ANAP’ın kurucuları arasında yer aldı, devlet bakanı oldu. Fazilet Partisi’nden vekil seçildi. AKP kurulunca o yana geçti. 2007’ye kadar adalet bakanlığı, 2011’e kadar başbakan yardımcılığı yaptı. 2015’e kadar TBMM başkanlığı koltuğunda oturdu. Yıllardır Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi.

2002’den günümüze Türkiye’de nelerin döndüğünü, bugüne değin yenen hurmaları, kapalı kapılar ardında olanları en iyi bilen isimlerden biri o, Cemil Çiçek.

Önceki gün yaptığı açıklamada şu cümleyi kurdu...

Türkiye ticareten, dinen ve siyaseten kandırılmış insanlar ülkesidir!

***

AKP’nin bir bileni açık açık söylüyor ticareten, dinen ve siyaseten kandırıldık.

Dinen nasıl kandırılıyoruz mesela? 

Hacıları hocaları, tarikatı cemaatleri, şeyhleri şıhları, muskacıları şarlatanları, Bakara makaracıları bırakıp devletin diyaneti ile AKP’li Düzce belediyesinin yaptığına bakalım...

Mart ayında yerel seçim var ya, işte bu yüzden Düzce belediyesinin AKP’li başkanı talimat vermiş, zaten dolgun maaş alan 200 din görevlisinin beden ölçülerini istemiş diyanetten. Hayırdır dememiş yetkililer isim isim, ölçü ölçü liste hazırlayıp vermiş.

Eee?

Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebeti ile Düzce’de etkinlik düzenlemiş belediye. Törende 200 din görevlisine hoş bir sürpriz yapmış başkan. Üzerlerine cuk oturan ve Düzceli yurttaşların vergileriyle ama onlardan habersiz alınan takım elbiseler hediye etmiş!

Peki biz bu olayı kimden öğrendik?

Her nedense ölçüleri istenmeyen, kendilerine takım elbise hediye edilmeyen, edilmeyince de isyan eden Düzce’deki diğer imamlardan!

Ticareten kandırılmamıza gelince... 

Türkiye’nin 2024 bütçesi 8 trilyon 437 milyar lira. Bütçe açığı ise 2 trilyon 652 milyar lira. Toplam kredi kartı sayısı 111 milyonu geçti. TÜİK verilerine göre Türkiye’de 15 yaş ve üzerindekilerin kişi başına ortalama kredi kartı sayısı 1.7! Çocuklarımız okulda tostu bile kredi kartıyla alıyor yani!

Kredi kartı sayısı ile birlikte borçlar da arttı tabi. Son bir yılda üçe katlanarak 1 trilyon liraya yükseldi. Kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçlarımızın toplamı 2 trilyon 400 milyar lira. Toplam kredi borcu bakiyesi ise 8 trilyon 273 milyar lira!

21 yıldır eşek gibi çalışıp açlık sınırında yaşayan, boğaz tokluğuna bir avuç insanı zengin eden Türk milletinin akbaba ile yarışan akrabalar ve tefecilere hariç borçları memleketin bütçesi kadar. 

Kandırılmanın miktarı mı? Elimizde kalan koca bir sıfır!

Siyaseten kandırma örneklerini yazmaya kalksak dördüncü, beşinci boğaz köprüsü, üstüne Edirne’den Ardahan’a yıllık 1 trilyon araç geçiş garantili tünel olur!

Son kandırmaca ile izah edeyim... 

Dünya liderimiz bizi daha etkili ve yetkili idare edebilsin diye 80 maddelik torba yasa hazırlandı. Torbada neler var?

Algısız vergisiz paralarını kurtarmak için huzura çıkan topçuları dinleyen, çözüm yolu arayan Cumhurbaşkanı’na finansal işlemlerden alınan vergiyi yüzde 40’a kadar arttırma yetkisi var. Misal sen dişinden tırnağından artırıp bankaya üç-beş koymuş ol. İşte bu paradan ödeyeceğin vergiyi dilerse yüzde 40 arttıracak dünya lideri! 

2024 için vergi, harç ve cezalarda yüzde 59 oranında artış yapılırken torba yasa ile  cumhurbaşkanına güzel bir yetki daha veriliyor(!) Yap-işlet devret sistemindeki tüm projelerde yapan, işleten ancak devrettiklerini görmediğimiz şanslı çevreler KDV ödemiyordu. Dünya liderimizin yeni yetkisi sayesinde 2028’e kadar bebek mamasında bile ödediğin KDV’yi ödemeyecek onlar!

***

2002’den beri oyları ile AKP’yi iktidarda tutanlar nerede bilemem ama bence biz Çiçek’in ‘kandırılmış insanlar ülkesinde’ bile değil, çok daha fena bir yerdeyiz.

Ege Üniversitesi Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde erkek hemşire tarafından damar yolu ile morfin verilip uyuşturulan, uyuşturulduğu için etrafında hangi adiliklerin döndüğünü algılayamayan ve canını emanet ettiği hemşire tarafından üzerine abanılarak cinsel tacize uğrayan ölüm döşeğindeki kanser hastası gibiyiz.

Onun kadar uyuşturulmuş, onun kadar çaresiz, onun kadar tacize uğramış, onun kadar kandırılmış, onun kadar yapayalnız, onun kadar sessiz, ümitsiz, yenilmiş!

Bu aşağılık eylemi gerçekleştiren hemşire ne diyor peki? Ne yaptığımı hatırlamıyorum, pişmanım, Rabbim beni affetsin diyor.

Bedenine sinsice yayılan kanserle boğuşurken, memleketimizde yayılan akıl almaz ahlaksızlık kanserinin de kurbanı olan hastanın durumu, ona ne oldu?

Ne olacaktı ki... Dayanamadı öldü kardeşim, öldü!