“İnsan milliyetçi de muhafazakar da ateist de olabilir. Fakat hukuk ortak paydasında buluşup buluşamayacağımız şu anda çok ciddi bir sorun” İbrahim Özden Kaboğlu, anayasa hukuku profesörü, hukukçu ve eski milletvekiliydi. 2024’te İstanbul Barosu’nun 34. başkanı seçildi. Geçen pazar girdiği seçimde Prof. Dr. Ümit Kocasakal’a kaybetti. Bunu manipülatif bir kampanyaya bağlayan Kaboğlu, şunları söyledi: BİZE MERTÇE VURUN “Eğer vuracaksanız vurun, eleştirin ‘Kaboğlu’nu işte şu kadar hapishane ziyareti yaptı, eksik kaldı, şu kadar duruşmada savunma yaptı, eksik yaptı’ deyin. Ama baroyla ilgisi olmayan konularda halkı yanıltıcı bilgi vermeyin. Vurursanız vurun ama mertçe vurun dedim. Belgelerimi ortaya koydum. Dolayısıyla bu şovenist, milliyetçi bir yaklaşım, hatta ırkçı temelde milliyetçi yaklaşım tuttu. Perde arkasını bilmiyoruz ama bizim insan haklarına dayanan laik ve demokratik cumhuriyetçiliğimizi hiç kimse sorgulayamaz.” Kaboğlu, kendisine yönelik yapılan anayasanın ilk 4 maddesinin değiştirilmesi konusundaki fikri ve “Türkiyelilik” kavramının seçimi kaybetmesinde etkili olup olmadığını sordum. Şunları söyledi: ANAYASA YORUMA AÇIK “Anayasanın ilk dört maddesi değişsin değişmesi teknik bir şeydir. Ama 2001 anayasa değişikliği sırasında yapılan iyileştirme, 14. maddeyi yeniden konan 1961 formülü, ‘İnsan haklarına dayanan laik ve demokratik cumhuriyet’ dedim. İkinci maddenin bunun ışığında yorumlanması gerektiğini söyledim. Can Atalay kararı örneğini verdim. Can Atalay kararı eğer lehe verilmişse, mahkemenin ikinci ve 14. maddeyi birlikte olumlu anlamda yorumlamasıyla cumhuriyeti, insan haklarını ileriye götürücü olmuştur. Anayasa her zaman yoruma açıktır. Yargıtay, ‘Ben Anayasa mahkemesi kararını tanımıyorum’ dedi. Suç duyurusunda da bulundum. Ama, Can Atalay’ın cezaevinde çürümesi istendi. ‘Türkiyeli’ kavramı… Ben de Mustafa Kemal Atatürk’ün 1924 anayasası öncesi yazdığı anayasa taslağı kitabından ‘Türkiyeliler’ kavramını örnek gösterdim. Bunu ilk kullananın Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söyledim.” ‘70 hakim devşirdik’ sözü kanıtlıyor Prof. İbrahim Özden Kaboğlu, sözlerine şöyle tamamladı: “Barolarda milliyetçi bir dalga var, hukuk yerine milliyetçi dalga esiyor. Ama benim kaygım, insan milliyetçi de olabilir muhafazakar da olabilir ateist de olabilir. Fakat hukuk ortak paydasında buluşup buluşamayacağımız şu anda çok ciddi bir sorun. 6 yıl önce yasayla baroları parçalarken, hukukun ortak paydasında bütün hukukçular buluşur görüşünü mecliste en yüksek sesle ben dillendirmiştim. Dolayısıyla iki numaralı o baroların güdük kalması benim görüşümün teyidi anlamına geliyor. İki no.lu Ankara Barosunun ‘70 hakim ve savcı devşirdik’ demesi, yine benim görüşümün teyidi anlamına geliyor. Barolarda, avukatlarda hukuku içselleştirme sorunu konusunda daha kat edecek ya da kat edilecek hayli yolumuz var.”