“Terörist başı Öcalan ile eli kanlı PKK’lı teröristlere af getirmeyi amaçlayan “Çözüm süreci” Türkiye’nin başını ağrıtmaya devam ediyor...

Çözüm sürecini başlatan ve Bebek Katili Öcalan’a “Umut hakkı” isteyen Devlet Bahçeli’nin ısrarına rağmen, seçmenin hassasiyetinden çekinen AKP’nin “Umut hakkı” konusuna mesafeli olduğu görülüyor.

Bu nedenle olsa gerek Süreç Komisyonu’nun hazırladığı 40 sayfadan oluşan taslak raporda “Umut hakkı” yer almadı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıf yapıldı.

Öcalan’ın siyasi temsilcisi DEM Parti’nin Eş başkanı Tuncer Bakırhan hayal kırıklığına uğrayarak “Hem barış olsun, hem Öcalan aynı koşullarda kalsın demek sürece denk düşmez. Bahçeli’nin sözleri artık icraata dönmeli” diye tepki gösterdi.

★★★

Gerçek olan şudur:

Halkımızın önemli bir bölümü Öcalan’a özgürlük istemiyor! 

Kundaktaki bebekler dahil 50 bine yakın insanın ölümünden sorumlu olan terörist başı Öcalan’a birdenbire “Kurucu önder” denilerek “Çok önemli şahıs” haline getirilmesi, başta şehit aileleri ve gaziler olmak üzere milyonlarca vatandaşa rahatsızlık vermeye devam ediyor.

Teröristlere asla güven olmaz! Bugüne kadar verdikleri sözlerin hepsi yalan çıktı.

“PKK’yı feshettik” dediler. Etmediler!

Birkaç hurda kalaşnikofu mangal partisinde yakarak “Silah bıraktık” dediler, bırakmadılar!

“Bütün güçlerimizi Türkiye’den çekiyoruz” dediler. Çekmediler!

Bunların hayatları yalan! Yaptıkları hep aldatmaca!

★★★

Evet, “Terörsüz Türkiye” hedefinden dönülmemeli, fakat...

Bu kaypak örgüte ve onun kaypak siyasetçilerine nasıl güveneceğiz?

“Çözüm Süreci Heyeti”nin taslak raporunda özellikle şehit aileleri, gaziler ve güvenlik güçleri üzerinden yapılan eleştiriler “risk alanı” olarak tanımlanıyor. Belki de bu nedenle “Umut hakkı” ifadesi raporda yer almadı, Öcalan’a af için dolambaçlı yollara gidildi.

Öcalan’a “Kurucu önder” sıfatını lâyık gören MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “Öcalan umuda, Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir!” diye ısrarını sürdürüyor.

Şehit aileleri ve gaziler “MHP lideri, milletin nefret ettiği katil bir teröristi neden bu kadar ısrarla savunuyor?” diye acı acı düşünüyor.

★★★

En doğru yöntem bu konuda hemen referanduma gidip “Ey halkım! Öcalan ile PKK’lı teröristlerin affedilmesini istiyor musun, istemiyor musun?” diye sormaktır.

Bunu yapmaya cesaretleri yok! Çünkü milletin cevabının ne olacağını biliyorlar.

Millete rağmen böyle bir affın mümkün olmayacağını bilmeleri lâzım!

Yolsuzluktaki hazin halimiz!

Ülkemizde “İtibardan tasarruf olmaz” denilerek her türlü israf yapılıp devletin kaynakları gereksiz yere oraya buraya savrulunca ve bunların dışında, birçok kurumda meydana gelen “büyüklü küçüklü yolsuzluklar” önlenemeyince zora giren ekonomimiz düzelmiyor!

Bol harcamalarla itibar sağlanmayacağını, bir ülkenin “ekonomisinin, parasının, pasaportunun gücüyle” saygınlık kazanacağını kabul edene kadar belimizi doğrultamayacağız.     

Ne yazık ki, dış dünyadaki itibarımız sürekli olarak geriliyor.

Uluslararası endekslerde hemen her alanda sonlarda yer alıyoruz.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün “2025 Yolsuzluk Algı Endeksi”nde 17 puan birden kaybederek 182 ülke arasında 107’nci sıradan 124’üncü sıraya düştük.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 12 yıl önce Türkiye’nin, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün “2013 Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 53’üncü sırada olmasına tepki göstererek “Yolsuzlukta 53’üncü sırada olmak Türkiye’ye yakışmıyor” demişti.

Aradan geçen 12 yıldan sonra Türkiye’nin tepetaklak yuvarlanıp yolsuzluk algısında 124’üncülüğe düşmesine Mehmet Şimşek şimdi ne diyor acaba? Bu hazin durumu neyle izah ediyor?

GÜNÜN SÖZÜ

Gerçek olan odur ki, insanlar güzeli sevmez, sevdiğini güzel bulur!