Mali güce göre vergileme, Anayasamızın da öngördüğü temel bir vergileme ilkesidir. Söz konusu ilke, vergi adaleti ve gelir dağılımı açısından önem taşır.
Mali güce göre vergilendirme, esas itibariyla, kişilerin ekonomik ve kişisel durumları göz önüne alınarak vergilendirilmeleridir. Ancak, vergi uygulamalarımız vergi adaletini tesis etmeye yardımcı olmak bir yana, tam tersine bozucu bir şekilde çalışıyor. Tarife dilimleri uygulaması bu konudaki çarpıcı örneklerden birisidir.
Tarife Dilimi Bordrolu Çalışan İçin Neden Önemli?
Gelir vergisi sistemimiz artan oranlı vergilemeye dayanır. Ücret gelirleri de Gelir Vergisi Kanunu’na göre vergilendirildiği için artan oranlı tarife dilimi yoluyla vergilenir. Yani ücretin arttıkça, bir üst dilime girer ve daha yüksek vergilenirsiniz.
Örneğin 2026 yılı için gelir vergisi tarifesi dilimine göre ücretliler:
- 190.000 TL’ye kadar olan ücret matrahı %15 oranı üzerinden vergilenir.
- 190.000 TL’yi aşan ancak 400.000 TL’yi aşmayan kısım için vergi oranı %20 olur.
- 400.000 TL’yi aşan ancak 1.500.000 TL’yi aşmayan kısım için vergi oranı %27 olarak uygulanır.
- Gelirin 1.500.000 TL’yi aşan ancak 5.300.000 TL’yi aşmayan kısmı için vergi oranı %35’e çıkar.
- 5.300.000 TL’yi aşan kısım için ise vergi oranı %40 olur.
Dolayısıyla tarife dilimleri ne kadar düşük belirlenirse ücretli o kadar kısa sürede üst dilime geçer ve vergisi artar. Böylece, bordro mahkumlarının yılın ilk ayında aldıkları net ücreti, üst dilime çıktıkça kırpılır ve küçülür.
Vergi Dilimleri Üzerinden Gizli Vergi Zammı
Düşük tayin edilen gelir vergisi dilimleri, ücretlinin yıl içinde kısa bir süre içinde üst dilimdeki vergi oranı üzerinden vergilendirilmesine neden olduğu için esasında bir tür gizli vergi zammıdır. Mevzuatın yanlış kurgulanması nedeniyle tarife dilimleri yıllardır yeniden değerleme oranının altında kalmaktadır. Akaryakıta otomatik ÖTV zammı uygulanırken; virgülden sonra dört haneyi dikkate alanlar konu milyonlarca çalışanın tarife dilimine gelince %5’i aşmayan kesirleri silmektedirler.
İlk Dilim Asgari Ücretin 21 Katından 5.8 Katına Kadar Düştü
2000 yılında gelir vergisi tarifesinin ilk dilimi bir aylık brüt asgari ücretin 21 katı iken 2026 yılında tarifenin ilk dilimi 5.8 kata kadar düşmüştür.
Bunun anlamı şudur, vergi tarife dilimleri maaş artış oranını takip edememiş, bundan dolayı ücretli maaş artışlarının ciddi bir kısmını vergi olarak ödemek zorunda kalmıştır.
Yüz Bin TL Brüt Ücretliye Her Ay Net 5.000 TL Gizli Vergi Zammı!
Gelir vergisi tarife dilimleri hesaplanırken yeniden değerleme oranı kuruşu kuruşa uygulansaydı, %5’lik kesikler dikkate alınmaz denilmeseydi, ilk dilim bugün 190.000 TL değil 521.210 TL olacaktı.
Nereden bakarsanız bakın, tarife dilimleri üzerinden bordroluya gizli vergi zammı yapılmış, lokması dilim dilim elinden alınmıştır.
Konuyu bir örnekle somutlaştırırsak daha net anlaşılır.
2026 yılında 100 bin TL brüt maaş alan bir çalışanın yıllık ödediği vergiyi ve tarife diliminin 2000 yılından bu yana kuruşu kuruşuna yeniden değerleme oranının artırılmış olduğu durumda ödeyeceği vergiyi hesapladım.
Buna göre 2026 yılında; 100 bin TL brüt maaşlı çalışan vergi tarifesinin yanlış kurgulanmasından dolayı 60.000 TL daha fazla gelir vergisi ödeyecektir. Bordro mahkumunun maaşı, tarife dilimi zulmü nedeniyle her ay net 5.000 TL daha az olacaktır.
Yapmayın, artık bu yanlışa bir son verin!

Şu soruları sorabiliyor musunuz?
Neresinden bakarsanız bakınız yukarıda sunduğumuz vahim tablo; vergi sisteminin çalışandan, ücretten, emekten yana olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. İğneden ipliğe, ekmekten suya kadar her şeye vergi ödeyen bireyler olarak sormak hakkımız.
- Damga vergisi, harçlar ve diğer pek çok vergi artışında yeniden değerleme oranı kuruş kuruşuna uygulanırken, ÖTV maktu artışlarında bir kuruşun binde biri tutarındaki artış bile dikkate alınırken yıllardır gelir vergisi dilimlerinde %5’lik kesirler neden dikkate alınmamaktadır?
- Sürekli vergi adaletini sağlıyoruz diye sosyal medya paylaşımı yapan Hazine ve Maliye Bakanı milyonlarca çalışanın maaşına gizli vergi zammı anlamına gelen tarife dilimi zulmüne dur diyecek bir düzenlemeyi neden gündemlerine almamaktadır?
- Ücretlilerin talebi; kendilerine istisna tanınması, lütufta bulunulması değil; alın
terlerinin dilim dilim, gizli gizli ellerinden alınmasına son verilmesidir. Bu haklı talebe hayır demek mümkün müdür?