“Biz bu kadar mı çürüdük?” diye soruyoruz hep...
Eskiden de bu tür olaylar vardı ama çok azdı... Nasıl bu hale geldik?
Son yıllarda toplum âdeta çöktü. Buna Batı ülkelerinde “Collapse” diyorlar. Toplumun hazin çöküşünü ifade ediyor.
★★★
- Bitmek tükenmeksizin tutuklanan belediye başkanları...
- Okulların önlerinde uyuşturucu satanlar...
- Uyuşturucu kullandıkları için yakalanan sanatçılar, fenomenler...
- Sahte içkiden gözleri kör olanlar, peş peşe ölenler...
Toplum bilimciler tüm bunları baskıcı sistemin yarattığını söylüyor.
Ekonomi bozuldu, enflasyon arttı, önlenemeyen savurganlıklar nedeniyle devlet bütçesi büyük açıklar verdi...
İktidar, bütçedeki delikleri kapatmak için cezalara ve ağır vergilere yüklendi. Trafik cezaları korkunçlaştı. Alkollü içkilerin fiyatları normal değerlerinin iki-üç katına çıktı, kaçakçılık cazip hale geldi, piyasayı sahte içkiler sardı, ölümler arttı...
Ankara ve İstanbul’da geçen yıl sahte içkiden ölenlerin sayısı toplam 200’e yaklaştı. Tüm Türkiye’de sanırım bundan kat kat fazladır!
Ülkede, “Kadın cinayetleri” başta olmak üzere her türlü cinayet arttı. Evlatlar babaları, babalar evlatları öldürür hale geldi!
Kahredici bir durum!
★★★
Alkollü içkiler konusunda uzman olduğu anlaşılan okurum Bülent Çelik’ten (sahte alkolden ölümlerin yaygın olduğu günlerde) gelen bir mesaj şöyle:
“Devlet, sahte içkinin yapıldığı öldürücü metil alkol trafiğini denetlemek, kayıt altına almak için kılını bile kıpırdatmıyor. Fakat, gerçek içkinin yapıldığı etil alkol satışı konusunda son derece sıkı önlemler alıyor. Yani halkın sağlığı değil, içki şirketlerinin kârı ve vergi tahsilatı peşinde... Tiryakiler, insafsız vergi yüküyle fiyatları aşırı artan içkileri ucuza mal etmek için, kendileri imal etmeye çalışıyorlar. Bu insanlar on-on beş yıl önce, kimyager olmaya, evlerinde içki yapmaya heves etmiyorlardı...”
★★★
Türkiye’nin düzlüğe çıkması ve halkın rahat nefes alacak şartlara kavuşması için değişim gerekiyor.
AKP 24 yıldır ülkeyi yönetiyor... Bir 24 yıl daha iktidarda kalsalar, inanın ki, değişen bir şey olmayacak...
Nöbet değişim zamanı çoktan geldi...
Tek çare seçim... Hem de, erken değil, derhal seçim...
ABD Büyükelçisi Tom Barrack’ın küstahlığı!
Artık gerçekten çizmeyi çok aştı.
Bu adam haddini bilmiyor, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi gibi görüyor.
Amerika’nın Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’tan bahsediyorum.
Haddini bilmez bir diplomat!
Antalya Diplomasi Forumu’nda 150’den fazla ülkeden 20’den fazla devlet ve hükümet başkanı, 15 başkan yardımcısı, 40’tan fazla dışişleri bakanı, çok sayıda uluslararası kuruluşun ve Türk devlet yetkililerinin katıldığı toplantıda konuşan Tom Barrack efendi, ulus yapımızı eleştirdi ve “Türkiye’nin Osmanlı millet sistemine dönmesi gerekiyor” diyerek MONARŞİ tavsiye etti.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetim tarzına burnunu sokmak küstahlığını gösteren bu adama göre Türkiye “Atatürkçü Demokratik Laik Cumhuriyet Sistemi”ni bırakıp monarşik bir yönetim tarzına dönerse ülke için daha hayırlı olurmuş!
Onun bahsettiği “Monarşi” saltanatın başka bir adıdır ve devlet başkanlığının ve yönetim yetkisinin veraset yoluyla babadan oğula veya bir aile bireyine geçtiği, tek bir yöneticinin, kral, kraliçe, imparator, sultan gibi bir unvanla, mutlak veya sınırlı bir yetkiyle ömür boyu ülkeyi yönettiği bir idare şeklidir. Bu sistemde halk vatandaş değil “tebaa” kabul edilir.
Türkiye’ye böyle bir ilkel sistemi lâyık gören Tom Barrack “Persona Non Grata” (İstenmeyen kişi) ilan edilip derhal Türkiye’den uzaklaştırılmalıdır!
GÜNÜN SÖZÜ
He şeye bir çare vardır ama aptallığa hiçbir çare yoktur!