Sevgili okurlarım, her ülkenin protokol uygulamasında şaşmaz bir kural vardır. Cumhurbaşkanı’nın iç ve dış gezileri kamuoyuna önceden bildirilir. Şu tarihte şuralara gidecek, şu tarihte dönecektir diye...

Dün Türkiye’de ilginç bir olay oldu. Recep Tayyip’in dün Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile Etiyopya gezilerine çıkacağı günler öncesinden açıklanmıştı.

Hatta o kadar ki, kendisine bu iki gezide refakat edecek yandaş gazeteciler bile belirlenmişti.

Özellikle Etiyopya bizim yandaşlar için mutlaka görülmesi gereken değişik ülkelerden biridir. Dolayısıyla o arkadaşlar da hazırlıklarını ona göre yapmaya başlamışlardı.

Öyle ya, beleş devlet gezisi bu...

Koş vatandaş koş, fırsatı kaçırma!

Cebinden bir kuruş çıkmadan iki ülkeyi gezeceksin, uçakta Recep Tayyip’le birlikte fotoğrafların çekilecek, üstelik ona soru sormuş falan gibi yapıp hava basacaksın!..

★★★

Fakat efendim dün ilginç bir olay oldu. Recep Tayyip’in BAE gezisi hiç kimseye haber vermeden iptal edildi.

Ne olmuştu, niçin iptal edilmişti belli değil.

Hele bu gibi iptal olaylarında yine devlet geleneğidir, kamuoyuna anında haber verilir.

Oysa bu iptal kararı devletin TRT’si dahil hiçbir yerde yoktu.

Sadece yandaş Hürriyet gazetesinde iki satırlık bir haber yer almıştı. Bizler de tesadüfen oradan öğrenmiş olduk.

BAE iptal edilmiş ancak Etiyopya gezisi olacakmış.

O da günübirlik!

Şimdi sen yandaş gazeteci ol, gel de buna üzülme!

Yarım günde Etiyopya’nın neresini gezeceksin, nesini göreceksin yani! Safariye çıkacak değilsin ya...

★★★

Ama organizatörler bu arkadaşlara kesin güvence verip rahatlatmışlar...

“Siz merak etmeyin, istediğiniz dış gezi olsun. Yakında bir Uzakdoğu gezisi ayarlanır, sizi oraya götürürüz!”

Üstelik bu Etiyopya gezisinde de birlikte fotoğraf çektirecek ve Sayın Cumhurbaşkanımıza soru sormuş olacaksınız. Soracağınız soruları biz şimdiden hazırlıyoruz...

Uçakta çekilecek o fotoğrafları Türk milleti merakla bekliyor olacak!

Fakat bu işin dahası var. Recep Tayyip bu erteleme öncesinde veya sonrasında BAE devlet başkanıyla bir telefon görüşmesi yapmış. Türk kamuoyuna iletilen bilgi sadece bu kadar.

Devlet yönetiminden küçücük bir örnek olsun diye bunları anlattım.

Bir üniversite ziyareti

Sevgili okurlarım, Recep Tayyip iki gün önce İstanbul’da Boğaziçi Üniversitesini ziyaret etti. Boğaziçi bu iktidar açısından bakıldığında kritik bir yer.

Rektörü özellikle değiştirildi ve o makama AKP iktidarının her konuda yakın adamı olan bir şahıs rektör atandı.

Üniversitede akan sular bir türlü durulmuyor... Öğrenciler ayakta.

Ve Recep Tayyip işte böyle bir ortamda, aklına nereden estiyse bu üniversiteyi ziyaret ediyor. Fakat biliyorsunuz, bu beyefendi nereye gitse önceden mizansenler ayarlanır.

Boğaziçi ziyaretinde aynı senaryo devreye sokuldu.

Başka üniversitelerde okuyan, ya da AKP üyesi olan bazı gençlere önceden haber salındı. Bunlar Recep Tayyip’i alkışlarken kameralara çekim yaptırıldı. Çevresinde 15-20 kişi var!

★★★

O gün okula Boğaziçi öğrencileri alınmıyor. Yurtlar önceden boşaltılıyor. Giriş çıkışlar polis tarafından tutuluyor... Ve özel çağrılan bu 15-20 partili yandaş Recep Tayyip’i alkışlıyor!

Bu çekimler başta TRT olmak üzere hemen yandaş medyaya servis edilip yayınlanması sağlanıyor.

Şimdi soruyorum...

Böyle düzmece alkışlara, gösterilere göz yummak bir cumhurbaşkanına yakışıyor mu?

Bu soruya yanıt verilir mi?

Elbette verilmez, verilemez.

Bu adam dünyada bir tek!

Medyamızda birkaç günden bu yana ilginç bir haber yer alıyor. İstanbul’da bir adam arabasının bagajında tam 30 milyon dolar tutuyor. Araç, oturduğu sitenin kapalı otoparkında.

Kendi ifadesine göre iki üç günde bir otoparka iniyor, bagajı açıyor ve paraların durup durmadığını kontrol ediyormuş.

Döviz işi yaparmış, her gün bankaya gidip gelmek zormuş, o yüzden 30 milyon doları bagajda tutuyormuş!

Eğer bu haber baştan sona düzmece ise, adam yalan söylüyorsa, işin içinde başka bir dümen yoksa, işin gerçeği yakında ortaya çıkar.

Ama eğer gerçekse, 30 milyon doları aracının bagajında tutan bu şahıs normal değildir. Akılsız desek olmaz çünkü bu kadar parayı biriktirip bagaja bırakmak her babayiğidin harcı değildir! Akıl hastası bile olabilir.

Ama ne olursa olsun bu acayip adam dünyada bir ilk ve tektir. Lütfen gelmişi geçmişi iyi incelensin, özellikle de ‘vergi’ durumuna iyice bakılsın, bence işin altından neler fışkırır!