Bir ülkeyi ve milleti çökertmek istiyorsan 4 yol var.
Parasıyla oyna.
O ülke çöker.
O millet biter.
Diliyle oyna.
O ülke çöker.
O millet biter.
Okullarıyla (eğitimiyle) oyna.
O ülke çöker.
O millet biter.
Orduyla işgal et.
O ülke çöker.
O millet biter.
Bugün orduyla işgal etmiyorlar. Eğitimiyle oynuyorlar. O millet ve ülke çöküyor.

* * * *

İstanbul’un Kartal İlçesi, her anlamda Türkiye’nin küçük modelidir. Kartal’da Milli Eğitim Vakfı Orta Okulu’nda 12 sınıfı ayırdılar. İmam hatibe dönüştürdüler. Okulda, eğitim, öğretim, birlik, beraberlik, sevgi, hoşgörü çöktü. Velilerden bir bölümü; bu okul, mahallemizin tek ortaokuludur. İçinde kütüphane yok, spor salonu yok. Tiyatro salonu yok. Sinema odası yok. Satranç odası yok. Bunlar yokken 12 sınıfın imam hatip yapılması mantıksız, akılsız, kötü niyet girişimi dediler. Diğer veliler ise imam hatip öğrencilerinin anne ve babalarıydı. Onlar, “imam hatip yapılması mantıksız” diyen velilere; “Dinsizler... Hıristiyanlar... Gavurlar...” diye bağırdılar.
Polis geldi.

* * * *

Gaziantep, büyük şehir.
Zengin, varlıklı şehir.
Doğunun Paris’i bir şehir.
Bu şehirde Bilge Gürünlü adında 14 yaşında bir kız öğrenci yaşıyor. Annesi- Babası yok. Halası ona bakıyor. TEOG öğrenci Bilge Gürünlü‘yü, evinden 100 kilometre uzaklıkta Gaziantep’in İslahiye’sinde bir okula kaydetti. Bu yoksul ve sadece ona sahiplenen yoksul bir halası olan kız öğrencinin, her gün 5 saatini yolda geçirmesi ve ayda 500 lira yol parası ödemesi gerekiyor.
Kız öğrenci okula gitmiyor.
İstanbul Sultangazi Çok Programlı Anadolu Lisesi daha geçen yıl yeni açıldı. 2 bin 300 öğrencisinin 9’uncu sınıf kontenjanı 700 olmasına rağmen bu yıl okulun 9’uncu sınıfına 1700 ögrenci yerleştirildi. İkili eğitime geçildi. Sınıf mevcudu 60 kişiyi aştı. Öğretmen açığı var. Lise ders kitapları öğrencilere dağıtılmadığı için dersler boş geçiyor.

* * * *

Bütün Türkiye’de durum aynı.
Sınıf mevcutları 60’a koşuyor.
Çok yerde ikili eğitim hortladı.
Kitaplar çoğu yerde gelmedi.
Bu yıl Eğitim Bakanlığı okullarda “mescit açılması” için yönetmelik yayınladı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, “Türkiye okulda zorunlu din dersi uygulamasını” kaldırmalı diye karar aldı. Diyanet İşleri Başkanı bu karara çok kızdı. Türkiye’de 16 milyon 400 bin öğrencinin eğitim ve öğretimi Diyanet Vakfı ile rüşvet-yolsuzluk-hırsızlık fezlekelerinde adı geçen Cumhurbaşkanı oğlu Bilal’in Vakfı’nın “İslamcı Kuşaklar Yetiştirme” çizgisine vidalandı.
Ülkeyi çökerteceksen.
Eğitimi ile oyna.
Manisa Alaşehir’de 19 Mayıs Orta Okulu’nun binasına İmam Hatip Orta Okulu’nun 7 sınıfının taşınacağı ve iki okulun aynı binada eğitime devam edeceği duyulunca veliler imza kampanyası başlattı.

Ey savcımız yeter artık!

Ben her gün bu köşede “Ey savcımız...” diye mi yazacağım? İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu görün artık. Yeter artık. Bakın siz; “1 Ali Sami Yen arsasına 11 Ali Sami Yen Stadyumu büyüklüğünde gökdelen dikme beceresini gösteren fakat 10 işçiyi öldürmeden 32 kata çıkartıp indirmeyi beceremeyen Aziz Torun adlı işadamını baş sorumlu tutmadınız” ve onu mahkemede adalet önüne çıkartmadınız. Bakın İstanbul Kartal’da Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Savcısı Levent Kandemir, inşaatta iskelenin çökmesiyle hayatını yitiren 3 işçinin ölümünden baş sorumlu olarak o inşaatı yapan MG İnşaat şirketinin patronu Mehmet Gültekin hakkında dava açtı.