Dönemin TBMM başkanı İsmail Kahraman, ‘laiklik yeni anayasada yer almamalı’ demiş, milletin sinirlerini zıplatmıştı. Duyarlı yurttaşlar Meclis’in önünde protesto etmek istedi. Edemediler, gözaltına alındılar!

Sağlık emekçileri dertlerini anlatmak için TBMM önüne geldi. Çevik Kuvvet biber gazı ve kalkanlarla müdahale etti, gözaltına alındılar.

Sinop ve Mersin’de nükleer santral kurulmasın, oralarda yaşayanlar tehlikeye atılmasın diye çaba harcayan çevreciler 170 bin imza toplayıp Meclis’e getirdi. Polis, açıklama yapmalarına izin vermedi, 58 kişiyi gözaltına aldı.

Kağıt toplayıcısı yurttaş, Meclis’in Dikmen kapısı yakınlarında çekçeğini yaktı. Ardından Meclis’e girip vekillere derdini anlatmak istedi. İzin verilmeyince boğazına bıçak dayadı, ‘hayat pahalılığı, zamlar yetti artık’ dedi. Meclis’e girmeyen yurttaş gözaltına alınıp Meclis Karakolu’na girmeyi başardı!

Öğretmenler TBMM önünde basın açıklaması yapmak istediler. Yapamadılar.

AKP, müftülere nikah yetkisi vermeyi kafaya koymuştu. Tepki gösteren Kadın Platformu üyesi kadınlar TBMM önünde açıklama yapmak isteyince gözaltına alındılar.

Bütçe görüşmeleri vardı. Ev kiraları, yurt sorunları, hayat pahalılığı derken ortada kalan binlerce öğrenci adına bir grup üniversite öğrencisi seslerini duyurabilmek için Meclis önüne gitmek istedi. Gidemediler! 86 öğrenci gözaltına alındı.

Cumhur İttifakı, barolara ilişkin yasal düzenleme yapıyordu. Avukatlar Ankara’da ‘Büyük Savunma Mitingi’ organize etti, yasaklandı. Baro başkanları Meclis önünde oturma eylemi yapmak istedi, uzaklaştırıldılar. Suç duyurusu için adliyeye gittiler, polis yüzlerine biber gazı sıktı!

Bir yurttaş Meclis kapısının önünde ‘açım, çocuklarım aç’ diye bağırdı. Sonra benzin bidonunu kafasından aşağıya dökerek kendini yakmak istedi. İkna edilip gözaltına alındı! Hakkında izinsiz eylem yapmak suçlaması ile işlem başlatıldı!

Esnek çalışma düzenlemesini eleştirmek için Meclis önüne gelenler hem dayak yedi hem gözaltına alındı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve partililer, TBMM girişinden İçişleri Bakanlığı’na yürümek istedi. Polis, Meclis önünden yürümeye başlamalarına izin vermedi!

14 yaşındaki Melike Toyguncu Ankara’daki evinden çıkmış bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Ailesi her yola başvurdu ama kızları bulunamadı. Melike’nin annesi, babası ve ağabeyi Meclis önünde kendilerini yakmak istedi! Son anda müdahale edilen üç kişilik aile kurtarılarak gözaltına alındı!

Şefkat-Der, Dünya Seks Köleliği ile Mücadele Günü’nde TBMM önünde ‘seks köleliği son bulsun’  eylemi yaptı. Arbede çıktı gözaltına alındılar.

TBMM önünde ‘Sürekli zam geliyor, yüzde 18 KDV’si cabası. Ped, tampon lüks değil temel ihtiyaç, regl ürünleri ücretsiz olsun’ diyerek seslerini duyurmak isteyen bir grup kadın gözaltına alındı.

Meclis’in karşısındaki basamaklara oturan ve elinde poşet(!) olan kişiye polis müdahale etti. 28 yaşındaki H.Ö. kıskıvrak yakalanıp gözaltına alındı. Poşetten oyuncak bebek çıktı!

Türkiye Cumhuriyeti’nde başbakanlık, AKP’de genel başkanlık yapan Ahmet Davutoğlu Gelecek Partisi Genel Başkanı sıfatı ile Meclis kapısında açıklama yapmak istedi. Davutoğlu gözaltına alınmadı ama konuşmasına izin verilmedi!

***

Başı dara düşen her bahtı kara yurttaşın sığınabileceği, derdine derman bulamasa da bulması umuduyla seçip 56 bin lira maaşla vekillerini gönderdiği YÜCE Meclis’e AKP üyesi olmayan insanların girmesi, hatta önünde durup derdini anlatması olanaksız memlekette!

Fakat, insan olanı üzen bir durum oldu geçenlerde...

Hollanda hükümetinin iklim değişikliği planının işlerini aksatacağını düşünen hayvancılıkla uğraşan çiftçiler ineklerini de yanlarına alarak Lahey’deki Hollanda Meclisi’nin önüne geldiler. Polis, terörle mücadele timleri, Hollanda istihbarat birimleri teyakkuza geçmedi. İnekler, meclisin önüne konulan samanlarını afiyetle yedi, uzun süre geviş getirdi, afedersiniz meclisi tezekle doldurdu yine de kimse bir şey yapmadı. Polis inekleri ve sahiplerini gözaltına almadı, haklarında işlem başlatmadı, GBT’lerine bakmadı, işin içinde örgüt mörgüt aramaya kalkmadı.

O meclis Hollanda meclisiydi çünkü... Başta insanlar ve ineklerinin meclis önüne gelip dertlerini anlatması en temel yaşam hakkıydı!