“Berlin’de Hakimler var” sözünün nereden çıktığını ve ne anlama geldiğini bilen okurlar vardır. Bilmeyenler için çok kısa yazayım: Purusya Kralı Büyük Frederik (Friedrich), 140 yıl önce yaşadı. Ormanda gezerken iki tepe arasındaki bir vadiyi çok beğendi. Zümrüt yeşili doğaya yakışır bir saray yaptırmak istedi.
Sahipler bulundu.
Arazi istimlak edildi.
Ancak bir yel değirmeni de saray alanının içinde kalıyordu. Değirmenci ise değirmenini satmıyordu.
Kral parayı artırdı.
Değirmenci yine satmadı.
Kral, “benim kim olduğumu biliyorsun, istersem değirmeni senden zorla alırım“ diye kükredi.
Değirmenci başı dik.
-Alamazsın, Berlin’de hakimler var!
Değirmen yerinde kaldı.
Bugün, 140 yıl sonra saray yanında yel değirmeni birlikte orada duruyor. Ve bugün hukukun üstün kabul edildiği ülkelerde “kim zorla bir gasp yapmak istese” karşısındakinden şu cevabı alıyor: Berlin’de hakimler var!

* * * *

Ankara’da da saray yapıldı.
Kaçak saray var.
Hakimin değeri yok.
Sarayın boyunduruğu ve emri altına girmiş Enerji Bakanı, Başbakan ve AKP milletvekilleri, “hakimin verdiği kararı karartmak ve değersizleştirmek” için Meclis’i alet ettiler.
Meclis zaten kirlenmişti.
Bir kez daha kirleniyor.
Enerji Bakanı, 15 maddelik tasarı hazırlattı. Başbakan tasarıyı Meclis’e gönderdi. Yeniden milletvekili seçilme listelerine girmek için sarayın ağzına bakan partili milletvekilleri parmaklarını kaldıracaklar.
Tasarı oylanacak.
Kanun çıkacak.
Kanun saraya gelecek.
Saray onaylayacak.
Hakimin, “elektrik abonesi vatandaşlardan haksızca alınan kayıp kaçak bedelleri geri ödenmelidir” kararı karartılacak, sulandırılacak, hile, hurda yapılacak ve “kayıp kaçak bedeli elektrik tüketicisi vatandaşa yeniden fatura” edilecek.

* * * *

2006-2014 yılları arasında vatandaşın faturasına yansıtılarak ondan kayıp kaçak bedeli kapsamında alınan para 33 milyar TL tutuyor.
Dava açıldı.
Hakim karar verdi.
Bu para haksızdır.
Gasptır, hırsızlıktır.
Geri ödenmelidir.
“Bu kadar parayı vatandaşa geri öderlerse elektrik dağıtım şirketleri iflas ederler, hizmet aksar” gerekçesiyle bu tasarı hazırlandı. Oysa elektrik dağıtımı devletin imtiyazından alınıp özel sektör şirketine verilirken ihale dosyalarına; “Kayıp kaçak bedeli elektrik abonesi vatandaştan tahsil edilemez” diye bir madde konulmuştu.
Bu şartla özelleşmişti.
18 dağıtım hat ihalesi 12.7 milyar dolara karşılığında çok ucuza verilmişti. Şimdi şirketler batar diye “kayıp kaçağın vatandaşa fatura edilmesi için kanun” yapılıyor.
Ankara’da saray var.
Hukuk, adalet yok.
Vatandaş sahipsiz.
Arkasız, çıplak.
Kayıp kaçak.
Donsuz bacak.

Kıdem!

Tartışmaya bile açmadılar. İşçiye, sendikasına sormadılar. Ekonomik demokrasi çalışırsa ülkeyi yönetemeyiz düşüncesindeler. Kıdem tazminatı hesabında 30 günlük süreyi 15’e indiriyorlar. Fona dönüştürüyorlar. Bu durumda; mevcut yasaya göre 1 yıl için 1 brüt aylık tutarında kıdem tazminatı alan işçi yeni yasaya çıkınca 1 yıl için yarım brüt aylıkla çırak çıkartılacak. İşçi daha az para alacak. İşveren, korunup, kollanacak. İşçinin kazanılmış hakları budanacak.