Beşiktaş’ın gündeminde uzun süredir yer alan Mohamed Salah, normal olarak bütün kamuoyunda büyük ilgi gördü. Liverpool yıllarında gösterdiği sihirbazlık, onu futbol dünyasında süratle zirveye taşımıştı. Yıllar geçti ve ayrılık zamanı geldi. 34 yaşına gelmişti. Premier Lig için yolun artık sonudur aldığı yaş. Oynar, ama forma bulma şansı azalır, çoğu maçta yedek kalır ve istediği maaşı alamaz. O da meşhur menajeriyle bir karar verdi. Artık ayrılık zamanıydı. Peki bu saatten sonra paraya çok mu ihtiyacı vardı? Demek ki var... Onun olmasa bile, menajeri ‘Son final komisyonum yüksek olsun, ben de emeklilik ikramiyem veya kıdem tazminatımla bu işi kapatayım’ diye düşünmüş. Adam sadece Beşiktaş’a değil, zirve mücadelesi yapacak takımlara da haber uçurmuş söylentilere göre... Beşiktaş ilgilenmiş, kendi imkanlarına göre teklif sunmuş ama yetmemiş Salah cephesine...… İstedikçe istemişler. En son dünyada satılacak formaların bile gelirini istemişler, iddialar böyle... İnsaf kardeşim, burası Patagonya değil. 25 yaşında olsan belki bu fedakârlıklar yapılabilir, iki sene sonra başka teklif gelir, o zaman kâr ederim diye düşünürsünüz. Artık son durağa gelmişsin, hâlâ süper emeklilik ikramiyesi kovalıyorsun. Beşiktaş yönetimi ve Önder Özen neşteri zamanında kullanıp, sosyal medyanın gazına gelmeden bu işi çok iyi kapattılar. Takım içi mali dengeler diye bir gerçek vardır. Futbolda…2 maç kaybedersin, kulisler başlar kadroda. Kardeşim Salah kurtarsın o zaman maçları diye...… Anlattığım mali şartlar ile bu transfer olsaydı, ‘Allah kurtarsın Beşiktaş’ı’ diye yazacaktım. İkon haline gelmiş oyuncuların oynama isteği varsa, ligimize gelmelerine karşı değilim ama kulüplerin anahtarlarını bile isterim anlayışına karşıyım. Bu anlayış futbolumuzdan uzak olsun. Gölge etmesinler başka bir şey istemem.