Bir Mimar Sinan eseri: Kazasker İvaz Efendi Camii
İstanbul'un Fatih ilçesindeki Eğrikapı semti 435 yıllık bir camiyi sınırları içinde barındırıyor.
Mimar Sinan tarafından yapılan 1585 tarihli Kazasker İvaz Efendi Camii, Anemas zindanları kalıntıları çevresinde bulunuyor.
Caminin mimarisini farklı kılan özellikleren biri, klasik ana kapısı olmaması, bunun yerine ön cephede sağlı sollu iki kapı bulunması.
Taş-tuğla halinde inşa edilen caminin minaresi kıble duvarı köşesinde yer alıyor. Zamanında külliye halinde olan camiden, günümüze sadece cami ve çeşme kalmış.
Caminin adını aldığı İvaz Efendi, Kanuni Sultan Süleyman'ın kazaskerlerinden biriydi. Manavgatlı olması sebebiyle Manav İvazağa diye de anılıyordu.
Halk arasında Eğrikapı Camii adıyla da anılan mâbedin bânisi Kazasker İvaz Efendi (ö. 994/1586) kıble duvarı önündeki hazîreye defnedilmiş.
Hazîrede adını taşıyan bir mezar taşına rastlanmamakla birlikte tam mihrabın hizasında üzerinde hiçbir yazı olmayan, hazîredeki bütün taşlardan daha büyük silindir biçiminde iki şâhidenin İvaz Efendi’nin kabrine ait olması kuvvetle muhtemel.
Tarihi yarımada kapsamındaki cami tek kubbeli ve beş tane yarım kubbe ana kubbeye destek olmakta.
Caminin her tarafında açılmış çok sayıda pencere harimin bol ışık almasını sağlamış.
Cephelere değişik bir estetik veren pencere düzenlemesi bir dereceye kadar Mimar Sinan’ın eserlerinden Eyüp’te Zal Mahmud Paşa Camii’ni hatırlatır.
Bu pencere bolluğu, İvaz Efendi Camii’nde yalnız cephelerle sınırlı kalmayıp kubbe kasnağı ile trompların ve içinde mihrabın bulunduğu yarım kubbe kasnağında da varlığını gösteriyor. Kıble cephesinde mihrabın üstünde de sivri kemer içinde başka benzerlerine rastlanmayan sivri kemerli büyük bir pencere daha bulunuyor.
Camide 1998 yılına kadar Muhammed'in Sakal-ı Şerifi bulunmaktaydı. Ancak Sakal-ı Şerif bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuş ve ne olduğu bilinmiyor.









