Gıdalarda, ilaçlarda ve kozmetik ürünlerde kullanılan, 4 bin 500 katkı maddesi sağlığımızı nasıl tehdit ediyor? GİMDES Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, bu maddelerin pek çoğunun; kanserden beyin hücrelerinin tahribatına, kalp damar hastalıklarından obeziteye, diyabete, alerjik rahatsızlıklara kadar pek çok sağlık sorununa sebep olduğunu söyledi. Birçok ülke, bazı katkı maddelerinde kısıtlamaya gitmişken Türkiye bu konuda ne yapıyor?
Katkı maddelerinin satışı teşvik etmek, pazarlamayı kolaylaştırmak maksadı ile ilave edilen kimyasal maddeler olduğunu söyleyen Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES) Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, "Bugün toplam 4 bin 500 çeşit katkı maddesi dünya piyasasında gıdalarımıza, ilaçlarımıza ve kozmetiklerimize katılmak üzere pazarlanmaktadır. Bu maddelerin pek çoğunun kanserden tutun beyin hücrelerinin tahribatına, kalp damar hastalıklarından tutun obeziteye, diyabete, alerjik rahatsızlıklara varıncaya kadar çeşitli zararları tespit edildiği halde, sırf sanayi patronlarının para kazanma hırsları uğruna insanlığın midesine, vücuduna bu zehirler zerk edilmeye devam edilmektedir. Birçok devletler ya habersiz ya haberli bir şekilde seyirci kalmaktadır" dedi.
[old_news_related_template title="Gıda Işınlama: Raf ömrünü uzatırken insan sağlığını tehdit ediyor mu?" desc="Türkiye'de 1999'dan beri yasal olarak, bazı gıdaların raf ömrünü uzatan bir yöntem kullanılıyor; ışınlama. Muhtemelen şu an mutfağınızda bulunan baharatların, bazı taze sebze ve meyvelerin, patatesin, soğanın, baklagillerin paketlerinde şimdiye kadar fark etmediğiniz 'radura' işareti var. Belki de bu işareti daha önce gördünüz ama size muhtemel bir tehlikeyi çağrıştırmadı. Peki faydalı olduğunu düşündüğünüz bu gıdaların ışınlandığını yani iyonize radyasyona maruz kaldığını bilmek aklınızda bir soru işareti oluşturur mu? " image="https://sozcuo01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2016/12/baharat-1.jpg" link="https://www.sozcu.com.tr/2016/saglik/gida-isinlama-raf-omrunu-uzatirken-insan-sagligini-tehdit-ediyor-mu-1573630/"]
[old_news_related_template title="Gıda ışınlama yönteminin amacı ne? Işınlama yöntemi gıdanın besin değerini etkiliyor mu?" desc="Işınlama, bir gıda koruma yöntemi olarak, gıdadaki bazı zararlı organizmaları öldürürken onun raf ömrünü de uzatıyor. Ticari anlamda pek çok faydaları olan bu işlem, gıdanın besin değerini öldürüyor mu? Örneğin vitamin değeri yüksek diye aldığınız bir pul biberin, iyonize radyasyona maruz kalması onu etkiler mi? Bu gıdaları sürekli tüketmek, besin yetersizliğine neden oluyor mu? Peki neden bazı Avrupa ülkelerinde organik gıdaların yanına ışınlanmış gıda koymak yasak?" image="https://sozcuo01.sozcucdn.com/wp-content/uploads/2016/12/kuruyemis.jpg" link="https://www.sozcu.com.tr/2016/saglik/gida-isinlama-yonteminin-amaci-ne-isinlama-yontemi-gidanin-besin-degerini-etkiliyor-mu-1573631/"]
"TÜRKİYE SINIRLAMA GETİREBİLİR"
Dr. Büyüközer, "Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) ile Gıda ve Tarım Teşkilatı'nın (FAO) katkı maddeleri üzerinde çalışan 'Ortak Uzmanlar Komitesi' (IECFA) dünyada, her çeşit katkı maddesi ile ilgili yapılan toksikolojik çalışmaları değerlendirir ve Uluslararası Gıda Kodeksi Komisyonu'na tekliflerini sunar. IECFA, ayrıca katkı maddesinin özelliklerini belirler, analiz yöntemlerini standartlaştırır. Katkı maddesi ile ilgili A, B, C listelerini hazırlar. A listesi pozitif listedir. B listesinde değerlendirilmesi tamamlanmamış katkı maddeleri yer alır. C listesi ise negatif listedir ve bu listede yer alan katkı maddelerini kullanma izni verilmez. Daha sonra yapılan çalışmalarda da farklı neticelere ulaşılması halinde katkı maddelerinin listelerdeki yerleri değişebileceği gibi, günlük alınabilecek miktarları da (ADI) azaltılıp çoğaltılabilir.
Uluslararası kuruluşta kabul görmüş katkı maddesine bir numara verilir. Mesela Monosodyum Glutomat; ki bu madde GİMDES’in kara listesindedir ve numarası 621'dir. Tartarin için 102'dir. Numaralanmış bu listelerden Avrupa Ekonomik Topluluğunda kullanımına izin verilen katkı maddelerine E kodu verilmiştir. Mesela, 621 numara ile belirlenmiş Monosodyum Glutomat, eğer AB tarafından kullanımına izin verilmişse, AB kodeksinde bu katkı maddesi E 621 olarak isimlendirilmiş olmaktadır" şeklinde konuştu.
Türkiye'de de AB'ye uyum programı uygulandığı için aynı isimlendirme kullanıldığını belirten Büyüközer, kullanılmasına izin verilen katkı maddelerine ülkelerin sınırlamalar getirebileceğini vurgulayarak, “Nitekim, listelerde izin verildiği halde bazı katkı maddelerini Amerika, Avusturya, Avrupa kendi ülke sınırları içerisinde yasaklamışlardır" dedi.
TÜRKİYE'DE BAZI TESTLER YAPILMIYOR
Çok defa, kimyasal olarak bileşiğin kökenini tayin etmenin mümkün olmadığını, ancak üretici tarafından firma bilebildiğini, bu sebeple GİMDES olarak bu tür ürünlere sertifika verilmediğini belirten Dr. Büyüközer sözlerini şöyle tamamladı: "Bazen de çok hassas ve çok pahalı testlere ihtiyaç duyulmaktadır. Ülkemizde ise henüz bu testler yapılamamaktadır. Bu sebeple, mümkün mertebe katkısız doğal ürünler veya gıda katkı maddesini en az ihtiva eden ürünler tercih edilebilir. Dinimizin bize kazandırdığı 'Şüpheli şeylerden kaçınınız' prensibi gereğince, şüpheli katkı maddeleri belirlenip, bunlardan kaçınılmaya çalışılmalıdır".
Dr. Hüseyin Kami Büyüközer: Şu an piyasada 4 bin 500 çeşit katkı maddesi var
İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES) Başkanı Dr. Hüseyin Kami Büyüközer, şu an dünyadaki ilaç, gıda ve kozmetik ürünlerinde, 4 bin 500 çeşit katkı maddesinin kullanıldığını ve bu maddelerin de, kanser, diyabet, obezite ve kalp damar hastalıkları gibi pek çok sağlık sorununa davetiye çıkardığını belirtti. Peki AB standartlarına göre belirlenen bu maddeler için Türkiye ne yapmalı?