TBMM, Irak’ın kuzeyinde bulunan terör örgütü PKK’nın kampları ile Suriye ile yaşanan gerilimden sonra da Suriye için hükümete “sınır ötesi harekat yetkisi” vermişti. Sınır boylarında terör örgütü militanları karakollara, askeri üs bölgelerine saldırdıktan sonra sınır ötesine geçiyorlardı. Hatta sınır boylarında, uzun namlulu silahlarıyla askerlerimizi hedef alıyordu. Ama askerimize “Asla sınır ötesine geçmeyeceksiniz. Geçenler hakkında derhal işlem yapılır” talimatı verilmişti.
Suriye ve Irak’ta, kendilerine Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) adını veren, Türk makamlarının kısa süre öncesine kadar “terörist” diyemediği gruplara karşı koalisyon güçleri hava harekatları başlatınca, yetkililerimiz “Bu böyle olmaz” demeye başladı.
Şimdi mi uyandınız?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu, “IŞİD’le mücadele sadece hava harekatıyla olmaz” diyor kara harekatının önemine dikkat çekiyor. Yani, uçakla bombaları atarsınız, örgüte kayıp da verdirirsiniz. Ama kara harekatı olmadan istenilen sonucu da alamazsınız. Hava harekatıyla tek başına sonuç alınamayacağını en düşük rütbeli asker bile bilir. Çünkü bu askeri talimnamelerde de yazar. Hava ve kara harekatının müşterek hareket kuralı olduğu bilinir. Müşterek hareket birbirini tamamlarsa sonuç alınır.
Türkiye, Kuzey Irak’tan kaynaklanan PKK terörüne karşı 35 bin askerle sınır ötesi harekatlar gerçekleştirdi. Terör örgütüne büyük kayıplar verdirildi. Örgütü uzun süre kıpırdayamaz, eylem yapamaz hale getirdi. Hava ve kara harekatı ihtiyaç duyuldukça yapıldı. Ne zamana kadar? AKP iktidara gelinceye kadar. AKP hükümeti döneminde de hava harekatları yapıldı yapılmasına ama askerin sınır ötesine sadece bir kez, ağır kış koşullarında geçmesine izin verildi. Yaşar Büyükanıt‘ın Genelkurmay Başkanlığı dönemindeki bu sınır ötesi kara harekatının devamı hiçbir zaman gelmedi.
O dönem, askerin sınır ötesi kara harekatına izin vermeyen, sadece hava saldırılarının yapılmasına onay veren Erdoğan‘ın, şimdi hava harekatının tek başına yetmeyeceğini söyler noktaya gelmesi hayli ilginç... Başbakanlığı döneminde önce kara harekatına son veren Erdoğan, daha sonra hava kuvvetlerinin sınır ötesi harekatını da “açılım”ı gerekçe göstererek sonlandırmıştı.
Hem de sıcağı sıcağına
Yıllarını terörle mücadeleye vermiş bir komutana, hava saldırısından sonra kara harekatının ne zaman başlatılması gerektiğini sordum. Şunları söyledi:
“Hava harekatı yaptın, 3-5 gün sonra kara harekatı yapmaya kalkışırsanız o grup kendisini çoktan toparlamış olur. Eğer, hava harekatı yapacaksanız, kara unsurlarının da o hedef bölgesine en fazla 8-10 kilometre uzakta olması gerekir. Uçakların saldırısından hemen sonra kara harekatı başlatılırsa sonuç alabilirsiniz.
Hava saldırısından hemen sonra kara harekatını yapacaksınız ki, grup kendisini toparlama fırsatı bulamasın. Bu anlattığım bir strateji değil taktiktir. Bu taktiği uygulamazsanız sonuç alamazsınız. Sınır ötesi harekatlarla örgüte en büyük darbe hava harekatının hemen ardından kara harekatının başlatılmasıyla verildi.”
AKP ile birlikte yalnız Irak’ın kuzeyinde değil, Türkiye topraklarında da terör örgütüne karşı etkili bir mücadeleye fırsat verilmedi. Bugün, asker kışlasında kendi deyimleriyle “yiyip, içip yatıyor”. Yollar kesilir ses çıkarılmazsa, kimlik kontrolleri yapılır “görmezden” gelinirse, emniyet müdürünü PKK ile ilintili olduğu bilinen milletvekili tokatlarsa ve sessiz kalınırsa, başka bir milletvekilinin de askerinizi taşlamasına tepki koymazsanız, terör örgütü yandaşları askeri birliğinizin önünde resmi geçit yaparsa bunu da yadırgamayın. Hoş, AKP’de bunu yadırgayan da zaten yok.
Yetkinizi niçin kullanmadınız?
Türkiye, terör örgütü PKK ile mücadele etmek şöyle dursun, başka bir terör örgütüne karşı birlikte hareket etmeye zorlanıyor. Bir yandan dinci terör örgütü IŞİD silahlanıyor, bir yandan bölücü örgüt PKK silahlanıyor. Hem de Türkiye’ye karşı...
Bize sığınanlara tabii ki kucağımızı açarız. Ama Irak, Suriye yok mu? Bir dönem Kuzey Irak’ta tam 162 yardım kuruluşu yani NGO vardı. Şimdi bunlar nerede? İnsani yardım yapılacaksa şimdi yapılması gerekmiyor mu? Birleşmiş Milletler nerede? Madem ki iki ülkede katliam var niçin geri planda durup Türkiye’ye müdahale ettirmek istiyorlar? Açıkçası, Kürdistan’ın kuruluşuna yardımcı olunmasını amaçlıyorlar.
Doğru söylüyorsunuz ama 12 yıldır iktidarda olan siz değil miydiniz? Niçin TBMM’nin verdiği sınır ötesi harekat yetkisini ülkemizi bölmeye çalışanlara, askerinizi şehit edenlere karşı kullanmadınız? Tüm çabanız Suriye’de yönetimi düşürmek için mi? Bunun için mi askerimizin şehit edilmesine göz yumacaksınız, başka bir ülke için mi analarımızı ağlatacaksınız? Sahi niçin?