez...

Hukuksuz ülkede işler doğru gitmez. Nitekim gitmiyor!

Merdan Yanardağ, Silivri zindanında, açık sözlü, düzgün kişiliğinin cezasını çekiyor.

Bazılarının yaptığı gibi o da iktidara yanaşsa, el üstünde tutulur, ondan iyisi olmazdı. O düzgün olmayı tercih etti, cezaevini boyladı.

Aslında o ne bir suçlu, ne bir terörist... Zamanımızın bir kurbanı!

Ancak, morali yerinde ve son derece sağlıklı...

Adı Marmara Cezaevi’ne çevrilen Silivri zulümhanesinde onu ziyaret eden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Merdan Yanardağ’ın şu mesajını açıkladı:

“Bu yaşadığım bir demokrasi mücadelesi... Sözlerim hiçbir şekilde suç değil. Aslında benim üzerimden bütün toplumu ve muhalif kesimleri sindirmeye çalışıyorlar.

Antidemokratik hiçbir girişimin karşısında asla boyun eğmeyeceğiz.

Ben AKP mahkemelerinde ilk defa yargılanmıyorum. İlk kez hapis de yatmıyorum.

Türkiye’de aydın ve muhalif olmanın bedelinin buralardan geçmek olduğunu gayet iyi biliyorum.

Daha önce olduğu gibi hem adımı, hem mesleğimi, hem de felsefi tercihlerimin onurunu koruyarak, buraya girdiğim gibi, buradan dimdik çıkacağım. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Çünkü...

Benden suçlu çıkmaz, hele terörist hiç çıkmaz!”

Bu fatura zor ödenir!


Ekonomimiz bugünlere nasıl geldi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan faiz konusunda “Nas ortada... Nas ortadayken sana bana ne oluyor?” diyerek 1400 yıl önce geçerli olan dinsel “NAS” politikasını günümüzde uygulatmakta ısrar edince olanlar oldu.

Üretim sadece yüzde 3 büyürken, tüketim yüzde 19 büyüdü.

Arz talebi karşılamadığı için enflasyon tırmandı, buna paralel olarak dolar başta olmak üzere döviz kurları coştu, dış ticaret açığı 122 milyar dolara, cari açık (döviz açığı) 57 milyar dolara yükseldi.

Ekonomide dengeler bozuldu. Ağır bir fatura ile karşı karşıya kaldık.

Yurt dışından borç döviz bularak kötü durumu düzeltsin diye Mehmet Şimşek İngiltere’den getirtilip Hazine ve Maliye Bakanı yapıldı.

Peki, şimdi ne olacak? Ekonomi düzelecek mi?

Mehmet Şimşek acı reçeteler hazırlamakla meşgul. Millet kemer sıkacak. Enflasyon daha da can yakacak, işsizlik artacak, faturayı özellikle dar gelirliler ve sabit gelirliler ödeyecek. Başka çare görünmüyor. Bunun benzerini yıllar önce Derviş döneminde de yaşamıştık!

TEBESSÜM

Suçlu mu, suçsuz mu?


Hâkim, sanığı tepeden tırnağa süzer ve der ki:

“Suçunu itiraf etmişsin ve poliste tutulan zapta da imza atmışsın. Öyle değil mi?”

“Evet hâkim bey...”

“Fakat şimdi suçsuzum, ille de avukatımın gelmesini bekleyelim diyorsun, neden?”

“Efendim, suçu kabul ettiğim zaman daha avukat tutmamıştım. Avukat tuttuktan sonra suçsuz olduğuma ben bile inandım.”

GÜNÜN SÖZÜ


“Ben hiç korkmam” diyenler, aslında kendilerini kandırır!