İTHALATI AZALTIYOR
Jeotermal ile ithal olan doğalgaz, kömür ve akaryakıttan tasarruf sağlandığına dikkat çeken Şentürk, jeotermal elektrik üretimi ile bir yılda 380 bin ton akaryakıtın ve 1.2 milyar metreküp doğalgazın ithalatının azaldığını dile getirdi. Bunun ülke ekonomisine 300 milyon dolar katkı sağladığını aktaran Şentürk, sektörün SGK ve vergi yükümlülüklerinin de 600 milyon doları bulduğunu belirtti. 130 derecenin üzerine çıkan yer altı sularının elektrik üretimine uygun olduğunu, 60-70 derecelerdeki suların da şehir ısıtmasında kullanılabileceğini anlatan Şentürk, “Türkiye’nin 4’te 1’inde jeotermal ile şehir ısıtması yapılabilir. Ama bunun yerine Rusya’dan doğalgaz alınıyor. Jeotermalle şu anda sadece 60 bin konut ısıtılıyor” dedi. Jeotermalin bu kadar önemli olmasına rağmen halen talep ettikleri yasal düzenlemeleri ve destekleri alamadıklarını vurgulayan Şentürk, enerji lobilerinin de önlerini kesmeye çalıştığını kaydetti. Tek desteklerinin alım garantisi olduğunu söyleyen Şentürk, kilovatsaat başına 10.5 sent satış yaptıklarını, bunun da lobiler tarafından düşürülmeye çalışıldığını ifade etti. Bu rakamın 8.5 sente düşürülmek istendiğini kaydeden Şentürk, “Ücretin 8.5 sente inmesi Türkiye jeotermal sektörünü bitirir” diye konuştu.

MAZOT DESTEĞİ VERİLSİN
Jeotermal giderlerinin yarısını sondajın oluşturduğunu anlatan Şentrük, 1 MW jeotermal enerjisi üretmek için 4-4.5 milyon dolar yatırım gerektiğini söyledi. Sondaj yaparken de en büyük giderlerinden birisinin mazot olduğunu dile getiren Şentürk, şöyle konuştu: “Mazotu petrolcüler ve yatçılar 1 liraya alırken biz 4 liraya alıyoruz. Yarattığımız değer ise petrolün 3 katı. Bize bu konuda destek verin dedik, kabul etmediler. Enerji yatırımı yapmak Türkiye’de çok zor. Bir imar izni için 41 kurumdan izin almak zorundayız. Hangi bakanlığa bağlı olduğumuz da belli değil.”
DEPREMİ GEÇİKTİRİYOR
Jeotermal üretimin çevreye zarar vermediğini söyleyen Ufuk Şentürk, hatta jeotermal ısıtma kullanılan seralarda verimin 7 kat arttığını belirtti. Fay çatlakları arasından suyu çektiklerini ifade eden Şentürk, “Biz suyu aldıkça kayanın stresini alıyoruz. Depremi engellemiyoruz ama kırılma daha yumuşak ve geç oluyor” dedi.