Sevgili okurlarım, bizim medya ve özellikle de Devlet Bahçeli gibi siyasetçiler bu arkadaştan genelde “İmralı” diye söz eder! Acaba niçin?

Herhalde adamın adını kullandıklarında yüceltecek olduklarını, bunun yanlış olacağını düşündükleri içindir.

Ama şunu iyi bilelim o “katil Apo”dur.

Yurtsever, barışsever, karınca ezmez Apo!

Şimdi diyeceksiniz ki nereden çıktı bu karınca ezmez lafı... Bir zamanlar, yıllar önce Galatasaray’ın bir amigosu vardı.

Karınca ezmez Şevki.

Çok sempatik, iyi niyetli biriydi. O kadar ki, Fenerbahçe tribünlerinin de saygısını kazanmış, sevgilisi olmuştu. Taksi şoförüydü.

30 yıldır araba kullandığını, bu uzun süre içerisinde hiç kaza yapmadığını, yoldaki bir tek karıncayı bile ezmediğini söylerdi!

Bu tatlı adamın adı sonra karınca ezmeze çıkmıştı.

★★★

Uzun yıllardan beri bizim de Türkiye’de bir karınca ezmezimiz var!

Adı Apo!

Ancak bizimki biraz farklı!

Bırakın karınca ezmeyi falan bir yana, bizimki gerçek bir katil, gerçek bir terörist.

1984 yılından günümüze kadar asker, sivil, çoluk çocuk, genç yaşlı her kesimden en az 45 bin kişiyi öldüren bir terör örgütünün başı.

Bu katil 1999 yılında Kenya’da yakalanıp yurda getirildi, müebbet hapis aldı. Şimdi İmralı’da krallar gibi ağırlanarak yatıyor. Bütün amacı özgürlüğüne bir an önce kavuşabilmek.

Yani ‘terörü artık bitirmek gerekiyor, bitireceğiz’ gibi sözlerinin asıl amacı bu.

***

Bundan tam bir yıl önceydi, İmralı’dan mesaj yollamıştı...

Örgüt artık kendini feshedecek, silah bırakacaktı!

Hemen ardından karşımıza yine birtakım palavralarla çıktılar.

Örgüt kendini sözüm ona feshetmişti!

Nerede, ne zaman ve nasıl feshettiğini ne biz biliyorduk, ne de onlar!

★★★

Peki, silahlar nasıl bırakılacaktı?

Bu yutturmacayı gerek bize ve gerekse dünyaya sergilemek için Irak Süleymaniye’de bir şov düzenlediler.

30 kadar kadınlı erkekli terörist mağaradan çıkıp geldiler ve artık işe yaramayan silahlarını bir çöp bidonunda yine sözüm ona yaktılar.

Başka?..

Aradan geçen şu bir yıl içerisinde başka hiçbir şey yok.

Gerek Türkiye ve gerekse komşu ülkelerdeki bağlantılarında bir tek silah bile bırakılmadı. Devlete bir tek silah teslim edilmedi.

O halde ne oldu?

Hiçbir şey olmadı. Olacağı da yok.

★★★

Bizi yöneten sorumsuzlar ise her gün açıklamalar yapıp konuştular!

“Türkiye sağlam bir ülkedir. Bütün dünya bizim dik duruşumuzu hayranlıkla izliyor. Terörü er geç bitirmeye ve terörsüz Türkiye’yi kurmaya kararlıyız. Bu yolda aldığımız kararları ve attığımız sağlam adımları bütün dünya takdirle izliyor!”

Bizim karınca ezmez Apo işte bu koşullar altında yüz buldu, palazlandı ve İmralı’da toplantı üstüne toplantılar yapmaya, yattığı yerden açıklamalar göndermeye başladı.

Biraz daha zorlasa ‘umut hakkı’ falan gibi laflarla tahliye edilecek!

Dünkü sözlerinin ayrıntılarına hiç girmiyorum, zaten okumuşsunuzdur.

Peki bu konuda dün gerek Apo ve gerekse DEM Parti tarafından yapılan açıklamaların bir ‘haber değeri’ var mıydı?

Elbette vardı.

Bu sorunun yanıtını görmek için dün TRT Haber sitesine girdim. Acaba bizim iktidar borazanı TRT bu haberi nasıl değerlendirmişti!..

Ve şaşırdım...

Çünkü TRT Haber sitesinde her haber vardı ama Apo ve DEM Parti’nin sözlerine yer verilmemişti. TRT’nin habercilik anlayışı işte bu kadardı. İşine gelen haberleri kullanmak, gelmeyenleri ise sansür edip halktan gizlemek!

★★★

Sevgili okurlarım, bir terörist düşünün, bir memlekette on binlerce kişinin öldürülmüş olmasının bir numaralı sorumlusudur. Aynen bu karınca ezmez Apo gibi.

Şimdi bakıyoruz, bunlar her konuda bol kepçe ahkâm kesiyor ama bir tek özür yok.

Her şeyi bırakalım bir yana “Yanlış yaptık, Türkiye’den ve zarar verdiğimiz insanlardan özür diliyoruz” gibi bir ifade (ya da benzeri) hiçbir şey yok. Unutmasınlar, o kanlı yıllardan sonra hem Türklere, hem de Kürtlere özür borçları var.

Bu olanları öyle lâf kalabalığı ile, siyasi nutuklarla geçiştirmek ve unutturmak mümkün değildir.

Yemeyiz.