Okan Buruk ve Galatasaray takımı için Şampiyonlar Ligi play-off turunda hafta içinde oynayacağı Juventus maçından önce güzel bir antrenman maçı oldu. Zaten Okan Hoca da sahaya çıkardığı kadroyla kimseye konuşma fırsatı vermeden ne düşündüğünü göstermiş oldu.

Üç büyüklerin dışında İstanbul’da mücadele veren diğer Süper Lig takımları fuzuli yere ligi işgal ediyorlar. Futbolcularının akrabaları maça gelse yine biraz seyirci olur. Onlar bile tribünlere gitmiyorlar. Ama futbolumuzdaki düzen bu takımları Süper Lig’de oynatıyor. Seyircisi bol, heyecanlı olan takımlar ligde yoklar. Onlar da bazı uyanık yöneticiler tarafından borç batağına sokulduğu için yokları oynuyorlar.

Kırmızı kart pozisyonunda hakem bence doğru karar verdi. Galatasaraylı futbolcu kendini bırakmak değil, gitmek istedi gibi geldi bana. Zaten hakemlerin direkt kırmızı kartları genel- de doğrudur. Asıl hatayı ikinci sarı karttan kırmızı kart verdiklerinde yapıyorlar. Zaten hakem için de çok rahat bir maç oldu. Yürüye yürüye maçı yönetti.

Eyüpsporlu futbolcular, “Arkadaş 4 gol yedik, bari bir tane de kendi kalemize biz atalım da maç bitsin” dediler. Bir futbolcu kendi kalesine neden gol atar? Zor pozisyonda kaldığı için. Galatasaraylı futbolcular da rakiplerini çok zora soktular. Eyüpsporlu futbolcu panikledi, dokunmak ile vurmak arasında kalınca hata yaptı ve kendi kalesine gol attı. Zaten Galatasaray seyircisi de ilerleyen dakikalarda bu maçta fazla heyecan olmadığı için stattan erken ayrılmaya başladılar.

Okan Buruk için bu maç şöyle bir avantaj oldu; birçok futbolcusunu görme fırsatı buldu ve seyircinin önüne attı. Mesela İcardi- Osimhen ikilisini Juventus’a karşı ilk 11’de çıkarır mı?