Pornografik ve ‘şiddetli’ içeriğiyle sık sık gündeme gelen ‘Grinin Elli Tonu’ adlı film vizyona girerken eş zamanlı olarak ‘oyuncakları’ da Türkiye’de satılmaya başlandı.

Son dönemin en çok satan romanları arasında yer alan, pornografik ve ‘şiddetli’ içeriğiyle sık sık haber konusu olan E. L. James’in ‘Fifty Shades of Grey’ (Grinin Elli Tonu) adlı romanı film oldu ve bilindiği üzere bu cumadan itibaren ülkemizde de gösterimde.

Bana ilginç gelen nokta ise ‘filmin oyuncakları’... Daha önce romanla ilgili yapılan kutu oyunundan bahsetmiyorum. Bir film vizyona girerken o filmle ilgili bebeklerin, poster ya da çeşitli hediyelik eşyaların satışa sunulması normal de, ‘seks oyuncaklarının’ satılması ilginç bence...

ŞAPLAK SONRASI KREM!

Masaj yağlarından kokulu mumlarına, deri kırbaçtan ‘fetiş tüy’e, kelepçeden göğüs kıskacına pek çok ürün ve ürün seti, filme özel olarak hazırlanmış. ‘Popo şaplağı’ adı verilen ürünün yanı sıra ‘popo şaplağı sonrası krem’ de ayrı satılıyor mesela!

nilay-ornek-sli

Ben de bunu Özlem Erkan’dan öğrendim. Erkan, sadece kadınlar için seks oyuncağı satan ve kısa sürede büyük başarı yakalayan www.pembebulutlar.com’un sahibi. (Sonradan erkekler için de ‘mavi bulutlar’ı açtı ama ‘pembe’ ilk göz ağrısı). Bu ürünler Türkiye’de de Pembe Bulutlar sitesinde satılıyor. “Satışlar nasıl?” diyorum, “Sitenin en çok satan ürünleri şu an Grinin Elli Tonu’ndan, özellikle de kırbaç, kelepçe, masaj yağı, popo şaplağı ile kremi” yanıtını veriyor.

Bazı ülkelerde yasaklanan film, her şeyiyle burada da çok konuşulacağa benziyor.

nilay-ornek-sli-2

Bir edebiyat öğrencisi olan Anastasia Steele ile çekici işadamı Christian Grey’in ilişkisini anlatan filmin başrollerini Jamie Dornan ve Dakota Johnson paylaşıyor.

 Filmin tadını çıkarmak isteyenlere: Tasty Cinema

Önemli sahne ve repliklere özel hazırlanan bir mönüyü tadarak film izlemeye, koku ve tat duygularınızı coşturmaya ne dersiniz?

Sinemada yemek yenmesi, bu eylem hep birlikte yapıldığında güzel oluyormuş meğer. Filmin sahneleri ve diyaloglarla özdeşleşen yiyecekler tüketildiğinde, koku ve tat alma duyuları filme dahil edildiğinde olayın tadına doyulmuyor.

Şimdilerde ortak tutkuları sinema ve yemek olan bir grup (Hakan Patır, Dilek Bölükbaş, Sinan Büdeyri, Ferhat Bora ve Serdar Paktin) yurtdışında da örneği olan ‘Tasty Cinema’yı Türkiye’de uyguluyor.

 

NASIL HABERDAR OLUNUR?

Bir internet sitesi var: tastycinema.com. Oraya kaydınızı yaptırıyor, iletişim bilgilerinizi bırakıyorsunuz. Ve size etkinlik haberi geliyor, biletinizi alıp etkinlik nerede düzenleniyorsa oraya gidiyorsunuz. Mesela geçtiğimiz cuma İstanbul Beyoğlu’nda Pera Müzesi’ne gittik. Bir Peter Sellers klasiği olan ‘The Party’ gösterildi.

NELER OLUYOR?

Sinema salonu girişinde size birer tepsi veriliyor. Tepsilerin içinde minik yiyecek kutuları ile şişeler, bunların üzerlerinde de birer numara var. Bir de minik rehber; hangi kutuda nasıl bir yiyeceğin olduğunu, hangi sahnede yenilmesi gerektiğini gösteren...

nilay-ornek-sli-4

Aslında ona çok ihtiyacınız da yok ama yemek istemediğiniz bir şey varsa (kutuda et olabilir, siz de vejetaryen olabilirsiniz mesela) onu görmeniz açısından önceden bakmak iyi olabilir. Siz tepsiniz kucağınızda filmi izlemeye başlıyorsunuz ve birden perdenin alt tarafında, üzerinde ısırık izi olan bir sayı beliriyor. Size belirtilen numaradaki kutuyu açıp o sahnede yiyorsunuz. Patlama sahnesinde boğazınızı hafif yakarak geçen bir içecek ya da uygun bir sahnede havyarlı bir yiyecek...

‘The Party’ filmini de çok severim; gülmekten ve yemekten keyif alan bir salon dolusu insanla ‘Tasty Cinema’ etkinliğinin leziz bir deneyim olduğunu söyleyebilirim.

nilay-ornek-sli-3

Tasty Cinema etkinliklerinden sonuncusu, bir Peter Sellers klasiği olan ‘The Party’ filmiyle yapıldı.