Belirsiz bir süreyle sınırlı olan yaşamın sınırsız olayları, görünümleri, belirtileri ve yansımaları vardır. Doğumdan ölüme uzayan değişik yapılı çizgide eğitimden ekonomiye, sanattan spora, siyasetten sağlığa nice sorunlarla karşılaşıyor, hepsinin üstesinden gelmeye çalışarak yaşamımızı sürdürmeyi ilke ediniyoruz. Bu kapsamlı uğraş alanında kadın erkek nice yurttaş, çabalarını sürdürerek ülkeye ve ulusa yararlı olmak için didiniyor, elinden gelen güçle çalışıyor. Özellikle siyasal yaşamda görevlerine kendilerini adarcasına çalışanlar var. Değişik kesimlerde bilimde, sanatta, ticarette, sporda, siyasette övgüyle alkışlanacak insanlarımız arttı. Basında, üniversitede, yönetimde, yönetimin tüm aykırılıklarına karşın, bu nitelikte değerlerimiz gurur veriyor.

Yaşamı anlamlı ve değerli kılan ondan alınan tat değil, onu gönendirici, çekilebilir ve nitelikli kılan tutum ve davranışlardır. Başta, topluma karşı sorumluluk duygusu, görev ve ödevlerde özen, yaşam biçiminde düzeylilik, yararlılıkla hepsini kucaklayan insanlık gelir. Zaman zaman yinelediğim bir söz vardır: Övünmek ve öğüt vermek değil, örnek olmak önemlidir. Seçilmesi, yeğlenmesi ve yaşamsal ilkelerden biri olarak benimsenmesi gereken budur.

Kişilerin değerini, düzeyini ve yerini yaşamın değişik olayları daha iyi gösterir. Kimliğini, kişiliğini iyi saptayamadığımız, ne ve nasıl olduğunu anlayamadığımız kişileri, özetle yeterince tanıyamadığımız kimseleri, kimi konumlar, durumlar, olaylar nedeniyle tanır haklarında yargıya varır, kanı ediniriz.

Toplum yeterince değerbilir değildir. Gerçekten değerbilir olsaydık başta ATATÜRK’ümüz, Türkler ve Türkiye için yaptıkları unutulmayacak değerli insanların değerini bitirdik. 

Geçici görevleri, sıfatları ve konumları nedeniyle kendini bir şey sanan ya da bir şey sanılan kimilerinin “Sayın…” denilerek tanıtılıp çağrılması, alkışlarla karşılanıp uğurlanması her zaman gerçeği yansıtmaz. Siyasal şımarıklıklarla açılıp kapanan kimi toplantı ve törenlerle etkinlikle bakıp aldanmamalı. Zamanın koşullarında ve ortamında yaşanan çelişkiler kötü örnekler olarak anılacak, çoğu da unutulacaktır.

Yakındığımız sorunlarla, konularla, olaylarla, eleştirdiğimiz kişilerle karşılaşınca olumsuz kanılarla üzülür, sarsılırız. İnsan ilişkilerinde kişiliğin yeri büyüktür. Nitelikleriyle seçkin, saygın, güvenilir kişiler, zamanı çoğunlukla paylaştığımız, duygu ve düşünce birlikteliği oluşan dostlarla kurulan bağlar yaşam gücümüzü de etkiler.

Bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif etkinliklerle dinleniyor, mutlu oluyoruz. Unutulması güç sorunlara karşı dayanma gücümüz bileniyor.