Kim paçoz kim değil, paçozluk nedir? Bu soru çok eski zamanlardan beri dünya edebiyatında roman ve hikayelerde çokça yazıldı. Paçozluğu derinlemesine en iyi anlatan Rus yazarı Dostoyevski oldu. Paçozun adını romanlarında (Yer Altından Notlar- Budala- Suç ve Ceza) Rusça kelime “Puşlost” diye koydu.
★★★
Özetle yazayım.
Şu tarifi yaptı:
İçi boş gösteriş. Sahtelik. Birisi günah keçisi ilan edilir. O gider, hiçbir şey değişmez. İş bilene verilmez. Liyakat ölçüsü kalkar. Kayırma, kollama, torpil öne geçer. Kabalık, görgüsüzlük, yalan, iftira, alçaklık, bayağılık, devlet gücünü kullanma, adaleti alet etme öne geçer. Paçozlukta her yol mubahtır.
★★★
Kahramanmaraş’ta ortaokulda kanlı cinayet sonrası, soruna paçozca değil, kök sebeplerine inerek yaklaşılması gerekiyordu. Biri öğretmen, 9 öğrenciyi, polis müdürü babasının ruhsatlı tabancalarıyla kurşunlayıp öldüren çocuğun, “böyle bir cinayete kalkışacağı” biliniyordu. Okulun öğretmenlerinden Alparslan Yıldırım, “o çocuğun okula tabanca ve mermi yüklü şarjörle gelme ve katliam yapma potansiyeli taşıdığını” tespit etmişti. Çocuğu, okula geldiğinde gözetim altına alıyordu.
★★★
Okulun Aile Birliği Başkanı Hülya Çevik, “Alparslan öğretmen, çocuk okula geldiğinde onun çantasını arıyor, arkadaşlarına ölümcül zararlar vermesini önlemeye çalışıyor ve bunu başarıyordu. Alparslan öğretmenle birlikte diğer yönetici öğretmenler bir ay önce okuldan uzaklaştırıldılar. Onlar burada olsalardı Alparslan Yıldırım hoca, yine o çantayı arayacak ve bu kanlı olay yaşanmayacaktı” demişti. Alparslan hoca sürüldü.
Bir ay sonra o çocuk, polis müdürü müfettiş babasından atış poligonunda hedef tutturma talimleri aldığının ertesi günü, okula çanta dolusu tabancalarla geldi. Biri öğretmen 9 öğrenciyi öldürdü.
★★★
Paçozluk ülkemizi öylesine esir aldı ki; şu sorular sorulmaz oldu: Alparslan öğretmeni niçin sürdüler? Kim sürülmesini istedi? Kim bu isteğe boyun eğdi? Bu paçoz düzeni kim kurdu? Bu düzeni kim koruyor? Paçozluktan kim besleniyor?
★★★
Alparslan Yıldırım öğretmen konuşsa ya da Kahramanmaraş’ın iyi insanları “bir sivil diklenişi” örgütleyip Alparslan öğretmenin niçin görevden alındığını sorsalar Türkiye’de “paçozluğun şal örtüsü” paramparça olacak. Saldırgan eğilimli çocuğu gözetim altına alan Yıldırım öğretmen, hangi şikayet, hangi disiplin sorunu, hangi performans kusuru öne sürülerek görevden alındı? Onun görevden alınmasına İl Milli Eğitim Müdürü mü, Valilik mi, Bakanlık mı, Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurumu mu karar verdi?
★★★
Bu sorular henüz karşılık bulmuş değil. Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur, görevinden sessizce ayrıldı ve görevini Milli Eğitim Bakanlığı ile “Karşılıklı alınan karar sonucunda” bıraktığını açıkladı.
Ne demek bu?
Bağıra bağıra gelen cinayetin sorumluluğunu Bakan, İl Eğitim Müdürü’ne yükledi ve müdür de kabul mu etti?
Tam paçozluk!
★★★
Türkiye ayağa kalktı. 5 gündür uzmanlaşmış bilgi sahibi insanlar, tüm iyi niyetleriyle anlatıyorlar. Okul güvenliği, akran zorbalığı, öğrencilerin bir bölümünde şiddet ve saldırganlık eğilimindeki tırmanma “bireysel değil toplumsal bir kırılmadır, okullardaki şiddet sorununu çözmek için sistem geliştiren ve başaran ülkeler var. Biz de onları örnek almalıyız” diyorlar. Kuşkusuz böyledir. Fakat bu kırılmayı paçozlaşmış yönetimin hızlandırdığı da ortadadır. Paçozluk düzeni iyi insanı işinden etme, kötü insanı kayırıp kollama zehri ile zehirlendi.