MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, askeri hastanelerin yeniden açılması gerektiğini savunarak konuyu “Milli beka ve Mehmetçiğin sağlığı” açısından öncelikli bir mesele olarak niteliyor. Bahçeli, NATO üyesi ülkeler arasında askeri hastanesi bulunmayan iki ülkeden birisinin Türkiye olduğunu belirtti. Sadece KKTC’de bir askeri hastanemiz bulunuyor.
“Gülhane ruhu”nun güçlendirilmesi ve askeri hastanelerin ordu bünyesine kazandırılması için çağrılar eksik olmuyor. Askeri hastanelerin açılmasını destekleyenler, “Harp cerrahisi ve askeri hekimlik geleneğinin korunmasını” vurguluyor. Mevcut durumda stratejik bölgelerdeki sağlık hizmetlerinin farklı hastane statüleriyle yürütüldüğü ifade ediliyor.
O SÖZ HİÇ GERÇEKLEŞMİYOR
15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra MHP gibi İYİ Parti de askeri hastanelerin yeniden açılması için çaba gösterdi. Milli Savunma Bakanlığı, her seferinde “Hastanelerin yeniden açılması çalışmalarının sürdürüldüğünü” açıklıyor ama bir türlü sonuç alınmıyor. Bakan Yaşar Güler’in bu konuda samimi olduğunu da biliyoruz.
Türkiye’de bulunan askeri hastaneler kapatıldı ama Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) bulunan 100 yataklı Girne Askeri Hastanesi’nde askeri doktorumuz kalmadığı için sivil doktorlar görevlendirilmek isteniyor. O da bulunamıyor. Madem bir askeri hastaneye bile sivil doktor bulunamıyor, askeri tıp akademileri niçin kapatıldı?
Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Personel Hizmetleri Başkanlığı adına tüm başkanlıklara, ilçe sağlık müdürlüklerine, toplum sağlığı merkezlerine, şehir hastanelerine, eğitim ve araştırma hastanelerine, devlet hastanelerine, ağız ve diş sağlığı merkezlerine, halk sağlığı laboratuvarına gönderilen 5 Ekim 2026 tarihli yazıda şöyle denildi:
AÇIĞIN BELGESİ
“KKTC’de konuşlu 24 Aralık 1963 Girne Asker Hastanesi’ne ve KKTC’de bulunan birliklere, Sağlık Bakanlığımız ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından müştereken imzalanan 7 Şubat 2018 tarihli protokol kapsamında ihtiyaç duyulan unvan/branşlarda personel görevlendirmesi yapılmaktadır.
Bu çerçevede anılan hastane ve birliklerde uzman tabip ve tabip ihtiyacı halen devam etmekte olup, durumun bünyenizde görev yapan personele duyurulması ile söz konusu hastane ve birliklere görevlendirilmek isteyen ekte unvan ve branşları belirtilen uzman tabip/tabiplerin dilekçeleri ile birlikte isimlerinin en geç 11 Kasım 2026 Çarşamba günü mesai bitimine kadar Müdürlüğümüze bildirilmesini arz/rica ederim.”
Ruh sağlığından ortopediye, iç hastalıklarından kardiyolojiye, göğüs hastalıklarından nörolojiye, kulak-burun-boğazdan, enfeksiyon hastalıklarına, acil tıp uzmanından ürolojiye, genel cerrahtan göz hastalıklarına, kalp damardan sinir cerrahisine kısaca aklınıza gelen hemen her branştan uzman doktor aranıyor. Ama duyurulara rağmen açık bir türlü kapatılamıyor.

BAHÇELİ DE “BEKA” DEDİ AMA
Bahçeli, askeri hastanelerin açılmasını “Milli beka meselesi” olarak vurguluyor. Daha önce, askeri hastanelerin açılması için çalışmalar yapıldığını belirten Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk’ün sorusuna şu yanıtı verdi:
“Beş hastanenin sadece TSK personeline hizmet vermesi planlandı. TSK personeli olarak görev yapan ve özellikle terörle mücadele kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne tevdi edilen her türlü görevi ifa etmek üzere; Bakanlığımızın sağlık alanında ihtiyaç duyduğu askeri öğrenci yetiştirme ve dış kaynaktan sağlık personeli temin faaliyetleri yürütülmektedir.”
Askeri hastanesi olmayan NATO üyesi iki ülke bulunuyor. Bunlardan birisi İzlanda, diğeri Türkiye. Diğer NATO ülkelerinde asker sayısı ülkemizden kat kat az olan, komşularıyla savaşma olasılığı bulunmayan ülkelerde bile askeri hastaneler ve askeri sağlık personeline büyük önem veriliyor. Ülkemizde ise var olan hastaneler kapatıldı, askeri doktorlar dağıtıldı.
BAĞCIOĞLU: ASLA İHMAL EDİLMEMELİ
YENİ Parti Milli Savunma Koordinatörü emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu da her fırsatta askeri hastaneler, askeri doktorlar konusunu gündeme getiriyor. Etrafımızda ne zaman, ne olacağı belli olmayan bir coğrafyadayız. Bu yüzden askerlerimizin her koşulda sağlık hizmetlerinin hazır olması gerekir.
Bağcıoğlu da, “Askeri hastaneler” konusunu “Milli güvenlik meselesi” olarak niteledi. Bağcıoğlu, “Askeri sağlık sistemi, yalnız TSK’ya sağlık personeli yetiştirmek veya birkaç hastaneyi askeri ihtiyaçlara göre düzenlemekten ibaret değildir. Modern askeri tıbbın tüm alanlarını kapsayan, kendine özgü uzmanlıkları ve kurumsal yapısıyla bütüncül bir sistemdir. Bu haliyle de milli güvenliğin vazgeçilmez bir unsurudur. Bu konu asla ihmal edilemez” diyor.
PEKİ DAHA NE BEKLENİYOR?
Askeri makamların her fırsatta gündeme getirdiği askeri hastaneler, askeri doktor ve diğer sağlık görevlileriyle ilgili konulara AKP iktidarının duyarsız kaldığı yorumları yapılıyor. Peki daha ne bekleniyor? Yankı Bağcıoğlu, askeri hastanelerin önemini SÖZCÜ’ye şöyle açıkladı:
-Ateş altında ilk müdahale, harp cerrahisi ve ileri travma müdahalesi, kesintisiz tahliye zinciri; ancak askeri tıp doktrini, eğitimi ve teşkilatıyla başarı ile yürütülebilir.
-Çatışmada bazen “altın saat” değil, altın dakikalar vardır.
-Türkiye’de askeri sağlık sisteminin yeniden tesis edilmesi ertelenemez bir milli güvenlik ihtiyacıdır. Gecikmenin telafisi olmayan sonuçlar doğurması maalesef kaçınılmazdır.